İmam Mehdi’nin (a.f) Dört Sefirinin Ziyareti

Ziyaretçilerin Kâzimeyn şehrinde durdukları günlerdeki vazifelerinden birisi de İmam Mehdi aleyhisselamın özel sefirleri olan Ebu Amr Osman b. Said-i Esedi, Ebu Cafer Muhammed b. Osman, Ebu Kasım Hüseyin b. Ruh-u Nevbahti ve Ebu’l Hasan Muhammed Samuri (r.a) hazretlerini ziyaret etmek için Bağdat şehrine gitmektir. Eğer bunların her biri uzak bir şehirde olsaydı, yine de insanın uzak mesafeler katedip, zahmet ve meşakkatlere katlanarak bu yüce zatların ziyaretlerinin sevap ve faziletlerini elde etmesi gerekirdi; çünkü Ehl-i Beyt İmamlarının özel ashabı arasında hiç kimse onların makam ve mevkisine ulaşamaz. Bu yüce kişiler yaklaşık yetmiş yıl İmam Mehdi aleyhisselamla halk arasında bağlantı kurdular, o hazrete sefirlik görevini yaptılar ve birçok kerametler gösterdiler. Kendi yerinde açıkladığımız şekilde, bu yüce zatlar yaşamlarında İmam Mehdi aleyhisselamla halk arasında vasıta oldukları, halkın mektuplarını ve hacetlerini İmam aleyhisselama ulaştırdıkları gibi şimdi de bu yüce makama sahiptirler; zor ve sıkı durumlarda yazılan hacet mektupları onların vasıtasıyla o hazrete ulaştırılmalıdır.

Kısacası, bu yüce zatların fazilet ve menkıbeleri sayılmayacak kadar çoktur; ziyaretçileri onların ziyaretine teşvik etmek için bu kadarla yetiniyoruz. Bu sefirlerin ziyareti şöyledir: Şeyh Tusî “Tehzib” kitabında ve Seyyid b. Tavus “Misbah-uz Zair” kitabında, bu zatları ziyaret etmekle ilgili Ebu’l-Kasım Hüseyin b. Ruh’un şöyle dediğini vurgulamışlardır: Önce Resulullah’a (s.a.a), sonra Emirulmüminin Ali’ye, Hz. Hatice’ye, Hz. Fatıma’ya, İmam Hasan’a, İmam Hüseyin’e ve İmam Mehdi’ye kadar diğer Ehl-i Beyt imamlarına (Allah’ın rahmeti onların üzerine olsun) selam verdikten sonra de ki:

السَّلامُ عَلَيْكَ يَا فُلانَ بْنَ فُلانٍ

“Selam olsun sana ey falan oğlu falan” de “Falan oğlu falan” yerine ziyaret ettiğin kişinin kendisinin ve babasının ismini söyle.

أَشْهَدُ أَنَّكَ بَابُ الْمَوْلَىٰ، أَدَّيْتَ عَنْهُ وَأَدَّيْتَ إِلَيْهِ، مَا خَالَفْتَهُ وَلَا خَالَفْتَ عَلَيْهِ، قُمْتَ خاصّاً، وَانْصَرَفْتَ سابِقاً، جِئْتُكَ عارِفاً بِالْحَقِّ الَّذِي أَنْتَ عَلَيْهِ، وَأَنَّكَ مَا خُنْتَ فِي التَّأْدِيَةِ وَالسَِّفارَةِ، السَّلامُ عَلَيْكَ مِنْ بابٍ مَا أَوْسَعَهُ، وَمِنْ سَفِيرٍ مَا آمَنَكَ، وَمِنْ ثِقَةٍ مَا أَمْكَنَكَ، أَشْهَدُ أَنَّ اللّٰهَ اخْتَصَّكَ بِنُورِهِ حَتَّىٰ عَايَنْتَ الشَّخْصَ فَأَدَّيْتَ عَنْهُ وَأَدَّيْتَ إِلَيْهِ.

Şahadet ederim ki sen mevlanın kapısısın, onun tarafından -vazifeni- edâ ettin, -halktan taraf da- onu edâ ettin, ona muhalefet etmedin ve ona karşı çıkmadın; özel sefirlik yaptın ve öncü olarak görevini tamamladın. Ben senin sahip olduğun hakkını ve senin vazife ve sefirlikte ihanet etmediğini bilerek senin ziyaretine geldim. Selam olsun sana; sen ne geniş bir kapıydın, en kadar emin bir sefirdin ve ne kadar sebatlı ve güvenilir bir zattın! Şahadet ederim ki Allah seni kendi nuruna has kıldı, böylece o seçkin kişiyi gözlerinle gördün, ondan taraf ve ona taraf vazifeni edâ ettin.”

Sonra tekrar önceki gibi Resulullah’a ve Hz. Hatice’ye, Hz. Fatıma’ya ve İmam Mehdi aleyhisselama ulaşıncaya kadar Ehl-i Beyt imamlarına selam verdikten sonra şöyle de:

جِئْتُكَ مُخْلِصاً بِتَوْحِيدِ اللّٰهِ، وَمُوالاةِ أَوْلِيَائِهِ، وَالْبَرَاءَةِ مِنْ أَعْدَائِهِم وَمِنَ الَّذِينَ خالَفُوكَ، يَا حُجَّةَ الْمَوْلىٰ وَبِكَ إِلَيْهِمْ تَوَجُّهِي، وَبِهِمْ إِلَى اللّٰهِ تَوَسُّلِي.

“Ben Allah’ın birliğinde halis olarak, O’nun velilerini severek, onların düşmanlarından ve sana muhalefet edenlerden uzaklaşarak senin ziyaretine geldim! Ey mevlanın hücceti! Ben senin vasıtanla onlara yöneldim ve onların vasıtasıyla Allah’a yöneldim.”

Sonra dua ederek Allah Teala’dan hacetlerini iste; kabul olur inşallah.

Bağdat’ta, Şia’nın ileri gelenlerinden ve hadiste onların en güvenilirlerinden olan Sıkat-ul İslam Muhammed b. Yakub-i Kuleyni’nin de ziyaret edilmesi gerekir. Şia’nın temel kitaplarından olan “Kâfi” kitabını yirmi yıl içerisinde yazan Sıkat-ul İslam Kuleyni’nin gerçekten Şia’nın üzerinde büyük hakkı vardır. Onun yüce makamından dolayı İbn-i Esir onu üçüncü yüz yılın başlarında “İmamiyye mektebini yenileyen” olarak tanıtmıştır. Biz “Hediye” adlı kitabımızda kutlu haremlerde defnedilmiş olan ulemanın çoğunu kaydettik; isteyenler oraya müracaat edebilirler.