بِسْمِ اللّٰه الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ، اللّٰهُمَّ إِنِّي أَتَوجَّهُ إِلَيْكَ بِأَحَبِّ الْأَسْماءِ إِلَيْكَ وَأَعْظَمِها لَدَيْكَ، وَأَتَقَرَّبُ وَأَتَوَسَّلُ إِلَيْكَ بِمَنْ أَوْجَبْتَ حَقَّهُ عَلَيْكَ بِمُحَمَّدٍ، وَعَلِيٍّ، وَفاطِمَةَ، وَالْحَسَنِ، وَالْحُسَيْنِ، وَعَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ، وَمُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ، وَجَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، وَمُوسَى بْنِ جَعْفَرٍ، وَعَلِيِّ بْنِ مُوسىٰ، وَمُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ، وَعَلِيِّ بْنِ مُحَمَّدٍ، وَالْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ، وَالْحُجَّةِ الْمُنْتَظَرِ صَلَواتُ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ، اكْفِنِي كَذا وَكَذا.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Allah’ım! Ben, senin yanında en sevimli ve en yüce olan isimleri vasıta kılarak sana yöneliyorum. Hakkını kendine farz kıldığın Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Ali b. Hüseyin, Muhammed b. Ali, Cafer b. Muhammed, Musa b. Cafer, Ali b. Musa, Muhammed b. Ali, Ali b. Muhammed, Hasan b. Ali ve beklenilen Hüccet ile -Allah’ın salavatın onların tümünün üzerine olsun- sana tevessül ediyorum; bana şu şu konularda kifayet et.”
“Keza ve keza” (Şu şu) yerine hacetlerini iste ve sonra kağıdı dürerek bir çamur parçası içerisine bırakıp akan suya veya kuyuya at; inşaalah Allah Teala kısa bir zamanda hacetini revâ eder.