اللّٰهُمَّ إِنِّي زُرْتُ هٰذَا الْإِمامَ مُقِرّاً بِإِمامَتِهِ، مُعْتَقِداً لِفَرْضِ طاعَتِهِ، فقَصَدْتُ مَشْهَدَهُ بِذُنُوبِي وَعُيُوبِي وَمُوبِقاتِ آثامِي وَكَثْرَةِ سَيِّئاتِي وَخَطايايَ وَمَا تَعْرِفُهُ مِنِّي، مُسْتَجِيراً بِعَفْوِكَ، مُسْتَعِيذاً بِحِلْمِكَ، راجِياً رَحْمَتَكَ، لاجِئاً إِلَىٰ رُكْنِكَ، عائِذاً بِرَأْفَتِكَ، مُسْتَشْفِعاً بِوَلِيِّكَ وَابْنِ أَوْلِيائِكَ، وَصَفِيِّكَ وَابْنِ أَصْفِيائِكَ، وَأَمِينِكَ وَابْنِ أُمَنائِكَ، وَخَلِيفَتِكَ وَابْنِ خُلَفائِكَ، الَّذِينَ جَعَلْتَهُمُ الْوَسِيلَةَ إِلىٰ رَحْمَتِكَ وَرِضْوانِكَ وَالذَّرِيعَةَ إِلىٰ رَأْفَتِكَ وَغُفْرانِكَ. اللّٰهُمَّ وَأَوَّلُ حاجَتِي إِلَيْكَ أَنْ تَغْفِرَ لِي مَا سَلَفَ مِنْ ذُنُوبِي عَلَىٰ كَثْرَتِها، وَأَنْ تَعْصِمَنِي فِيما بَقِيَ مِنْ عُمْرِي، وَتُطَهِّرَ دِينِي مِمَّا يُدَنِّسُهُ وَيَشِينُهُ وَيُزْرِي بِهِ وَتَحْمِيَهُ مِنَ الرَّيْبِ وَالشَّكِّ وَالْفَسادِ وَالشِّرْكِ؛ وَتُثَبِّتَنِي عَلَىٰ طاعَتِكَ وَطاعَةِ رَسُولِكَ وَذُرِّيَّتِهِ النُّجَباءِ السُّعَداءِ صَلَواتُكَ عَلَيْهِمْ وَرَحْمَتُكَ وَسَلامُكَ وَبَرَكاتُكَ، وَتُحْيِيَنِي مَا أَحْيَيْتَنِي عَلَىٰ طاعَتِهِمْ، وَتُمِيتَنِي إِذا أَمَتَّنِي عَلَىٰ طاعَتِهِمْ، وَأَنْ لَا تَمْحُوَ مِنْ قَلْبِي مَوَدَّتَهُمْ وَمَحَبَّتَهُمْ وَبُغْضَ أَعْدائِهِمْ وَمُرافَقَةَ أَوْلِيائِهِمْ وَبِرَّهُمْ،
“Allah’ım! Ben bu imamın imametini ikrar ederek, itaatinin farz olduğuna onu inanarak ziyaret ettim; günahlarım, kusurlarım, büyük günahlarım, çok sayıda masiyet ve hatalarım ve benden bildiğin şeyle (çirkin amellerimle) haremini amaçladım; affına sığınarak, hilmine istiaze ederek, rahmetini umarak, rüknüne iltica ederek, rafetine sığınarak, velinden ve velilerinin oğlundan, seçilmiş dostun ve seçilmiş dostlarının oğlundan, emininden ve eminlerinin oğlundan, halifenden ve halifelerinin oğlundan, rahmetine ve rızvanına vesile, rafet ve bağışına sebep kıldığın onlardan şefaat dileyerek -geldim-.
Allah’ım! Benim senden ilk hacetim, çok sayıdaki geçmiş günahlarımı bağışlaman, ömrümün geri kalan döneminde beni koruman, dinimi, onu kirletecek, leke düşürecek ve ona ayıp getirecek şeylerden koruman, şek ve şüpheden, fesat ve şirkten koruman, beni senin, peygamberinin ve onun üstün ve saadetli soyunun -salavatın, rahmetin, selamın ve bereketlerin onların üzerine olsun- itaatinde sabit kılman ve beni yaşattığın müddetçe beni onların itaati üzerine yaşatman ve öldürünce de onların itaati üzerine öldürmendir. Kalbimden onların sevgisini ve muhabbetini, düşmanlarına düşmanlığı, dostlarına dostluğu ve onlara karşı iyiliği silme.
