Ramazan Ayı – Yirmi Üçünçü Gece

يَا رَبَّ لَيْلَةِ الْقَدْرِ وَجاعِلَها خَيْراً مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ، وَرَبَّ اللَّيْلِ وَالنَّهارِ وَالْجِبالِ وَالْبِحارِ وَالظُّلَمِ وَالْأَنْوارِ وَالْأَرْضِ وَالسَّماءِ، يَا بارِئُ يَا مُصَوِّرُ يَا حَنَّانُ يَا مَنَّانُ، يَا اللّٰهُ يَا رَحْمانُ يَا اللّٰهُ يَا قَيُّومُ يَا اللّٰهُ يَا بَدِيعُ، يَا اللّٰهُ يَا اللّٰهُ يَا اللّٰهُ، لَكَ الْأَسْماءُ الْحُسْنىٰ، وَالْأَمْثالُ الْعُلْيا، وَالْكِبْرِياءُ وَالْآلاءُ، أَسْأَلُكَ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَأَنْ تَجْعَلَ اسْمِى فِى هٰذِهِ اللَّيْلَةِ فِى السُّعَداءِ، وَرُوحِى مَعَ الشُّهَداءِ، وَ إِحْسانِى فِى عِلِّيِّينَ، وَ إِساءَتِى مَغْفُورَةً، وَأَنْ تَهَبَ لِى يَقِيناً تُباشِرُ بِهِ قَلْبِى، وَ إِيماناً يُذْهِبُ الشَّكَّ عَنِّى، وَتُرْضِيَنِى بِما قَسَمْتَ لِى، وَآتِنا فِى الدُّنْيا حَسَنَةً، وَفِى الْآخِرَةِ حَسَنَةً، وَقِنا عَذابَ النَّارِ الْحَرِيقِ، وَارْزُقْنِى فِيها ذِكْرَكَ وَشُكْرَكَ وَالرَّغْبَةَ إِلَيْكَ وَالْإِنابَةَ وَالتَّوْبَةَ وَالتَّوْفِيقَ لِما وَفَّقْتَ لَهُ مُحَمَّداً وَآلَ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِمُ السَّلامُ.

Ey Kadir gecesinin Rabbi ve onu bin aydan hayırlı ey gece ve gündüzün, dağların ve denizlerin, karanlıkların ve nurların, yerin ve göğün Rabbi; ey yaratan; ey (varlıkları) şekillendiren; ey şefkatli; ey nimet verip ihsanda bulunan, ey Allah, ey Rahman; ey Allah, ey Kayyum (varlıkları ayakta tutan); ey Allah, ey örneği olmadan yaratan; ya Allah, ya Allah, ya Allah! Güzel isimler, yüce örnekler, kibriya ve nimetler sana mahsustur. (Allah’ım!) Senden, Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet etmeni ve bu gecede benim ismimi saadetli kimselerin isimleri arasına ve ruhumu şehitlerin ruhunun yanına yerleştirmeni, iyiliğimi illiyyîn makamına (kabul derecesine) ulaştırmanı ve kötülüğümü bağışlamanı diliyorum. Bana, kalbimle bütünleşecek (ondan hiçbir zaman ayrılmayacak) bir yakin, (her türlü) şüpheyi benden uzaklaştıracak bir iman ver ve bana kısmet ettiğin şeylere beni razı kıl; dünyada da bize iyilik ver ahirette de ve bizi yakıcı ateşin azabından koru. Bu (gecede) zikrini, şükrünü, iştiyakla sana yönelmeyi, tövbe edip sana dönmeği bana nasip et ve Muhammed ve Ehlibeyt’ini (ona ve Ehlibeyt’ine selâm olsun) muvaffak kıldığın şeylere beni de muvaffak kıl.”

 

Muhammed b. İsa kendi senediyle Ehlibeyt İmamlarından – Allah’ın selamı onların üzerine olsun- şöyle nakletmiştir: Ramazan ayının yirmi üçüncü gecesi aşağıdaki duanın secdede, oturarak, ayakta ve kısacası ramazan ayı boyunca mümkün olduğu kadar çeşitli hallerde sık sık tekrarlanması iyidir. Allah Teala’ya hamd ve sena edip yücelttikten ve peygamber efendimize (s.a.a) salavat gönderdikten sonra şöyle de:

اللّٰهُمَّ كُنْ لِوَلِيِّكَ فلان بن فلان

صَلَواتُكَ عَلَيْهِ وَعَلَىٰ آبائِهِ فِي هٰذِهِ السَّاعَةِ وَفي كُلِّ ساعَةٍ وَلِيّاً وَحافِظاً وَقائِداً وَناصِراً وَدَلِيلاً وَعَيْناً حَتَّىٰ تُسْكِنَهُ أَرْضَكَ طَوْعاً وَتُمَتِّعَهُ فِيها طَوِيلاً.

“Fulan ibn fulan” yerine şöyle de:

“Allah’ım! Velin Hüccet ibn-il Hasan’ı (Hz. Mehdi’yi); salâvatın onun ve babalarının üzerine olsun, (insanların) teslimiyetiyle birlikte yeryüzüne yerleştirip (hâkim kılıp) uzun zaman orada faydalandırıncaya kadar, onun şimdi ve her zaman dostu, koruyucusu, rehberi, yardımcısı, kılavuzu ve gözü ol.”

يَا مُدَبِّرَ الأُمُورِ، يَا باعِثَ مَنْ فِي القُبُورِ، يَا مُجْرِيَ البُحُورِ، يَا مُلَيِّنَ الحَدِيدِ لِداوُدَ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَافْعَلْ بِي كَذا وَكَذا.

“Ey işleri tedbir eden, ey kabirdekileri dirilten, ey denizleri akıtan, ey demiri Davud’a yumşatan! Muhammed ve âl-i Muhammed’e salat eyle ve bana şöyle şöyle yap.”

 

yerine hacetlerini iste. -sonra- şöyle de: اللَّيْلَة اللَّيْلَةَ

‌Bu dua okunurken eller gökyüzüne kaldırılarak dua sonuna kadar okunur. Bu duanın bu gece rükû ve secde hâlinde, oturarak, ayakta ve kısacası çeşitli hallerde sık sık tekrarlanması iyidir. Bu duanın ramazan ayının son gecesinde de okunması tavsiye edilmiştir.