السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ابْنَ أَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ابْنَ الصِّدِّيقَةِ الطَّاهِرَةِ فاطِمَةَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَباعَبْدِاللّٰهِ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ، أَشْهَدُ أَنَّكَ قَدْ أَقَمْتَ الصَّلاةَ، وَآتَيْتَ الزَّكاةَ، وَأَمَرْتَ بِالْمَعْرُوفِ، وَنَهَيْتَ عَنِ الْمُنْكَرِ، وَتَلَوْتَ الْكِتابَ حَقَّ تِلاوَتِهِ، وَجاهَدْتَ فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهادِهِ، وَصَبَرْتَ عَلَى الْأَذىٰ فيْ جَنْبِهِ مُحْتَسِباً حَتَّىٰ أَتَاكَ الْيَقِينُ، أَشْهَدُ أَنَّ الَّذِينَ خالَفُوكَ وَحارَبُوكَ وَالَّذِينَ خَذَلُوكَ وَالَّذِينَ قَتَلُوكَ مَلْعُونُونَ عَلَىٰ لِسانِ النَّبِيِّ الْأُمِيِّ وَقَدْ خابَ مَنِ افْتَرىٰ، لَعَنَ اللّٰهُ الظَّالِمِينَ لَكُمْ مِنَ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ وَضاعَفَ عَلَيْهِمُ الْعَذابَ الْأَلِيمَ . أَتَيْتُكَ يَا مَوْلايَ يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ زائِراً عارِفاً بِحَقِّكَ، مُوالِياً لِأَوْلِيائِكَ، مُعادِياً لِأَعْدائِكَ، مُسْتَبْصِراً بِالْهُدَى الَّذِي أَنْتَ عَلَيْهِ، عارِفاً بِضَلالَةِ مَنْ خالَفَكَ، فَاشْفَعْ لِي عِنْدَ رَبِّكَ.
“Selam olsun sana ey Resulullah’ın oğlu; selam olsun sana ey Emirulmüminin’in oğlu; selam olsun sana ey tertemiz, doğru konuşan, alemdeki kadınların efendisi Fatıma’nın oğlu; selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Abdullah; Allah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.
Şahadet ederim ki sen namazı dosdoğru ayakta tuttun, zekat verdin, marufu emrettin ve münkerden sakındırdın; Kitab’ı hakkıyla tilavet ettin; Allah yolunda hakkıyla cihad ettin; ölüm gelip seni yakalayıncaya kadar Allah’ın dinini koruma yolunda O’nun rıza ve mükafatını göz önünde bulundurarak eziyetlere sabrettin. Şahadet ederim ki sana muhalefet edenler, seninle savaşanlar, yardım etmeyerek seni yalnız bırakanlar ve seni öldürenler, ummi peygamberin diliyle lanetlenmişlerdir; size iftira edenler ziyan ettiler. Allah, ilk ve son yaratılmışlardan size zulmedenlere lanet etsin ve onlar için acılı azabı artırsın.
Ey mevlam, ey Resulullah’ın oğlu! Senin hakkını bilerek, dostlarını severek, düşmanlarına düşman olarak, senin üzerinde olduğun hidayetin bilincinde olarak ve sana muhalefet edenin dalalette olduğunu bilerek senin ziyaretine geldim. O halde, Rabb’inin yanında bana şefaatçi ol.”
Sonra kendini mezara yapıştır ve yüzünü mezara bırak. Sonra mübarek başa taraf giderek şöyle de:
السَّلامُ عَلَيْكَ يَا حُجَّةَ اللّٰهِ فِي أَرْضِهِ وَسَمائِهِ، صَلَّى اللّٰهُ عَلَىٰ رُوحِكَ الطَّيِّبِ وَجَسَدِكَ الطَّاهِرِ، وَعَلَيْكَ السَّلامُ يَا مَوْلايَ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ.
“Selam olsun sana ey Allah’ın yeryüzü ve göğündeki hücceti! Allah’ın rahmeti senin tertemiz ruhuna ve pâk cesedine olsun; Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.”