وَأَسْأَلُكَ يَا رَبِّ أَنْ تَقْبَلَ ذٰلِكَ مِنِّي وَتُحَبِّبَ إِلَيَّ عِبادَتَكَ وَالْمُواظَبَةَ عَلَيْها وَتُنَشِّطَنِي لَها، وَتُبَغِّضَ إِلَيَّ مَعاصِيَكَ وَمَحارِمَكَ وَتَدْفَعَنِي عَنْها، وَتُجَنِّبَنِي التَّقْصِيرَ فِي صَلَواتِي وَالاسْتِهانَةَ بِها وَالتَّرَاخِيَ عَنْها، وَتُوَفِّقَنِي لِتَأْدِيَتِها كَما فَرَضْتَ وَأَمَرْتَ بِهِ عَلَىٰ سُنَّةِ رَسُولِكَ صَلَواتُكَ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَرَحْمَتُكَ وَبَرَكاتُكَ خُضُوعاً وَخُشُوعاً، وَتَشْرَحَ صَدْرِي لِإِيتاءِ الزَّكَاةِ، وَ إِعْطاءِ الصَّدَقاتِ وَبَذْلِ الْمَعْرُوفِ وَالْإِحْسانِ إِلىٰ شِيعَةِ آلِمُحَمَّدٍ عَلَيْهِمُ السَّلامُ وَمُواساتِهِمْ؛ وَلَا تَتَوَفَّانِي إِلّا بَعْدَ أَنْ تَرْزُقَنِي حَجَّ بَيْتِكَ الْحَرامِ وَزِيارَةَ قَبْرِ نَبِيِّكَ وَقُبُورِ الْأَئِمَّةِ عَلَيْهِمُ السَّلامُ، وَأَسْأَلُكَ يَا رَبِّ تَوْبَةً نَصُوحاً تَرْضاها، وَنِيَّةً تَحْمَدُها، وَعَمَلاً صالِحاً تَقْبَلُهُ، وَأَنْ تَغْفِرَ لِي وَتَرْحَمَنِي إِذا تَوَفَّيْتَنِي وَتُهَوِّنَ عَلَيَّ سَكَراتِ الْمَوْتِ، وَتَحْشُرَنِي فِي زُمْرَةِ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ صَلَواتُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ، وَتُدْخِلَنِي الْجَنَّةَ بِرَحْمَتِكَ، وَتَجْعَلَ دَمْعِي غَزِيراً فِي طاعَتِكَ، وَعَبْرَتِي جارِيَةً فِيمَا يُقَرِّبُنِي مِنْكَ، وَقَلْبِي عَطُوفاً عَلَىٰ أَوْلِيائِكَ، وَتَصُونَنِي فِي هٰذِهِ الدُّنْيا مِنَ الْعَاهاتِ وَالْآفاتِ وَالْأَمْراضِ الشَّدِيدَةِ وَالْأَسْقامِ الْمُزْمِنَةِ وَجَمِيعِ أَنْواعِ الْبَلاءِ وَالْحَوادِثِ؛
Ey Rabbim! Senden diliyorum ki, bunu benden kabul et, ibadetini ve onu gözetmeyi bana sevdir, ona kaşı bana şevk ve gayret ver, sana karşı günah ve haramlarını işlemeyi bana nefret ettir ve beni ondan uzaklaştır; namazlarımda kusur etmeyi ve onu hafife almayı, ondan bıkmayı benden uzak tut ve beni namazı, farz kıldığın ve Peygamberinin -salavatın, rahmet ve bereketlerin onun ve Ehl-i Beyti’nin üzerine olsun- sünneti üzerine yerine getirmeyi emrettiğin gibi huzu ve huşu içerisinde eda etmeye muvaffak et. Zekat ve sadakaları vermek, Âl-i Muhammed’in -Allah’ın selamı onların üzerine olsun- Şiilerine hayır ve ihsanlarda bulunma ve onlara yardım etmek için göğsümü genişlet. Beni, Ka’be’yi ziyaret edip haç yapmadan, peygamberinin ve Ehl-i Beyt imamlarının -selamın onların üzerine olsun- kabirlerini ziyaret etmeden öldürme.
