السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ابْنَ رَسُولِ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ابْنَ الْبَشِيرِ النَّذِيرِ وَابْنَ سَيِّدِ الْوَصِيِّينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ابْنَ فاطِمَةَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا خِيَرَةَ اللّٰهِ وَابْنَ خِيَرَتِهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ثارَ اللّٰهِ وَابْنَ ثَارِهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا الْوِتْرُ الْمَوْتُورُ، السَّلامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا الْإِمامُ الْهَادِي الزَّكِيُّ وَعَلَىٰ أَرْوَاحٍ حَلَّتْ بِفِنائِكَ وَأَقامَتْ فِي جِوارِكَ، وَوَفَدَتْ مَعَ زُوَّارِكَ، السَّلامُ عَلَيْكَ مِنِّي مَا بَقِيتُ وَبَقِيَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ، فَلَقَدْ عَظُمَتْ بِكَ الرَّزِيَّةُ وَجَلَّتْ فِي الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ وَفِي أَهْل السَّموَاتِ وَأَهْلِ الْأَرَضِينَ أَجْمَعِينَ، فَإِنَّا لِلّٰهِ وَ إِنَّا إِلَيْهِ راجِعُونَ، صَلَواتُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ وَتَحِيَّاتُهُ عَلَيْكَ يَا أَبا عَبْدِ اللّٰهِ الْحُسَيْنِ وَعَلَىٰ آبائِكَ الطَّيِّبِينَ الْمُنْتَجَبِينَ وَعَلَىٰ ذُرِّيَّاتِكُمُ الْهُداةِ الْمَهْدِيِّينَ؛
“Selam olsun sana ey Resulullah’ın oğlu, selam olsun sana ey müjdeleyici ve korkutucu -peygamberin- oğlu ve ey vasilerin efendisi -Ali’nin- oğlu; selam olsun sana ey alemdeki kadınların efendisi Fatıma-‘nın oğlu; ey Allah’ın seçtiği ve seçtiğinin oğlu; selam olsun sana ey gerçek intikamı Allah’ın alacağı ve intikamı alınacak olan kişinin oğlu, selam olsun sana ey zulme uğrayıp yalnız kalan. Selam olsun sana ey arınmış hidayet edici imam ve -selam olsun- senin yanına varan, yanıbaşında ikamet eden ve ziyaretçilerinle haremine gelen ruhlara (Kerbela şehitlerine). Ben dünyada kaldıkça, gece ve gündüzün kaldığı sürece benden sana selam olsun. Senin musibetin ve sana yapılan şiddetli zulüm müminlere, Müslümanlara, bütün gök ehline ve yer ehline çok büyük geldi. Biz Allah’tanız ve O’na dönecek olanlarız. Allah’ın salavatı, bereketleri ve tahiyyatı senin ve senin tertemiz ve seçilmiş babalarının ve sizin hidayet edici ve hidayet olmuş soylarınızın üzerine olsun ey Eba Abdulahi’lHüseyin. Allah seni yalnız bırakan, sana yardım ve nusretini terk eden ümmete lanet etsin. Allah size karşı zulmün temelini atan, size karşı zulüm ortamını hazırlayan, size eziyet ve zulmetme yolunu açan, bu zulüm ve sitemin sizin diyarınıza ve Şiilerinize de yayılmasına neden olan ümmete lanet etsin.
لَعَنَ اللّٰهُ أُمَّةً خَذَلَتْكَ وَتَرَكَتْ نُصْرَتَكَ وَمَعُونَتَكَ، وَلَعَنَ اللّٰهُ أُمَّةً أَسَّسَتْ أَساسَ الظُّلْمِ لَكُمْ وَمَهَّدَتِ الْجَوْرَ عَلَيْكُمْ وَطَرَّقَتْ إِلىٰ أَذِيَّتِكُمْ وَتَحَيُّفِكُمْ وَجارَتْ ذٰلِكَ فِي دِيارِكُمْ وَأَشْياعِكُمْ، بَرِئْتُ إِلَى اللّٰهِ عَزَّوَجَلَّ وَ إِلَيْكُمْ يَا سَادَاتِي وَمَوَالِيَّ وَأَئِمَّتِي مِنْهُمْ وَمِنْ أَشْياعِهِمْ وَأَتْباعِهِمْ، وَأَسْأَلُ اللّٰهَ الَّذِي أَكْرَمَ يَا مَوالِيَّ مَقامَكُمْ وَشَرَّفَ مَنْزِلَتَكُمْ وَشَأْنَكُمْ أَنْ يُكْرِمَنِي بِوِلايَتِكُمْ وَمَحَبَّتِكُمْ وَالايْتِمامِ بِكُمْ، وَبِالْبَراءَةِ مِنْ أَعْدَائِكُمْ، وَأَسْأَلُ اللّٰهَ الْبَرَّ الرَّحِيمَ أَنْ يَرْزُقَنِي مَوَدَّتَكُمْ وَأَنْ يُوَفِّقَنِي لِلطَّلَبِ بِثارِكُمْ مَعَ الْإِمامِ الْمُنْتَظَرِ الْهادِي مِنْ آلِ مُحَمَّدٍ، وَأَنْ يَجْعَلَنِي مَعَكُمْ فِي الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ وَأَنْ يُبَلِّغَنِي الْمَقامَ الْمَحْمُودَ لَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ؛