Sonra kendini mezara yapıştırarak mezarı öp ve yüzünü ona sürdükten sonra baş tarafa dönerek iki rekat ziyaret namazı kıl ve ondan sonra kılabildiğin kadar ikişer ikişer namaz kıl; sonra da ayak tarafına giderek Ali b. Hüseyin aleyhisselamı ziyaret et ve de ki:
السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ وَابْنَ مَوْلايَ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ، لَعَنَ اللّٰهُ مَنْ ظَلَمَكَ، وَلَعَنَ اللّٰهُ مَنْ قَتَلَكَ، وَضاعَفَ عَلَيْهِمُ الْعَذابَ الْأَلِيمَ.
“Selam olsun sana ey mevlam ve mevlamın oğlu; Allah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Allah sana zulmedene lanet etsin; Allah seni öldürene lanet etsin ve onlara acılı azabını artırsın.”
Sonra da istediğin her konuda dua et. Daha sonra ayak taraftan kıbleye doğru meylederek şehidleri ziyaret et ve de ki:
السَّلامُ عَلَيْكُمْ أَيُّهَا الصِّدِيقُونَ، السَّلامُ عَلَيْكُمْ أَيُّهَا الشُّهَداءُ الصَّابِرُونَ، أَشْهَدُ أَنَّكُمْ جاهَدْتُمْ فِي سَبِيلِ اللّٰهِ، وَصَبَرْتُمْ عَلَى الْأَذىٰ فِي جَنْبِ اللّٰهِ، وَنَصَحْتُمْ لِلّٰهِ وَ لِرَسُولِهِ حَتَّىٰ أَتَاكُمُ الْيَقِينُ، أَشْهَدُ أَنَّكُمْ أَحْياءٌ عِنْدَ رَبِّكُمْ تُرْزَقُونَ، فَجَزاكُمُ اللّٰهُ عَنِ الْإِسْلامِ وَأَهْلِهِ أَفْضَلَ جَزاءِ الْمُحْسِنِينَ، وَجَمَعَ بَيْنَنا وَبَيْنَكُمْ فِي مَحَلِّ النَّعِيمِ.
Selam olsun size ey doğru konuşanlar; selam olsun size ey sabırlı şehidler. Şahadet ederim ki siz Allah yolunda cihad ettiniz; Allah’ın – dinini savunma yolunda- eziyetlere sabrettiniz; Allah ve Resulü için insanların hayrını dilediniz; nihayet ölüm gelip sizi yakaladı.
Şahadet ederim ki siz dirisiniz ve Allah yanında rızıklandırılmaktasınız. O halde, İslam’dan ve Müslümanlardan taraf Allah size iyilerin en üstün mükafatını versin ve bizimle sizi ebedi nimet yerinde (cennette) bir araya toplasın.”
Sonra Abbas b. Emirulmüminin’in mezarının ziyaretine git ve mezarın yanında durarak de ki:
السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ابْنَ أَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا الْعَبْدُ الصَّالِحُ الْمُطِيعُ لِلّٰهِ وَ لِرَسُولِهِ، أَشْهَدُ أَنَّكَ قَدْ جاهَدْتَ وَ نَصَحْتَ وَصَبَرْتَ حَتَّىٰ أَتَاكَ الْيَقِينُ، لَعَنَ اللّٰهُ الظَّالِمِينَ لَكُمْ مِنَ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ وَأَلْحَقَهُمْ بِدَرْكِ الْجَحِيمِ.
“Selam olsun sana ey Emirulmüminin’in oğlu; Selam olsun sana ey Allah’a ve Resulüne itaat eden salih kul. Şahadet ederim ki sen -Allah yolunda- cihad ettin, -insanların- hayrını diledin, -eziyetlere- sabrettin; nihayet ölüm gelip seni yakaladı. Allah ilklerden ve sonunculardan size zulmedenlere lanet etsin ve onları cehennemin ortasına atsın.”
Sonra o mescidde kılabildiğin kadar namaz kılarak dışarı çık.