İmam Mehdi Aleyhisselamın Annesinin Ziyareti

السَّلامُ عَلَىٰ رَسُولِ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ الصَّادِقِ الْأَمِينِ، السَّلامُ عَلَىٰ مَوْلانا أَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ، السَّلامُ عَلَى الْأَئِمَّةِ الطَّاهِرِينَ الْحُجَجِ الْمَيامِينِ، السَّلامُ عَلَىٰ والِدَةِ الْإِمامِ، وَالْمُودَعَةِ أَسْرارَ الْمَلِكِ الْعَلَّامِ، وَالْحامِلَةِ لِأَشْرَفِ الْأَنامِ، السَّلامُ عَلَيْكِ أَيَّتُهَا الصِّدِّيقَةُ الْمَرضِيَّةُ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا شَبِيهَةَ أُمِّ مُوسىٰ وَابْنَةَ حَوارِيِّ عِيسىٰ، السَّلامُ عَلَيْكِ أَيَّتُهَا التَّقِيَّةُ النَّقِيَّةُ، السَّلامُ عَلَيْكِ أَيَّتُهَا الرَّضِيَّةُ الْمَرْضِيَّةُ، السَّلامُ عَلَيْكِ أَيَّتُهَا الْمَنْعُوتَةُ فِي الْإِنْجِيلِ، الْمَخْطُوبَةُ مِنْ رُوحِ اللّٰهِ الْأَمِينِ، وَمَنْ رَغِبَ فِي وُصْلَتِها مُحَمَّدٌ سَيِّدُ الْمُرْسَلِينَ، وَالْمُسْتَوْدَعَةُ أَسْرَارَ رَبِّ الْعالَمِينَ؛ السَّلامُ عَلَيْكِ وَعَلَىٰ آبائِكِ الْحَوارِيِّينَ، السَّلامُ عَلَيْكِ وَعَلَىٰ بَعْلِكِ وَوَلَدِكِ، السَّلامُ عَلَيْكِ وَعَلَىٰ رُوحِكِ وَبَدَنِكِ الطَّاهِرِ،

“Selam olsun doğru konuşan ve emin Resulullah’a -Allah’ın rahmeti ona ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun-; selam olsun mevlamız Emirulmüminin’e; selam olsun bereketli hüccetlere ve tertemiz imamlara; selam olsun imamın annesine, çok bilgin sultanın sırlarının emanet bırakıldığı yere ve yaratıkların en üstününü taşıyana; selam olsun sana ey sıddıka ve beğenilmiş kadın; selam olsun sana ey Musa’nın annesinin ve İsa’nın havarisinin kızının benzeri; selam olsun sana ey takvalı ve arındırılmış kadın; selam olsun sana ey razı olmuş ve razı olunmuş kadın; selam olsun sana ey İncil’de sıfatlandırılan, Ruhulllah Emin’den (İsa’dan) istenilen, -torunuyla- vuslatına (nikahına) elçilerin efendisi Muhammed’in rağbet ettiği ve alemlerin Rabb’inin sırlarının emanet bırakıldığı yer; selam olsun sana ve havarilerden olan babalarına; selam olsun sana, senin kocana ve oğluna; selam olsun sana, senin ruhuna ve tertemiz bedenine.

Şahadet ederim ki -Hz. Mehdi’ye- iyi bakım yaptın, emaneti eda ettin, Allah’ın velisini hamlettin, Allah’ın hüccetini korumada son çabanı harcadın, Resulullah’ın evlatlarının haklarını bilerek, doğruluklarına inanarak, makamlarını itiraf ederek, işlerini (imametlerinin) bilincinde olarak, onlara karşı şefkatli olarak ve onların isteğini kendi isteklerinden önce geçirerek onlarla vuslat etmeye rağbet ettin.

Şahadet ederim ki sen -dinin- konusunda basiretli olarak, salihlere uyarak, sen Allah’tan ve Allah da senden razı olarak, takvalı, arındırılmış, temizlenmiş bir halde -dünyadan- göçüp gittin. Allah senden razı oldu ve seni memnun etti, cenneti senin menzilin ve yurdun kıldı; gerçekten -Allah- sana hayırlarla iyilikte bulundu ve sana, gâni olacağın şeref ve üstünlük verdi; o halde, Allah’ın sana yaptığı bağış ve lütufları sana afiyet ve hoş olsun.”

أَشْهَدُ أَنَّكِ أَحْسَنْتِ الْكَِفالَةَ، وَأَدَّيْتِ الْأَمانَةَ، وَاجْتَهَدْتِ فِي مَرْضاةِ اللّٰهِ، وَصَبَرْتِ فِي ذاتِ اللّٰهِ، وَحَفِظْتِ سِرَّ اللّٰهِ، وَحَمَلْتِ وَلِيَّ اللّٰهِ، وَبالَغْتِ فِي حِفْظِ حُجَّةِ اللّٰهِ، وَرَغِبْتِ فِي وُصْلَةِ أَبْناءِ رَسُولِ اللّٰهِ، عارِفَةً بِحَقِّهِمْ، مُؤْمِنَةً بِصِدْقِهِمْ، مُعْتَرِفَةً بِمَنْزِلَتِهِمْ، مُسْتَبْصِرَةً بِأَمْرِهِمْ، مُشْفِقَةً عَلَيْهِمْ، مُؤْثِرَةً هَواهُمْ، وَأَشْهَدُ أَنَّكِ مَضَيْتِ عَلَىٰ بَصِيرَةٍ مِنْ أَمْرِكِ مُقْتَدِيَةً بِالصَّالِحِينَ راضِيَةً مَرْضِيَّةً تَقِيَّةً نَقِيَّةً زَكِيَّةً فَرَضِيَ اللّٰهُ عَنْكِ وَأَرْضاكِ، وَجَعَلَ الْجَنَّةَ مَنْزِلَكِ وَمَأْوَاكِ، فَلَقَدْ أَوْلاكِ مِنَ الْخَيْراتِ مَا أَوْلاكِ، وَأَعْطاكِ مِنَ الشَّرَفِ مَا بِهِ أَغْناكِ، فَهَنَّأكِ اللّٰهُ بِما مَنَحَكِ مِنَ الْكَرامَةِ وَأَمْرأَكِ.