Ey Rabbim! Senden diliyorum ki, bana razı olacağın halis bir tevbe, öveceğin bir niyet, kabul edeceğin salih amel ver ve beni öldürdüğün zaman bağışla ve bana rahmet et; ölüm sarhoşluğunu bana kolaylaştır; beni Muhammed ve Âl-i Muhammed’in zümresinde haşret, rahmetinle beni cennete sok. Senin itaatinde göz yaşımı çok et ve beni sana yaklaştıracak şeyde gözümden sürekli yaşlar akıt; kalbimi senin dostlarına karşı şefkatli kıl; bu dünyada beni belalardan, afetlerden, tedavisi zor olan hastalıklardan, yatağa düşüren hastalıklardan, her türlü bela ve olaylardan koru.
وَتَصْرِفَ قَلْبِي عَنِ الْحَرامِ، وَتُبَغِّضَ إِلَيَّ مَعاصِيَكَ، وَتُحَبِّبَ إِلَيَّ الْحَلالَ، وَتَفْتَحَ لِي أَبْوابَهُ وَتُثَبِّتَ نِيَّتِي وَفِعْلِي عَلَيْهِ وَتَمُدَّ فِي عُمْرِي، وَتُغْلِقَ أَبْوابَ الْمِحَنِ عَنِّي، وَلَا تَسْلُبَنِي مَا مَنَنْتَ بِهِ عَلَيَّ وَلَا تَسْتَرِدَّ شَيْئاً مِمَّا أَحْسَنْتَ بِهِ إِلَيَّ، وَلَا تَنْزِعْ مِنِّي النِّعَمَ الَّتِي أَنْعَمْتَ بِها عَلَيَّ، وَتَزِيدَ فِيما خَوَّلْتَنِي وَتُضاعِفَهُ أَضْعافاً مُضاعَفَةً، وَتَرْزُقَنِي مالاً كَثِيراً واسِعاً سائِغاً هَنِيئاً نامِياً وافِياً وَعِزَّاً باقِياً كافِياً، وَجاهاً عَرِيضاً مَنِيعاً، وَ نِعْمَةً سابِغَةً عامَّةً، وَتُغْنِيَنِي بِذٰلِكَ عَنِ الْمَطالِبِ الْمُنَكَّدَةِ وَالْمَوارِدِ الصَّعْبَةِ، وَتُخَلِّصَنِي مِنْها مُعافىً فِي دِينِي وَنَفْسِي وَوَلَدِي وَمَا أَعْطَيْتَنِي وَمَنَحْتَنِي؛ وَتَحْفَظَ عَلَيَّ مالِي وَجَمِيعَ ما خَوَّلْتَنِي، وَتَقْبِضَ عَنِّي أَيْدِيَ الْجَبابِرَةِ، وَتَرُدَّنِي إِلىٰ وَطَنِي، وَتُبَلِّغَنِي نِهايَةَ أَمَلِي فِي دُنْيايَ وَآخِرَتِي، وَتَجْعَلَ عاقِبَةَ أَمْرِي مَحْمُودَةً حَسَنَةً سَلِيمَةً، وَتَجْعَلَنِي رَحِيبَ الصَّدْرِ، واسِعَ الْحالِ، حَسَنَ الْخُلْقِ، بَعِيداً مِنَ الْبُخْلِ وَالْمَنْعِ وَالنِّفاقِ وَالْكِذْبِ وَالْبَهْتِ وَقَوْلِ الزُّورِ، وَتُرْسِخَ فِي قَلْبِي مَحَبَّةَ مُحَمَّدٍ وَآلِمُحَمَّدٍ وَشِيعَتِهِمْ، وَتَحْرُسَنِي يَا رَبِّ فِي نَفْسِي وَأَهْلِي وَمالِي وَوَلَدِي وَأَهْلِ حُزانَتِي وَ إِخْوانِي وَأَهْلِ مَوَدَّتِي وَذُرِّيَّتِي بِرَحْمَتِكَ وَجُودِكَ .
