İmam Rıza Aleyhisselam’ın Ziyareti

İmam Rıza aleyhisselamı ziyaret etmenin faziletleri sayılmayacak kadar fazladır. Fakat biz burada onlardan sadece bazılarına değineceğiz; bunların çoğunu “Tuhfetu’z-Zair” adlı kitabımızda zikrettik.

1- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki: “Yakında benim bedenimden bir parçası Horasan toprağında defnedilecek. Allah, onu ziyaret eden müminlere cenneti farz kılacak ve bedenini cehenneme haram kılacaktır.”

Başka bir muteber hadiste ise şöyle geçer: “Benim bedenimin bir parçası Horasan’da defnedilecektir; Allah, onu ziyaret eden gamlıların gamını giderecek, onu ziyaret eden günahkârın günahını affedecektir.”

2- Muteber bir senetle İmam Musa b. Cafer’in (a.s) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Kim oğlum Ali’nin kabrini ziyaret edecek olursa, Allah katında kabul olmuş yetmiş hac sevabı alır.” Ravi bu kadar sevabın çok fazla olduğunu düşünerek, “Kabul olmuş yetmiş hac sevabı mı?!” dedi. İmam (a.s), “Evet; yetmiş bin hac sevabı!” buyurdu. Ravi, “Yetmiş bin hac sevabı mı?!” dedi. İmam (a.s), “Nice haclar var ki kabul olmazlar; kim onu -İmam Rıza’yı (a.s)- ziyaret eder veya bir gece onun yanında kalırsa, arşta Allah’ı ziyaret etmiş gibi olur.” Ravi tekrar, “Arşta Allah’ı ziyaret etmiş gibi mi olur?” İmam (a.s), “Evet” buyurdu. “Kıyamet günü Allah’ın arşında dört kişi ilklerden ve dört kişi de sonunculardan olacaktır. İlkler Nuh, İbrahim, Musa ve İsa’dır -Allah’ın selamı onların üzerine olsun-, sonuncular ise Muhammed, Ali, Hasan ve Hüseyin’dir -Allah’ın selamı onların üzerine olsun-. Sonra arşın altına bir ip çekecekler ve Ehl-i Beyt imamlarını ziyaret edenler bizimle birlikte oturacaklar. Oğlum Ali’yi ziyaret edenlerin derecesi herkesten yüksek ve onlara yapılan bağış herkesten fazla olacaktır.”

3- Hz. İmam Rıza’dan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: “Horasan’da bir türbe(buk’a) var ki bir zaman gelecek meleklerin gelip gittiği yer olacak. Sura üfürülünceye kadar sürekli meleklerden bir grubu yere inecek ve bir grubu göğe çıkacak.” Bunun üzerine, “Ey Resulullah’ın (s.a.a) evladı! Hangi türbeden bahsediyorsunuz?” diye sordukları zaman, “O türbe Tus’tadır; vallahi o cennet bahçelerinden bir bahçedir. Kim o türbede beni ziyaret edecek olursa, Resulullah’ı (s.a.a) ziyaret etmiş gibi olur ve Allah Teala bu ziyaret nedeniyle onun için beğenilmiş bin hac ve kabul olmuş bin umre sevabı yazar; ben ve babalarım kıyamet günü onun şefaatçileri oluruz.”

4- Birkaç sahih senetle İbn Ebi Nasr’dan şöyle nakledilmiştir: İmam Rıza’nın (a.s) mektubunda şöyle yazdığını okudum: “Şiilerime bildirin ki, Allah katında benim ziyaret, bin hacca bedeldir.” Ben bu hadisi İmam Muhammed Taki’ye (a.s) sununca İmam (a.s), “Evet” buyurdu, “Vallahi kim onun hakkını bilerek onu ziyaret ederse, bin bin (bir milyon) hac sevabı alır.”

5- İki muteber senetle İmam Rıza aleyhisselamdan şöyle rivayet edilmiştir: “Kim, mezarımın uzak olmasına rağmen beni ziyaret ederse, üç yerde onun yanına gelirim: 1) Kıyamet günü, iyilerin amel defterleri sağ ellerine ve kötülerin amel defterleri ise sol elerine uçtuğu zaman onu kıyametin dehşetlerinden kurtarmak için onun yanına giderim. 2) Sırat köprüsünde. 3) Ameller terazisinin yanında.”

