اللّٰهُمَّ مَنْ تَهَيَّأَ فِى هٰذَا الْيَوْمِ أَوْ تَعَبَّأَ أَوْ أَعَدَّ وَاسْتَعَدَّ لِوِفادَةٍ إِلىٰ مَخْلُوقٍ رَجاءَ رِفْدِهِ وَنَوافِلِهِ وَفَواضِلِهِ وَعَطايَاهُ فَإِنَّ إِلَيْكَ يَا سَيِّدِى تَهْيِئَتِى وَتَعْبِئَتِى وَ إِعْدادِى وَاسْتِعْدادِى رَجاءَ رِفْدِكَ وَجَوائِزِكَ وَنَوافِلِكَ وَفَواضِلِكَ وَفَضائِلِكَ وَعَطاياكَ، وَقَدْ غَدَوْتُ إِلىٰ عِيدٍ مِنْ أَعْيادِ أُمَّةِ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ صَلَواتُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَعَلَىٰ آلِهِ، وَلَمْ أَفِدْ إِلَيْكَ الْيَوْمَ بِعَمَلٍ صالِحٍ أَثِقُ بِهِ قَدَّمْتُهُ، وَلَا تَوَجَّهْتُ بِمَخْلُوقٍ أَمَّلْتُهُ، وَلٰكِنْ أَتَيْتُكَ خاضِعاً مُقِرّاً بِذُنُوبِى وَ إِساءَتِى إِلىٰ نَفْسِى، فَيا عَظِيمُ يَا عَظِيمُ يَا عَظِيمُ اغْفِرْ لِىَ الْعَظِيمَ مِنْ ذُنُوبِى، فَإِنَّهُ لَايَغْفِرُ الذُّنُوبَ الْعِظامَ إِلّا أَنْتَ، يَا لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
“Allah’ım! Kim bugünde senin yarattığın birinin ihsan ve bağışını umarak, bahşiş ve ihsanını arzulayarak ona gitmeye hazırlanırsa hazırlansın, ey efendim ben senin ihsanını, ödüllerini, fazl u keremini, fazilet ve bağışını umarak sana gelmeye hazırlandım. Bu sabah Peygamber’in Muhammed’in (ona ve Ehlibeyt’ine Allah’ın selâmı ve rahmeti olsun) ümmetinin bir bayramına girmiş bulunuyorum. Ben daha önce yapmış olduğum iyi bir amele güvenerek veya yarattığın herhangi bir kula güvenerek sana gelmedim; ey yüce, ey yüce, ey yüce (Rabbim)! Büyük günahlarımı bağışla; çünkü kuşkusuz büyük günahları ancak sen bağışlarsın; ey kendisinden başka bir ilâh olmayan; ey merhametlilerin en merhametlisi!”
8- Bayram namazı kılmak. İki rekat olan bu namaz şöyle kılınır: Birinci rekâtta Fâtiha Suresi’nden sonra A’lâ Suresi okunur ve beş tekbir alınır ve her tekbirden sonra kunut tutarak şu dua okunur:
اللّٰهُمَّ أَهْلَ الْكِبْرِياءِ وَالْعَظَمَةِ، وَأَهْلَ الْجُودِ وَالْجَبَرُوتِ، وَأَهْلَ الْعَفْوِ وَالرَّحْمَةِ، وَأَهْلَ التَّقْوىٰ وَالْمَغْفِرَةِ، أَسْأَلُكَ بِحَقِّ هٰذَا الْيَوْمِ الَّذِى جَعَلْتَهُ لِلْمُسْلِمِينَ عِيداً، وَ لِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ ذُخْراً وشَرَفاً وَمَزِيداً أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَأَنْ تُدْخِلَنِى فِى كُلِّ خَيْرٍ أَدْخَلْتَ فِيهِ مُحَمَّداً وَآلَ مُحَمَّدٍ، وَأَنْ تُخْرِجَنِى مِنْ كُلِّ سُوءٍ أَخْرَجْتَ مِنْهُ مُحَمَّداً وَآلَ مُحَمَّدٍ صَلَواتُكَ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ أجْمَعِين . اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا سَأَلَكَ مِنْهُ عِبادُكَ الصَّالِحُونَ، وَأَعُوذُ بِكَ فِيهِ مِمَّا اسْتَعاذَ مِنْهُ عِبادُكَ الصَّالِحُونَ.