Kalbimi haramdan çevir, günahları bana nefret ettir ve helali bana sevdir ve onun kapısını benim yüzüme aç; niyetimi ve fiilimi onun üzerinde sabit kıl. Ömrümü uzat, mihnetlerin kapısını yüzüme kapat. Bana minnet bıraktığın şeyleri benden alma, bana ihsan ettiğin şeyleri benden çevirme; bana verdiğin nimetleri benden alma. Bana verdiğin her şeyi kat kat artır, çok miktarda, geniş, tatlı, vücuda yarayan, sürekli artan, yetecek miktarda bir mal, kalıcı ve kâfi bir izzet, geniş ve güçlü bir makam, kabil ve geniş bir nimet ile beni rızıklandır ve bu nimetle beni meşakkatli taleplere ve zor işlere ihtiyaçsız kıl; beni o nimetten dinim, nefsim, canım ve bana verdiğin, bahşettiğin her şeyden afiyet ver; malımı ve bana verdiğin her şeyi koru; benden zorbaların ellerini kapat; beni vatanıma döndür, dünya ve ahirette beni arzumun zirvesine ulaştır; işimin sonunu beğenilmiş, güzel ve salim kıl; göğsü geniş, durumu rahat, ahlakı güzel, cimrilik, engelleme ve nifak, yalan, töhmet ve boş sözden uzak et. Kalbime Muhammed ve Âl-i Muhammed’in ve onların Şiilerinin sevgisini yerleştir. Ey Rabbim! Beni kendimde, ailem, malım, evlatlarım, bakımımda olanlar, kardeşlerim, sevdiklerim ve soyumda kendi rahmetin hürmetine beni koru.
اللّٰهُمَّ هٰذِهِ حاجاتِي عِنْدَكَ وَقَدِ اسْتَكْثَرتُها لِلُؤْمِي وَشُحِّي وَهِيَ عِنْدَكَ صَغِيرَةٌ حَقِيرَةٌ وَعَلَيْكَ سَهْلَةٌ يَسِيرَةٌ، فَأَسْأَلُكَ بِجاهِ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمُ السَّلامُ عِنْدَكَ، وَبِحَقِّهِمْ عَلَيْكَ، وَبِمَا أَوْجَبْتَ لَهُمْ وَبِسائِرِ أَنْبِيائِكَ وَرُسُلِكَ وَأَصْفِيائِكَ وَأَوْلِيائِكَ الْمُخْلَصِينَ مِنْ عِبادِكَ، وَبِاسْمِكَ الْأَعْظَمِ الْأَعْظَمِ لَمَّا قَضَيْتَها كُلَّها وَأَسْعَفْتَنِي بِها وَلَمْ تُخَيِّبْ أَمَلِي وَرَجائِي؛ اللّٰهُمَّ وَشَفِّعْ صاحِبَ هٰذَا الْقَبْرِ فِيَّ، يَا سَيِّدِي، يَا وَلِيَّ اللّٰهِ، يَا أَمِينَ اللّٰهِ، أَسْأَلُكَ أَنْ تَشْفَعَ لِي إِلَى اللّٰهِ عَزَّوَجَلَّ فِي هٰذِهِ الْحاجاتِ كُلِّها بِحَقِّ آبائِكَ الطَّاهِرِينَ وَبِحَقِّ أَوْلادِكَ الْمُنْتَجَبِينَ، فَإِنَّ لَكَ عِنْدَ اللّٰهِ تَقَدَّسَتْ أَسْماؤُهُ الْمَنْزِلَةَ الشَّرِيفَةَ، وَالْمَرْتَبَةَ الْجَلِيلَةَ، وَالْجاهَ الْعَرِيضَ .
Allah’ım! Senin yanında hacetlerim bunlardır; cimriliğim ve hasisliğim artmıştır; bunlar ise senin yanında küçük ve hakirdir, -bunları revâ etmek- sana kolay ve basittir. O halde Muhammed ve Âl-i Muhammed’in -ona ve Ehl-i Beytine selam olsun- senin yanındaki makamı, onların senin yanındaki hakları ve senin onlar için kesin kıldığın hak hürmetine ve diğer peygamberlerin, elçilerin, vasilerin ve halis veli kulların ve senin en yüce ismin hürmetine bütün hacetlerimi revâ et ve onların revâ olacağına dair bana ümit ver, ümit ve arzumu boşa çıkarma.