6- Başka bir muteber hadiste ise şöyle buyurmuştur: “Yakında zehirlenerek zulümle öldürülecek ve Harun-un Reşid’in yanında defnedileceğim. Allah, türbemi Şiilerimin ve dostlarımın gidip-geldiği yer kılacaktır. O zaman kim gurbette beni ziyaret edecek olursa, kıyamet gününde onu ziyaret etmem farz olur. Muhammed’i peygamberlikle şereflendiren ve onu bütün yaratıkları arasından seçen Allah’a andolsun ki, siz Şiilerden kim mezarımın yanında iki rekat namaz kılacak olursa kıyamet gününde Allah Teala’nın günahlarını affetmesine hak kazanır. Bizi Muhammed’den (s.a.a) sonra imametle aziz kılan ve bizi onun vasiliğine seçen Allah’ın hakkına yemin ediyorum ki benim kabrimi ziyaret edenler kıyamet gününde Allah yanında her gruptan daha değerlidirler. Bir mümin beni ziyaret eder de sonra üzerine bir damla yağmur düşerse kesinlikle Allah Teala onun bedenini cehennem ateşine haram kılacaktır.”

7- Muteber bir senetle şöyle rivayet edilir: Muhammed b. Süleyman, İmam Muhammed Taki aleyhisselama sordu ki: “Farz haccını yerine getirmiş olan birisi, Medine’ye gidip Resulullah’ı ziyaret eder, sonra Necef’e giderek babanız Emirulmüminin Ali aleyhisselamı hakkını bilerek, onun Allah’ın insanlara hücceti ve Allah’ın dergâhı olduğunu ve o kapıdan Allah’a ulaşmak gerektiğine inanarak ziyaret eder ve selam verirse, sonra Kerbela’ya giderek İmam Hüseyin aleyhisselamı ziyaret eder, sonra Bağdat’a giderek İmam Musa Kâzım aleyhisselamı ziyaret eder ve sonra kendi şehrine dönerse ve bu arada Allah Teala ona hacca gidebilecek kadar mal verirse; bu durumda farz haccını yerine getirmiş olan bu adamın hac niyetiyle tekrar hacca gitmesi mi daha iyidir yoksa Horasan’a giderek baban İmam Rıza aleyhisselamı ziyaret etmesi mi?”

İmam Muhammed Tâki aleyhisselam buyurdu ki: “Horasan’a giderek babamı ziyaret etmesi daha faziletlidir; bu ziyareti Recep ayında yapın, bu zamanda yapmayın; aksi durumda bize ve size halifeden bir zarar ulaşabilir.”

8- Seyh Saduk “Men La Yahzuruhu’l-Fakih” adlı kitabında İmam Muhammed Taki’den (a.s) şöyle rivayet etmiştir: “Tus’un iki dağı arasında cennetten alınan bir yer var; kim oraya girerse kıyamet günü ateşten güvende olur.”

9- Yine İmam Muhamed Taki aleyhisselamdan şöyle rivayet edilmektedir: “Kim Tus’ta babamın hakkının bilincinde olarak onu ziyaret edecek olursa, ben Allah Teala tarafından onun için cenneti tazmin ediyorum.”

10- Şeyh Saduk, “Uyun-u Ahbar-ir Rıza” kitabında, salihlerden olan birisinden şöyle nakleder: Rüya aleminde Resulullah’ı (s.a.a) gördüm ve hazrete, “Ey Allah’ın Resulü! Ben evlatlarınızdan hangisini ziyaret edeyim?” diye sordum. Resulullah (s.a.a), “Evlatlarımdan bazıları zehirlenerek ve bazıları da kılıçla öldürülerek geldiler benim yanıma” buyurdu. Ben, “Onların türbeleri dağınıktır; hangisinin türbesini ziyaret edeyim?” diye sordum. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a), “Türbesi sana (bulunduğun yere) daha yakın olanın ve gurbette defnedilenin mezarını ziyaret et” buyurdu. Ben, “Ey Allah’ın Resulü! İmam Rıza’yı mı kastediyorsunuz?” diye sordum. Bunun üzerine o hazret şöyle buyurdu: “Söyle sallallahu aleyhi (Allah’ın rah-meti onun üzerine olsun), söyle sallallahu aleyhi, söyle sallallahu aleyhi” buyurdu.

“Vesail” ve “Müstedrek” kitaplarında, İmam Rıza aleyhisselamın türbesini ve Ehl-i Beyt imamlarının türbelerini ziyaret etmenin müstehap oluşu, İmam Rıza aleyhisselamın ziyaretinin İmam Hüseyin aleyhisselam ve diğer imamların ziyaretine, sünnet hac ve Umreye tercih etmenin müstehap oluşu hakkında birkaç bölümde bahsedilmiştir. Kitabımızın kapasitesini aştığı için biz bu kadarıyla yetiniyoruz.