Ramazan Ayı – Yirmi Dördüncü Gecenin Duası

يَا فالِقَ الْإِصْباحِ وَجاعِلَ اللَّيْلِ سَكَناً وَالشَّمْسِ وَالْقَمَرِ حُسْباناً، يَا عَزِيزُ يَا عَلِيمُ يَا ذَا الْمَنِّ وَالطَّوْلِ وَالْقُوَّةِ وَالْحَوْلِ وَالْفَضْلِ وَالْإِنْعامِ وَالْجَلالِ وَالْإِكْرامِ، يَا اللّٰهُ يَا رَحْمٰنُ يَا اللّٰهُ يَا فَرْدُ يَا وِتْرُ يَا اللّٰهُ يَا ظاهِرُ يَا باطِنُ، يَا حَىُّ لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ لَكَ الْأَسْماءُ الْحُسْنىٰ، وَالْأَمْثالُ الْعُلْيا، وَالْكِبْرِياءُ وَالْآلاءُ، أَسْأَلُكَ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَأَنْ تَجْعَلَ اسْمِى فِى هٰذِهِ اللَّيْلَةِ فِى السُّعَداءِ، وَرُوحِى مَعَ الشُّهَداءِ، وَ إِحْسانِى فِى عِلِّيِّينَ، وَ إِساءَتِى مَغْفُورَةً، وَأَنْ تَهَبَ لِى يَقِيناً تُباشِرُ بِهِ قَلْبِى، وَإِيماناً يَذْهَبُ بِالشَّكِّ عَنِّى، وَرِضىً بِما قَسَمْتَ لِى، وَآتِنا فِى الدُّنْيا حَسَنَةً، وَفِى الْآخِرَةِ حَسَنَةً، وَقِنا عَذابَ النَّارِ الْحَرِيقِ، وَارْزُقْنِى فِيها ذِكْرَكَ وَشُكْرَكَ وَالرَّغْبَةَ إِلَيْكَ وَالْإِنابَةَ وَالتَّوْبَةَ وَالتَّوْفِيقَ لِما وَفَّقْتَ لَهُ مُحَمَّداً وَآلَ مُحَمَّدٍ صَلَواتُكَ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ.

“Ey sabahı yarıp çıkaran, geceyi huzur ve sükûnet vesilesi kılan, güneş ve ayı (belli) bir hesap üzere (cereyan) ettiren, ey izzet sahibi, ey (her şeyi) bilen, ey nimet ve bağış sahibi; ey kuvvet ve kudret sahibi; ey (kullarına) lütfedip nimet veren; ey celal ve yücelik sahibi; ey Allah, ey Rahman, ey Allah, ey eşsiz, ey tek, ey Allah, ey aşikâr ve gizli, ey diri olan! Senden başka bir ilâh yoktur. Güzel isimler, yüce örnekler, yücelik ve nimetler sana mahsustur. (Allah’ım!) Senden Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet etmeni ve bu gecede benim ismimi mutlu insanların isimleri arasına ve ruhumu şehitlerin ruhları yanına yerleştirmeni, iyiliğimi illiyyîn makamına (kabul derecesine) yükseltmeni, kötülüğümü bağışlamanı, bana kalbimden (hiçbir zaman) ayrılmayacak bir yakin ve şüpheyi benden uzaklaştıracak bir iman vermeni, bana kısmet ettiğin şeye beni razı kılmanı diliyorum. Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de ve bizi ateşin yakıcı azabından koru. Bu (gecede), zikrini, şükrünü, iştiyakla sana yönelmeyi, dönüp tövbe etmeği bana nasip et ve Muhammed ve Ehlibeyt’ini (ona ve Ehlibeyt’ine selâm olsun) muvaffak kıldığın şeylere beni de muvaffak kıl.”