Allah’ım! Bu kabrin sahibinin şefaatini benim hakkımda kabul et. Ey efendim, ey Allah’ın velisi, ey Allah’ın emini! Tertemiz babalarının hakkı hürmetine, seçilmiş evlatlarının hürmetine, senden bu hacetlerimin revası konusunda Allah Teâlâ’nın indinde benim için şefaat etmeni istiyorum. Şüphesiz senin, isimleri mukaddes olan Allah yanında büyük bir mevkiin, yüce bir makamın ve geniş bir yerin var.
اللّٰهُمَّ لَوْ عَرَفْتُ مَنْ هُوَ أَوْجَهُ عِنْدَكَ مِنْ هٰذَا الْإِمامِ وَمِنْ آبائِهِ وَأَبْنائِهِ الطَّاهِرِينَ عَلَيْهِمُ السَّلامُ وَالصَّلاةُ لَجَعَلْتُهُمْ شُفَعائِي وَقَدَّمْتُهُمْ أَمامَ حاجَتِي وَطَلِباتِي هٰذِهِ، فَاسْمَعْ مِنِّي، وَاسْتَجِبْ لِي، وَافْعَلْ بِي مَا أَنْتَ أَهْلُهُ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ؛ اللّٰهُمَّ وَمَا قَصُرَتْ عَنْهُ مَسْأَلَتِي، وَعَجَزَتْ عَنْهُ قُوَّتِي وَلَمْ تَبْلُغْهُ فِطْنَتِي مِنْ صالِحِ دِينِي وَدُنْيايَ وَآخِرَتِي فَامْنُنْ بِهِ عَلَيَّ وَاحْفَظْنِي وَاحْرُسْنِي وَهَبْ لِي وَاغْفِرْلِي، وَمَنْ أَرادَنِي بِسُوءٍ أَوْ مَكْرُوهٍ، مِنْ شَيْطانٍ مَرِيدٍ، أَوْ سُلْطانٍ عَنِيدٍ، أَوْ مُخالِفٍ فِي دِينٍ، أَوْ مُنازِعٍ فِي دُنْيا، أَوْ حاسِدٍ عَلَيَّ نِعْمَةً، أَوْ ظالِمٍ أَوْ باغٍ، فَاقْبِضْ عَنِّي يَدَهُ، وَاصْرِفْ عَنِّي كَيْدَهُ، وَاشْغَلْهُ عَنِّي بِنَفْسِهِ، وَاكْفِنِي شَرَّهُ وَشَرَّ أَتْباعِهِ وَشَياطِينِهِ، وَأَجِرْنِي مِنْ كُلِّ مَا يَضُرُّنِي وَيُجْحِفُ بِي، وَأَعْطِنِي جَمِيعَ الْخَيْرِ كُلَِّهُِ مِمَّا أَعْلَمُ وَمِمَّا لَاأَعْلَمُ؛
Allah’ım! Ben, senin yanında bu imamdan, onun tertemiz babaları ve evlatlarından -selamı ve salatın onların üzerine olsun- daha saygın olan birini tanısaydım onları kendime şefaatçi eder, bu hacet ve talep-lerim için onları öne geçirirdim. O halde benden duy (kabul et), bana ica-bet et; bana, senin layık olduğunu yap, ey merhametlilerin en merha-metlisi.
Allah’ım! İsteğimde kusur edilmiş olunan, gücümün aciz olduğu, aklıma ulaşmayan, dinim, dünyam ve ahiretim için iyi olan şeyi -bana vererek- bana minnet bırak. Beni koru, beni muhafaza et, bana bağışta bulun, beni bağışla. Bana bir kötülük veya bana karşı çirkin bir iş yapmayı isteyen sapmış şeytan, düşman yönetici, dine karşı olan veya dünya -malı- konusunda benimle kavga halinde olan veya bir nimetten dolayı beni kıskanan, zalim veya azgın kişinin elini benden kapa; onun hilesini çevir; onu benden -uzaklaştır ve- kendisiyle uğraştır. Onun, takipçilerinin ve şeytanlarının şerrini benden uzaklaştır. Bana, beni helak edecek ve bana zarar verecek her şeyden sığınak ver. Bana, bildiğim ve bilmediğim bütün hayırları ver.
اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاغْفِرْلِي وَ لِوالِدَيَّ، وَلِإِخْوانِي وَأَخَواتِي، وَأَعْمامِي وَعَمَّاتِي، وَأَخْوالِي وَخالاتِي، وَأَجْدادِي وَجَدَّاتِي، وَأَوْلادِهِمْ وَذَرارِيهِمْ وَأَزْواجِي وَذُرِّيَّاتِي، وَأَقْرِبائِي وَأَصْدِقائِي وَجِيرانِي وَ إِخْوانِي فِيكَ مِنْ أَهْلِ الشَّرْقِ وَالْغَرْبِ، وَ لِجَمِيعِ أَهْلِ مَوَدَّتِي مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِناتِ الْأَحْياءِ مِنْهُمْ وَالْأَمْواتِ، وَ لِجَمِيعِ مَنْ عَلَّمَنِي خَيْراً، أَوْ تَعَلَّمَ مِنِّي عِلْماً . اللّٰهُمَّ أَشْرِكْهُمْ فِي صالِحِ دُعائِي وَزِيارَتِي لِمَشْهَدِ حُجَّتِكَ وَوَلِيِّكَ، وَأَشْرِكْنِي فِي صالِحِ أَدْعِيَتِهِمْ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، وَبَلِّغْ وَلِيَّكَ مِنْهُمُ السَّلامَ، وَالسَّلامُ عَلَيْكَ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ، يَا سَيِّدِي يَا مَوْلايَ يَا فلان بن فلان؛
Allah’ım! Muhammed ve âl-i Muhammed’e salat et. Beni ebeveynimi, kardeşlerimi, bacılarımı, amcalarımı, halalarımı, dayılarımı, teyzelerimi, dedelerim ve ceddimi, onların evlatlarını, soylarını, eşlerimi, soylarımı, akrabalarımı, arkadaşlarımı, komşularımı, din kardeşlerimi yeryüzünün ister doğusunda olsun, ister batısında ve -yine- benim sevdiğim bütün mümin erkek ve kadınları, ister diri olsunlar ister ölü ve bana bir hayrı öğreten veya benden bir bilgi öğrenen herkesi bağışla.
Allah’ım! Onları benim güzel duamda, hüccetinin ve velinin türbesini ziyaretimde ortak et. Beni de onların güzel duasında ortak et. Merhametin hürmetine ey merhametlilerin en merhametlisi ve onlardan kendi veline selam ulaştır. Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun ey efendim ve ey mevlam. Ey falan oğlu falan.”
صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْكَ وَعَلَىٰ رُوحِكَ وَبَدَنِكَ، أَنْتَ وَسِيلَتِي إِلَى اللّٰهِ وَذَرِيعَتِي إِلَيْهِ وَلِي حَقُّ مُوالاتِي وَتَأْمِيلِي فَكُنْ شَفِيعِي إِلَى اللّٰهِ عَزَّوَجَلَّ فِي الْوُقُوفِ عَلَىٰ قِصَّتِي هٰذِهِ، وَصَرْفِي عَنْ مَوْقِفِي هٰذَا بِالنُّجْحِ بِمَا سَأَلْتُهُ كُلِّهِ بِرَحْمَتِهِ وَقُدْرَتِهِ . اللّٰهُمَّ ارْزُقْنِي عَقْلاً كامِلاً، وَلُبّاً راجِحاً، وَعِزّاً باقِياً، وَقَلْباً زَكِيّاً، وَعَمَلاً كَثِيراً، وَأَدَباً بارِعاً، وَاجْعَلْ ذٰلِكَ كُلَّهُ لِي وَلَا تَجْعَلْهُ عَلَيَّ، بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
Allah’ın salatı sana, ruhuna, bedenine olsun. Sen benim Allah’a vesilem ve vasıtamsın ve benim sevme ve -senin lütfünü- ümit etme hakkım var. O halde Allah Teâlâ’nın yanında benim şefaatçim ol; çünkü sen benim kıssama (durumuma) vakıfsın; böylece durduğum bu -mukaddes-yerden Allah’ın rahmet ve kudretiyle O’ndan tüm istediklerimi elde ederek vatanıma döneyim.
Allah’ım! Beni kamil ve üstün bir akıl, kalıcı bir izzet, arınmış bir kalp, çok miktarda amel ve yüce bir edeple rızıklandır. Bütün bunları benim lehime kıl, aleyhime kılma; rahmetinin hakkı için, ey merhametlilerin en merhametlisi.