“Allah’ım! Ey ululuk ve azamet sahibi; ey cömertlik ve ceberût sahibi; ey af ve rahmet sahibi; ey takva ve mağfiret sahibi! Müslümanlar için bayram ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve âlih) için birikim, şeref ve artış vesilesi kıldığın bu gün hakkına senden Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet etmeni, Muhammed ve Ehlibeyt’ini soktuğun her hayıra beni de sokmanı ve Muhammed ve Ehlibeyt’ini (Allah’ın selâm ve rahmeti ona ve onların hepsine olsun) çıkardığın her kötülükten beni de çıkarmanı diliyorum. Allah’ım! Senden, salih kullarının istediği şeylerin en iyisini istiyorum ve salih kullarının sana sığındığı şeylerden ben de sana sığınıyorum.”
Sonra altıncı tekbir de söylenip rükûa gidilir, rükû ve secdeden sonra ikinci rekâta kalkılır. İkinci rekâtta Fâtiha suresinden sonra “Şems Suresi” okunur; sonra da dört tekbir getirilir ve her tekbirin arasında kunut tutularak, birinci rekâtta okunan dua okunur; bitirdikten sonra beşinci tekbir alınıp rükûa gidilir ve namaz bittiken sonra, Hz. Fatıma (a.s) tesbihi söylenir.
Bayram namazının ardından okunması için birçok dua rivayet edilmiştir. Belki de bu duaların en mükemmeli Sahife-i Seccâdiye’nin 46. duasıdır. Bayram namazının çatısız bir alanda, her hangi bir sergi olmaksızın yer üzerinde kılınması ve dönüşte gidilen yoldan değil, başka bir yoldan dönülmesi ve mümin kardeşlerin amellerinin kabulü için dua edilmesi müstehaptır.
8- İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret etmek.
10- İleride kaydedeceğimiz meşhur “Nüdbe” duasının okunması. Merhum Seyyid’in rivayetine göre bu duadan sonra secdeye gidilerek şöyle söylenir:
أَعُوذُ بِكَ مِنْ نارٍ حَرُّها لَايُطْفَأ، وَجَدِيدُها لَايَبْلىٰ، وَعَطْشانُها لَايَُرْوىٰ.
Sonra sağ yüz toprağa koyularak şöyle söylenir:
إِلٰهِي لَاتُقَلِّبْ وَجْهِي فِي النَّارِ بَعْدَ سُجُودِي وَتَعْفِيرِي لَكَ بِغَيْرِ مَنٍّ مِنِّي عَلَيْكَ بَلْ لَكَ الْمَنُّ عَلَيَّ.
Ardından sol yüz toprağa koyularak şu dua söylenir:
ارْحَمْ مَنْ أَساءَ وَاقْتَرَفَ وَاسْتَكانَ وَاعْتَرَفَ.
Sonra tekrar secde haline dönüp şu cümlelerle Allah’a yalvarılır:
إِنْ كُنْتُ بِئْسَ الْعَبْدُ فَأَنْتَ نِعْمَ الرَّبُّ، عَظُمَ الذَّنْبُ مِنْ عَبْدِكَ فَلْيَحْسُنِ الْعَفْوُ مِنْ عِنْدِكَ يَا كَرِيمُ.
Ardından yüz defa “el-af” (af diliyorum ya Rabbi) diye Hak Teâlâ’ya yalvarılır.
Merhum Seyyid İbn Tâvûs bayram amellerinin sonunda şu cümleleri de kaydeder:
“Ey Müslüman! Bu gününü, Lehv-u la’b ve boş şeylerle geçirmekten kaçın; zira sen Hak’kın huzurunda kabul veya reddedildiğini nerden biliyorsun; eğer kabul olmuş isen buna güzel bir şükür ile karşılık vermen lâzım. Eğer reddedilmiş isen o halde de çok büyük imkân ve fırsatları kaçırdığın için uzun uzun üzülmen lâzım.”