اللّٰهُمَّ هٰذا شَهْرُ رَمَضانَ الَّذِى أَنْزَلْتَ فِيهِ الْقُرْآنَ وَقَدْ تَصَرَّمَ، وَأَعُوذُ بِوَجْهِكَ الْكَرِيمِ يَا رَبِّ أَنْ يَطْلُعَ الْفَجْرُ مِنْ لَيْلَتِى هٰذِهِ أَوْ يَتَصَرَّمَ شَهْرُ رَمَضانَ وَلَكَ قِبَلِى تَبِعَةٌ أَوْ ذَنْبٌ تُرِيدُ أَنْ تُعَذِّبَنِى بِهِ يَوْمَ أَلْقاكَ.
“Allah’ım! İşte bu, Kur’ân’ı indirdiğin ramazan ayıdır. Ve bitmek üzeredir. Ya Rabbi, bu gecem sabah olur veya ramazan ayı biter de, henüz boynumda sana karşı bir vebal ve kıyamet gününde beni kendisiyle azap edeceğin bir günah kalırsa, bundan Kerim Vech’ine sığınırım.”
5- Ramazan ayını yirmi üçüncü gecesinin amellerinde geçen şu duayı okumak:
یا مُدَبِّرَ الْأُمُورِ…
6- Şeyh Kuleynî, Şeyh Saduk, Şeyh Mufid, Şeyh Tusî ve Seyyid İbn Tavus’un (r.a) naklettikleri veda dualarını okuyarak ramazan ayı ile vedalaşmak. Bu duaların en iyisi “Sahife-i Seccadiye”nin 45. duasıdır. Seyyid İbn Tavus İmam Cafer Sadık’tan (a.s) ramazan ayının son gecesinde bu aya şu cümlelerle veda ettiğini rivayet etmiştir:
اللّٰهُمَّ لَاتَجْعَلْهُ آخِرَ الْعَهْدِ من صِيامِي لِشَهْرِ رَمَضانَ، وَأَعُوذُ بِكَ أَنْ يَطْلُعَ فَجْرُ هٰذِهِ اللَّيْلَةِ إِلّا وَقَدْ غَفَرْتَ لِي.
“Allah’ım! Bu orucumu, ramazan ayında tuttuğum son orucum kılma. (Ya Rabbi!) Bu gecem sabah oluncaya kadar beni bağışlamanı diler, (aksinin olmasından) sana sığınırım.”
Kim ramazan ayının son gecesinde bu ay ile vedalaşarak şu duayı okursa Allah Teala, sabah olmadan onu bağışlar ve ona tövbe etmeyi nasip eder;
Merhum Seyyid İbn Tâvûs ve Şeyh Saduk, Cabir İbn Abdullah’tan şöyle rivayet etmişlerdir:
Rramazan ayının son cumasında Resul-i Ekrem’in (a.s.a) huzuruna gitmiştim. Hazret beni gördüğünde şöyle buyurdu: “Ey Cabir! İşte bu ramazanın son cumasıdır. O hâlde bu aya şu cümlelerle veda et:
اللّٰهُمَّ لَاتَجْعَلهُ آخِرَ العَهْدِ مِنْ صِيامِنا إِيَّاهُ فَإِنْ جَعَلْتَهُ فَاجْعَلْنِي مَرْحُوماً وَلَا تَجْعَلْنِي مَحْرُوماً.
“Allah’ım! Bu orucu, ramazan ayında tuttuğumuz son orucumuz kılma; eğer böyle yapmayı (takdir etmiş isen) beni rahmetine kavuşanlardan kıl, mahrum kalanlardan değil.”
Kim bu günde bu duayı okursa, gelecek ramazana ulaşır veya ölürse, Allah’ın mağfiret ve sonsuz rahmetine kavuşur.”
Merhum Seyyid ve Kef’amî Resul-i Ekrem’den (s.a.a) şöyle rivayet etmişlerdir: “Kim ramazan ayının son gecesinde, her rekâtta bir Fâtiha, on İhlâs okumak suretiyle ikişer, ikişer on rekât namaz kılar, rükû ve secdelerde de on defa Tesbihât-ı Erbaa’yı (Subhanellahi vel-hamdulillahi, ve-la ilahe ilellahu vellahu ekber) okur ve namazları bitirdikten sonra da bin defa istiğfar eder ve istiğfardan sonra başını secdeye koyup şu zikri söylerse:
يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ، يَا ذَا الجَلالِ وَالإِكرامِ، يَا رَحْمانَ الدُّنيا وَالآخِرَةِ وَرَحِيمَهُما، يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، يَا إِلٰهَ الأَوَّلِينَ وَالآخِرِينَ، اغْفِرْ لَنا ذُنُوبَنا، وَتَقَبَّلْ مِنَّا صَلاتَنا وَصِيامَنا وَقِيامَنا.
Ey diri, ey (varlıkları) ayakta tutan; ey celal ve ke-rem sahibi; ey dünya ve âhirette Rahman ve Rahim olan; ey merhametlilerin en merhametlisi; ey ilklerin ve sonların (bütün insanların) ilâhı! Günahlarımızı bağışla; namazımızı, orucumuzu ve gece ibadetlerimizi kabul buyur.
başını secdeden kaldırmadan Allah onu bağışlar, ramazanını kabul eder ve günahlarını affeder. Beni hak olarak peygamberliğe seçen (Allah)a andolsun ki, bunu bana Cebrail (a.s) İsrafil’den (a.s) o da Hak Teâlâ’dan nakletti.”
Aynı namaz bayram gecesi için de rivayet edilmiştir; ancak bayram gecesi ile ilgili rivayette ruku ve secdede, rukü ve secde zikirleri yerine tesbihat-ı erbaanın okunması bildirilmiştir. Ve “iğfir lena zunubena” cümlesinin yerine şu cümle geçmektedir:
اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي وَتَقَبَّلْ صَوْمِي وَصَلوٰتِي وَقِيامِي.
Aynı namaz bayram gecesi için de rivayet edilmiştir; ancak bayram gecesi ile ilgili rivayette ruku ve secdede, rukü ve secde zikirleri yerine tesbihat-ı erbaanın okunması bildirilmiştir. Ve “iğfir lena zunubena” cümlesinin yerine şu cümle geçmektedir: