اللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِجَمِيعِ أَسْمائِكَ كُلِّها مَا عَلِمْنا مِنْها وَمَا لَانَعْلَمُ، وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الْعَظِيمِ الْأَعْظَمِ الْكَبِيرِ الْأَكْبَرِ الَّذِي مَنْ دَعاكَ بِهِ أَجَبْتَهُ، وَمَنْ سَأَلَكَ بِهِ أَعْطَيْتَهُ، وَمَنِ اسْتَنْصَرَكَ بِهِ نَصَرْتَهُ، وَمَنِ اسْتَغْفَرَكَ بِهِ غَفَرْتَ لَهُ، وَمَنِ اسْتَعانَكَ بِهِ أَعَنْتَهُ، وَمَنِ اسْتَرْزَقَكَ بِهِ رَزَقْتَهُ، وَمَنِ اسْتَغاثَكَ بِهِ أَغَثْتَهُ، وَمَنِ اسْتَرْحَمَكَ بِهِ رَحِمْتَهُ، وَمَنِ اسْتَجارَكَ بِهِ أَجَرْتَهُ، وَمَنْ تَوَكَّلَ عَلَيْكَ بِهِ كَفَيْتَهُ، وَمَنِ اسْتَعْصَمَكَ بِهِ عَصَمْتَهُ، وَمَنِ اسْتَنْقَذَكَ بِهِ مِنَ النَّارِ أَنْقَذْتَهُ؛
“Allah’ım! Ben, bildiğimiz ve bilmediğimiz bütün isimlerinle seni çağırıyorum; kendisiyle sana dua edenin duasını kabul ettiğin ve kendisiyle senden bir şey isteyene istediğini verdiğin, kendisiyle senden yardım isteyene yardım ettiğin, kendisiyle senden bağışlanma dileyeni bağışladığın, kendisiyle senden medet isteyene medet ettiğin, kendisiyle senden rızk isteyene rızk verdiğin, kendisiyle senden imdat isteyenin imdadına koştuğun, kendisiyle senden merhamet dileyene merhamet ettiğin, kendisiyle senden sığınma dileyene sığınak verdiğin, kendisiyle sana tevekkül edene yettiğin, kendisiyle senden korunma dileyeni koruduğun, kendisiyle onu cehennemden kurtarmanı isteyeni kurtardığın, kendisiyle ona karşı şefkatli olmanı isteyene şefkatli olduğun, kendisiyle sana ümit bağlayana ümit ettiği şeyi verdiğin; kendisiyle Adem’i seçtiğin, Nuh’u kurtardığın, İbrahim’i dost edindiğin, Musa’yı seninle konuşan kıldığın, İsa’yı Ruhu’l-Kudüs ettiğin, Muhammed’i habib kıldığın ve Ali’yi vasi ettiğin -rahmetin onların üzerine olsun- en yüce azim isminle, en büyük kebir isminle senden istiyorum ki, hacetlerimi karşılayasın, geçmiş günahlarımı bağışlayansın, senin lâyık olduğun şeyle bana ve bütün mümin erkek ve kadınlara dünya ve ahirette lütufta bulunasın. Ey sıkıntısı olanların sıkıntısını gideren, ey üzgün ve kalbi yanıkların imdatçısı! Senden başka ilâh yoktur; sen münezzehsin ey alemdekilerin Rabb’i!”
İmam Cafer Sadık’ın (a.s), ashabından bazılarına şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Beşinci sütunun yanında iki rekat namaz kıl; çünkü orası İbrahim’in (a.s) namaz yeridir. Sonra şu duayı oku: “Selam olsun babamız ademe ve annemiz Havva’ya…”
Yedinci sütunun yanında okunanlara yakın tabirlerle.
وَمَنِ اسْتَعْطَفَكَ بِهِ تَعَطَّفْتَ لَهُ، وَمَنْ أَمَّلَكَ بِهِ أَعْطَيْتَهُ، الَّذِي اتَّخَذْتَ بِهِ آدَمَ صَفِيّاً، وَنُوحاً نَجِيّاً، وَ إِبْراهِيمَ خَلِيلاً، وَمُوسىٰ كَلِيماً، وَعِيسىٰ رُوحاً، وَمُحَمَّداً حَبِيباً، وَعَلِيّاً وَصِيّاً صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ أَنْ تَقْضِيَ لِي حَوائِجِي، وَتَعْفُوَ عَمَّا سَلَفَ مِنْ ذُنُوبِي، وَتَتَفَضَّلَ عَلَيَّ بِما أَنْتَ أَهْلُهُ وَلِجَمِيعِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِناتِ لِلدُّنْيا وَالْآخِرَةِ، يَامُفَرِّجَ هَمِّ الْمَهْمُومِينَ، وَيَا غِياثَ الْمَلْهُوفِينَ، لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ سُبْحانَكَ يَا رَبَّ الْعالَمِينَ.