السَّلامُ عَلَيْكَ يَا وَلِيَّ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا حُجَّةَ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا نُورَ اللّٰهِ فِي ظُلُماتِ الْأَرضِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ بَدَا لِلّٰهِ فِي شَأْنِهِ، أَتَيْتُكَ زائِراً، عارِفاً بِحَقِّكَ، مُعادِياً لِأَعْدائِكَ، مُوالِياً لِأَوْلِيائِكَ، فَاشْفَعْ لِي عِنْدَ رَبِّكَ يَا مَوْلايَ.
“Selam olsun sana ey Allah’ın velisi, selam olsun sana ey Allah’ın hücceti, selam olsun sana ey yeryüzünün karanlıklarında Allah’ın nuru, selam olsun sana ey hakkında Allah’ın beda ettiği zat! Ben senin hakkını tanıyarak, düşmanlarına düşman ve dostlarına dost olarak senin ziyaretine geldim; o halde Rabb’inin yanında bana şefaat eyle, ey mevlam!”
Bu ziyaret çok muteberdir. Şeyh Saduk, Şeyh Kuleyni ve Şeyh Tusî de bu ziyareti biraz farkla rivayet etmişlerdir.
2- Bir anda her iki imam için okunabilecek ziyaret: Bu ziyaretle her iki imam bir anda ziyaret edilebilir. Şeyh Mufid, Şeyh-i Şehid ve Şeyh Muhammed b. Meşhedi derler ki, mübarek parmaklıkların yanında durarak şöyle de:
السَّلامُ عَلَيْكُما يَا وَلِيَّيِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكُما يَا حُجَّتَيِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكُما يَا نُورَيِ اللّٰهِ فِي ظُلُمَاتِ الْأَرْضِ، أَشْهَدُ أَنَّكُما قَدْ بَلَّغْتُما عَنِ اللّٰهِ مَا حَمَّلَكُما، وَحَفِظْتُما مَا اسْتُودِعْتُما، وَحَلَّلْتُما حَلالَ اللّٰهِ، وَحَرَّمْتُما حَرامَ اللّٰهِ، وَأَقَمْتُما حُدُودَ اللّٰهِ، وَتَلَوْتُما كِتابَ اللّٰهِ، وَصَبَرْتُما عَلَى الْأَذىٰ فِي جَنْبِ اللّٰهِ مُحْتَسِبَيْنَ حَتَّىٰ أَتَاكُمَا الْيَقِينُ، أَبْرَأُ إِلَى اللّٰهِ مِنْ أَعْدائِكُما، وَأَتَقَرَّبُ إِلَى اللّٰهِ بِوِلايَتِكُما، أَتَيْتُكُما زائِراً، عارِفاً بِحَقِّكُما، مُوالِياً لِأَوْلِيائِكُما، مُعادِياً لِأَعْدائِكُما، مُسْتَبْصِراً بِالْهُدَى الَّذِي أَنْتُما عَلَيْهِ، عارِفاً بِضَلالَةِ مَنْ خالَفَكُما، فَاشْفَعا لِي عِنْدَ رَبِّكُما، فَإِنَّ لَكُما عِنْدَ اللّٰهِ جاهاً عَظِيماً، وَمَقاماً مَحْمُوداً.
“Selam olsun size ey Allah’ın velileri, selam olsun size ey Allah’ın hüccetleri, selam olsun size ey Allah’ın yeryüzünün karanlıklarındaki nurları. Şahadet ederim ki siz Allah tarafından taşıdığınız şeyi -insanlara-ulaştırdınız, size emanet bırakılan şeyi korudunuz; siz Allah’ın helalini helal ve Allah’ın haramını ise haram bildiniz; siz Allah’ın sınırlarını ayakta tuttunuz, Allah’ın Kitabı’nı tilavet ettiniz; Allah yolunda O’nun rızası ve mükafatını göz önünde bulundurarak eziyetlere sabrettiniz; nihayet ölüm gelip sizi buldu.
Ben sizin düşmanlarınızdan Allah’a doğru uzaklaşıyorum ve sizin velayetinizle Allah’a yaklaşıyorum; ben sizin hakkınızı tanıyarak, dostlarınızı severek ve düşmanlarınıza düşman olarak, sizin üzerinde olduğunuz hidayetin bilincinde olarak, size muhalefet edenin dalalet içerisinde olduğunu bilerek sizin ziyaretinize geldim. O halde, mevkisi yüce ve makamı övülmüş Rabb’inizin yanında bana şefaat edin.”
