Hz. Hakime Hatunun Ziyareti

“Hediyetu’z-Zairin” kitabında, mezarı İmam Naki ve İmam Askeri’nin mezarlarının ayak tarafında ve onların mezarına bitişik olan İmam Muhammed Taki aleyhisselam’ın kızı Hekime hatunun faziletlerini naklettik ve ziyaret kitaplarında o yüce makama sahip olan hazret için özel bir ziyaretin nakledilmediğini söyledik. Dolayısıyla, Ehl-i Beyt imamlarının evlatlarının ziyaretlerindeki kelimelerle veya değerli halası Hz. Fatıma binti Musa’nın ziyaretindeki cümlelerle Hekime hatunun ziyaret etmek uygun olur. Dolayısıyla, o hazreti ziyaret ederken kıbleye doğru durarak şöyle dersin:

السَّلامُ عَلَىٰ آدَمَ صَِفْوَةِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَىٰ نُوحٍ نَبِيِّ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَىٰ إِبْراهِيمَ خَلِيلِ‌اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَىٰ مُوسىٰ كَلِيمِ‌اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَىٰ عِيسىٰ رُوحِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا خَيْرَ خَلْقِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا صَفِيَّ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مُحَمَّدَ بْنَ عَبْدِ اللّٰهِ خاتَمَ النَّبِيِّينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طالِبٍ وَصِيَّ رَسُولِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا فاطِمَةُ سَيِّدَةَ نِساءِ الْعالَمِينَ، السَّلامُ عَلَيْكُما يَا سِبْطَيِ الرَّحْمَةِ وَسَيِّدَيْ شَبابِ أَهْلِ الْجَنَّةِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا عَلِيَّ بْنَ الْحُسَيْنِ سَيِّدَ الْعابِدِينَ وَقُرَّةَ عَيْنِ النَّاظِرِينَ؛ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ باقِرَ الْعِلْمِ بَعْدَ النَّبِيِّ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا جَعْفَرَ بْنَ مُحَمَّدٍ الصَّادِقَ الْبارَّ الْأَمِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مُوسَى بْنَ جَعْفَرٍ الطَّاهِرَ الطُّهْرَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا عَلِيَّ بْنَ مُوسَى الرِّضَا الْمُرْتَضىٰ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ التَّقِيَّ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا عَلِيَّ بْنَ مُحَمَّدٍ النَّقِيَّ النَّاصِحَ الْأَمِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا حَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ، السَّلامُ عَلَى الْوَصِيِّ مِنْ بَعْدِهِ .

“Selam olsun Allah’ın seçkin kulu Adem’e; selam olsun Allah’ın Peygamberi Nuh’a; selam olsun İbrahim Halilullah’a; selam olsun Musa Kelimullah’a; selam olsun İsa Ruhullah’a; selam olsun sana ey Resulullah, selam olsun sana ey yaratıkların en üstünü; selam olsun sana ey Allah’ın seçtiği; selam olsun sana ey peygamberlerin sonuncusu Muhammed b. Abdullah; selam olsun sana ey Resulullah’ın vasisi Emirulmüminin Ali b. Ebitalib; selam olsun sana ey alemdeki kadınların efendisi Fatıma-ı Zehra, selam olsun size ey rahmet peygamberinin iki torunu ve cennet gençlerinin iki efendisi; selam olsun sana ey abidlerin efendisi ve bakanların gözünün nuru Ali b. Hüseyin; selam olsun sana ey peygamberden sonra ilmi yaran Muhammed b. Ali; selam olsun sana ey iyiliksever, emin ve doğru konuşan Cafer b. Muhammed; selam olsun sana ey tertemiz Musa b. Cafer; selam olsun sana ey beğenilmiş Ali b. Musa Rıza; selam olsun sana ey Muhammed b. Ali Taki; selam olsun sana ey -insanların- hayrını dileyen ve emin olan Ali b. Muhammed Naki; selam olsun sana ey Hasan b. Ali; selam olsun ondan sonraki vasiye.

Allah’ım! Nuruna, lambana, velinin velisine, vasinin vasisine ve yaratıkların üzerindeki hüccetine rahmet eyle. Selam olsun sana ey Resulullah’ın kızı; selam olsun sana ey Fatıma ve Hatice’nin kızı; selam olsun sana ey Emirulmüminin’in kızı; selam olsun sana ey Hasan ve Hüseyin’in kızı; selam olsun sana ey Allah’ın velisinin kızı; selam olsun sana ey Allah’ın velisinin kız kardeşi; selam olsun sana ey Allah’ın velisinin halası; selam olsun sana ey Muhammed b. Ali et-Taki’nin kızı; Allah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.

اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ نُورِكَ وَسِراجِكَ، وَوَلِيِّ وَلِيِّكَ، وَوَصِيِّ وَصِّيِكَ، وَحُجَّتِكَ عَلَىٰ خَلْقِكَ . السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ رَسُولِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ فاطِمَةَ وَخَدِيجَةَ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ أَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ وَلِيِّ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا أُخْتَ وَلِيِّ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا عَمَّةَ وَلِيِّ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ التَّقِيِّ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ؛ السَّلامُ عَلَيْكِ عَرَّفَ اللّٰهُ بَيْنَنا وَبَيْنَكُمْ فِي الْجَنَّةِ، وَحَشَرَنا فِي زُمْرَتِكُمْ، وَأَوْرَدَنا حَوْضَ نَبِيِّكُمْ، وَسَقانا بِكَأْسِ جَدِّكُمْ مِنْ يَدِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طالِبٍ، صَلَواتُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ، أَسْأَلُ اللّٰهَ أَنْ يُرِيَنا فِيكُمُ السُّرُورَ وَالْفَرَجَ، وَأَنْ يَجْمَعَنا وَ إِيَّاكُمْ فِي زُمْرَةِ جَدِّكُمْ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، وَأَنْ لَايَسْلُبَنا مَعْرِفَتَكُمْ إِنَّهُ وَلِيٌّ قَدِيرٌ،

Selam olsun sana; Allah cennette bizimle sizin aranızda tanışıklık kılsın, bizi sizin safınızda haşretsin, bizi sizin peygamberinizin havuzunun başına getirsin ve bizi sizin dedenizin kadehiyle, Ali b. Ebitalib’in eliyle suya doyursun; Allah’ın rahmeti sizin üzerinize olsun.

Allah’tan diliyorum ki bize sizin sevinç ve ferecinizi (kurtuluş ve genişliğe ermenizi) göstersin, bizi sizinle dedeniz Muhammed’in -Allah’ın rahmeti ona ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun- safında bir araya toplasın ve sizin marifetinizi bizden almasın; doğrusu O veli ve kadirdir. Ben sizin sevginizle, sizin düşmanlarınızdan uzaklaşmakla, razı olarak, inkar etmeden, baş kaldırmadan, Muhammed’in getirdiğine yakin ederek ve razı olarak Allah’a teslim olarak Allah’a yaklaşıyorum ve bununla senin iltifat ve teveccühünü diliyorum, ey mevlam.

 

أَتَقَرَّبُ إِلَى اللّٰهِ بِحُبِّكُمْ، وَالْبَراءَةِ مِنْ أَعْدائِكُمْ، وَالتَّسْلِيمِ إِلَى اللّٰهِ راضِياً بِهِ غَيْرَ مُنْكِرٍ وَلَا مُسْتَكْبِرٍ، وَعَلَىٰ يَقِينِ مَا أَتَىٰ بِهِ مُحَمَّدٌ وَبِهِ راضٍ، نَطْلُبُ بِذٰلِكَ وَجْهَكَ يَا سَيِّدِي اللّٰهُمَّ وَرِضاكَ وَالدَّارَ الْآخِرَةَ، يَا حَكِيمَةُ اشْفَعِي لِي فِي الْجَنَّةِ فَإِنَّ لَكِ عِنْدَ اللّٰهِ شَأْناً مِنَ الشَّأْنِ . اللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ أَنْ تَخْتِمَ لِي بِالسَّعادَةِ فَلَا تَسْلُبْ مِنِّي مَا أَنَا فِيهِ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ . اللّٰهُمَّ اسْتَجِبْ لَنا وَتَقَبَّلْهُ بِكَرَمِكَ وَعِزَّتِكَ وَبِرَحْمَتِكَ وَعافِيَتِكَ، وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ أَجْمَعِينَ وَسَلَّمَ تَسْلِيماً يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.

Allah’ım! Ben senin rızanı ve ahiret yurdunu istiyorum. Ey Hekime! Cennette bana şefaatçi ol; doğrusu Allah yanında senin yüce bir makamın var.

Allah’ım! Ben, senden sonumu saadetle bitirmeni ve benim üzerinde olduğum şeyi (imanı) benden almamanı istiyorum. Güç ve kuvvet ancak ulu ve yüce Allah’tandır.

Allah’ım! -dualarımızı- icabet et, kendi lütfün ve izzetinle, rahmet ve afiyetinle kabul et; Allah’ın rahmeti ve selamı Muhammed ve Ehl-i Beyt’inin hepsinin üzerine olsun; ey merhametlilerin en merhametlisi.”