 

 

Sonra başını kaldırarak şöyle de:

اللّٰهُمَّ إِيَّاكَ اعْتَمَدْتُ، وَ لِرِضاكَ طَلَبْتُ، وَبِأَوْلِيائِكَ إِلَيْكَ تَوَسَّلْتُ، وَعَلَىٰ غُفْرانِكَ وَحِلْمِكَ اتَّكَلْتُ، وَبِكَ اعْتَصَمْتُ، وَبِقَبْرِ أُمِّ وَلِيِّكَ لُذْتُ، فَصَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَانْفَعْنِي بِزِيارَتِها، وَثَبِّتْنِي عَلَىٰ مَحَبَّتِها، وَلَا تَحْرِمْنِي شَفاعَتَها وَشَفاعَةَ وَلَدِها، وَارْزُقْنِي مُرافَقَتَها، وَاحْشُرْنِي مَعَها وَمَعَ وَلَدِها، كَما وَفَّقْتَنِي لِزِيارَةِ وَلَدِها وَزِيارَتِها . اللّٰهُمَّ إِنِّي أَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِالْأَئِمَّةِ الطَّاهِرِينَ، وَأَتَوَسَّلُ إِلَيْكَ بِالْحُجَجِ الْمَيامِينِ مِنْ آلِ طٰهَ وَيس أَنْ تُصَلِّيَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ الطَّيِّبِينَ، وَأَنْ تَجْعَلَنِي مِنَ الْمُطْمَئِنِّينَ الْفائِزِينَ الْفَرِحِينَ الْمُسْتَبْشِرِينَ الَّذِينَ لَاخَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ، وَاجْعَلْنِي مِمَّنْ قَبِلْتَ سَعْيَهُ، وَيَسَّرْتَ أَمْرَهُ، وَكَشَفْتَ ضُرَّهُ، وَآمَنْتَ خَوْفَهُ؛

“Allah’ım! Ben sana güvendim, senin rızanı talep ettim, velilerinin vasıtasıyla sana tevessül ettim, bağışlamana ve sabrına dayandım; senin lütfünle korunma diliyorum; senin velinin annesinin mezarına sığındım; o halde, Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle ve beni onun -İmam Mehdi’nin annesinin- ziyaretiyle yararlandır, beni onun sevgisinde sabit kıl, beni onun ve oğlunun şefaatinden mahrum etme, onun yanında olmayla beni rızıklandır, beni onun oğlunu ve kendisini ziyaret etmeye muvaffak ettiğin gibi beni onunla ve onun oğluyla haşret.

Allah’ım! Ben tertemiz -Ehl-i Beyt- İmamlarının vasıtasıyla sana yöneliyorum, Tâhâ ve Yâsîn sülalesinden hayırlı ve bereketli hüccetleri sana vasıta kılıyorum; tâ ki, Muhammed’e ve onun tertemiz Ehl-i Beyt’ine rahmet edesin, beni mutmainlerden, kurtuluşa erenlerden, sevinenlerden, kendileri için korku olmayan ve üzülmeyen müjdelenenlerden kılasın, beni, çabasını kabul ettiğin, işini kolaylaştırdığın, sıkıntısını giderdiğin ve korkusundan güvende kıldığın kimselerden edesin.

اللّٰهُمَّ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَلَا تَجْعَلْهُ آخِرَ الْعَهْدِ مِنْ زِيارَتِي إِيَّاها، وَارْزُقْنِي الْعَوْدَ إِلَيْها أَبَداً مَا أَبْقَيْتَنِي، وَ إِذا تَوَفَّيْتَنِي فَاحْشُرْنِي فِي زُمْرَتِها، وَأَدْخِلْنِي فِي شَفاعَةِ وَلَدِها وَشَفَاعَتِها، وَاغْفِرْ لِي وَ لِوَالِدَيَّ وَ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِناتِ، وَآتِنا فِي الدُّنْيا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا بِرَحْمَتِكَ عَذَابَ النَّارِ، وَالسَّلامُ عَلَيْكُمْ يَا سَادَاتِي وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ.

Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’inin hakkı için Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle ve bunu benim İmam Mehdi’nin annesini son ziyaretim etme; beni yaşattığın müddetçe tekrar -ziyaret etmek için- ona dönüşle rızıklandır; benim canımı alınca da beni onun safında haşret; beni oğlunun ve kendisinin şefaatinin kapsamına al; beni, babamı, annemi, mümin erkek ve kadınları bağışla. Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennemin azabından koru. Selam olsun size ey Mevlalarım; Allah’ın rahmet ve bereketleri sizin üzerinize olsun.”

Zeyd-i Şehham’ın İmam Cafer Sadık aleyhisselama, siz imamlardan birini ziyaret edenin sevabı nedir? diye sorması üzerine İmam’ın “Resulullah’ı ziyaret etmiş gibi olur” buyurduğu rivayet edilmiştir.

Daha önce, kim itaati farz olan bir imamı ziyaret eder ve onun yanında dört rekat namaz kılarsa onun için Hac ve Umre sevabı yazılacağını naklettik.