Sonra mübarek türbeyi öperek yüzünün sağ tarafını onun üzerine bırak; daha sonra baş tarafa giderek şöyle de:
السَّلامُ عَلَيْكُما يَا حُجَّتَيِ اللّٰهِ فِي أَرْضِهِ وَسَمائِهِ، عَبْدُكُما وَوَلِيُّكُما زَائِرُكُما مُتَقَرِّباً إِلَى اللّٰهِ بِزِيارَتِكُما . اللّٰهُمَّ اجْعَلْ لِي لِسانَ صِدْقٍ فِي أَوْلِيائِكَ الْمُصْطَفَيْنَ، وَحَبِّبْ إِلَيَّ مَشاهِدَهُمْ، وَاجْعَلْنِي مَعَهُمْ فِي الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
“Selam olsun size ey Allah’ın arzındaki ve göğündeki hüccetleri! Sizin köleniz, dostunuz ve ziyaretçiniz, sizin ziyaretinizle Allah’a yaklaşmayı diliyor.
Allah’ım! Bu iki seçkin velilerinin hakkında bana doğru bir dil ver, onların türbelerini bana sevdir, dünya ve ahirette beni onlarla birlikte kıl; ey merhametlilerin en merhametlisi!”
Sonra her imam için iki rekat ziyaret namazı kıl ve Allah’tan hacetlerini iste.
İmam Musa Kâzım Ve İmam Muhammed Taki’nin (a.s) Veda Ziyareti
O dönemlerde çok sıkı bir şekilde takiye yapıldığı için şiilerin zamanın hakimlerinin zararlarından korunmaları amacıyla bu iki imam için kısa ziyaretler öğretilmiştir. Fakat bu imamlar için uzun ziyaret okumak isteyenler, bu hazretler için yapılabilecek en güzel ziyaret olan Camia-i Kebire ziyaretini okusunlar; özellikle Camia-i Kebire ziyaretinin hadisinden anlaşıldığı kadarıyla bunun bir ziyareti daha fazla İmam Musa Kâzım aleyhisselama aittir; bu ziyareti inşallah ileride Camia-i Kebire ziyaretinin başında zikredeceğiz. Ziyaretçi bu iki imamın haremlerinin bulunduğu şehirden ayrılmak istediğinde veda dualarıyla bu imamlarla vedalaşması gerekir. Bu cümleden, Şeyh Tusî “Tehzib” kitabında şöyle diyor: İmam Musa Kâzım aleyhisselamla vedalaşmak istediğinde o hazretin mezarının yanında durarak şöyle de:
السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبَا الْحَسَنِ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ، أَسْتَوْدِعُكَ اللّٰهَ وَأَقْرَأُ عَلَيْكَ السَّلامَ، آمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالرَّسُولِ وَبِما جِئْتَ بِهِ وَدَلَلْتَ عَلَيْهِ، اللّٰهُمَّ اكْتُبْنا مَعَ الشَّاهِدِينَ.
“Selam olsun sana ey mevlam, ey Ebe’l-Hasan, Allah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun; seni Allah’a emanet ediyor ve seni selamlıyorum. Biz Allah’a, Resulüne, senin getirdiğin ve kılavuzluk ettiğin şeye iman ettik. Allah’ım! Bizi şahitlerden yaz.”
Yine İmam Muhammed Taki aleyhisselamla da şöyle vedalaş:
السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰه وَرَحْمَةُ اللّٰه وَبَرَكاتُهُ، أَسْتَوْدِعُكَ اللّٰهَ وَأَقْرَأُ عَلَيْكَ السَّلامَ، آمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِرَسُو لِهِ وَبِما جِئْتَ بِهِ وَدَلَلْتَ عَلَيْهِ، اللّٰهُمَّ اكْتُبْنا مَعَ الشَّاهِدِينَ.
“Selam olsun sana ey mevlam, ey Resulullah’ın oğlu; Allah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Ben seni Allah’a emanet ediyor ve seni selamlıyorum. Biz Allah’a, Resulüne, senin getirdiğin ve kılavuzluk ettiğin şeye iman ettik. Allah’ım! Bizi şahitlerden yaz.”
Sonra Allah Teala’dan bunun senin son ziyaretin olmamasını ve seni bir daha oraya dönmeye, o türbeleri öpüp yüzünü onlara sürmeye muvaffak etmesini iste.