Ey efendilerim, mevlalarım ve imamlarım! Ben Allah Azze ve Celle’ye ve size yönelerek onlardan, onların takipçi ve izleyicilerinden uzaklaşıyorum. Ey mevlalarım! Sizin makamınızı saygın kılan, mevki ve şanınızı şereflendiren Allah’tan sizin velayet ve sevginizle, sizi imam edinip düşmanlarınızdan uzaklaşmakla bana ikramda bulunmasını diliyorum. İyi ve şefkatli Allah’tan beni sizin sevginizle rızıklandırmasını, Muhammed’in Ehl-i Beyt’inden hidayet edici ve beklenilen imamla birlikte sizin kanınızın intikamını almaya beni muvaffak etmesini, dünya ve ahrette beni sizinle birlikte etmesini ve beni sizin Allah yanındaki beğenilmiş makamınıza ulaştırmasını istiyorum. Allah Azze ve Celle’den sizin için kıldığı şan ve hakkınız hürmetine sizin musibetinizden dolayı musibete uğrayanlara verdiği en üstün sevabı bana vermesini niyaz ediyorum. Biz Allah’tanız ve O’na döneceğiz. Sizin karşılaştığınız musibet müminlerin ve Müslümanların kalbine ne kadar da acı ve ağır geldi! Biz Allah’tanız ve O’na döneceğiz. Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle. Bu konumumda beni senden kendilerine salavat, rahmet ve mağfiret ulaşan kimselerden eyle. Beni dünya ve ahrette senin yanında haysiyetli olanlardan ve mukareplerden eyle. Ben Muhammed ve Ehl-i Beyt’inin -rahmetin onun ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun- vesilesiyle sana yaklaşıyorum.
وَأَسْأَلُ اللّٰهَ عَزَّوَجَلَّ بِحَقِّكُمْ وَبِالشَّأْنِ الَّذِي جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ أَنْ يُعْطِيَنِي بِمُصابِي بِكُمْ أَفْضَلَ مَا أَعْطىٰ مُصاباً بِمُصِيبَةٍ، ﴿إِنَّا لِلّٰهِ وَ إِنَّا إِلَيْهِ راجِعُونَ﴾. يَا لَها مِنْ مُصِيبَةٍ مَا أَفْجَعَها وَأَنْكاها لِقُلُوبِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ، فَإِنَّا لِلّٰهِ وَ إِنَّا إِلَيْهِ راجِعُونَ. اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاجْعَلْنِي فِي مَقامِي مِمَّنْ تَنالُهُ مِنْكَ صَلَواتٌ وَرَحْمَةٌ وَمَغْفِرَةٌ، وَاجْعَلْنِي عِنْدَكَ وَجِيهاً فِي الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ، فَإِنِّي أَتَقَرَّبُ إِلَيْكَ بِمُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ صَلَواتُكَ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ . اللّٰهُمَّ وَ إِنِّي أَتَوَسَّلُ وَأَتَوَجَّهُ بِصَفْوَتِكَ مِنْ خَلْقِكَ وَخِيَرَتِكَ مِنْ خَلْقِكَ مُحَمَّدٍ وَعَلِيٍّ وَالطَّيِّبِينَ مِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا؛
Allah’ım! Ben, senin yarattığın kulların arasından seçtiğin ve seçkin kıldığın Muhammed, Ali ve bunların soylarından olan tertemiz kişileri Sana vesile kıldım.
Allah’ım! O halde Muhammed ve Muhammed’in Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle; yaşamımı onların yaşamı, ölümümü onların ölümü -gibi- kıl, dünya ve ahrette anlarla aramda ayrılık düşürme. Gerçekten sen duayı kabul edensin.
Allah’ım! Bugün azap ve belanın (münafıkların Muhammed’in Ehl-i Beyt’ine kin ve eziyetlerinin) yenilendiği, lanetin melun Yezid, Yezidoğulları, Ziyadoğulları, Ömer b. Sa’d ve Şimr’e indiği gündür.
Allah’ım! Onlara lanet et, ilk ve son kişilerden onların sözlerine, yaptıklarına razı olanlara çok miktarda lanet et ve onları cehennem ateşine sok; onları cehenneme yerleştir; ne kötü menzildir orası! Onlara ve onları izleyen, onlara biat eden, onları takip eden, onlara yardım eden ve yaptıklarına razı olanlara cehennemi kesin ve kaçınılmaz kıl. Onlara ve buna razı olan herkesin üzerine her zalimi, her gasıbı, her inkar edeni, her kafiri, her müşriki, her kavulmuş şeytanı ve hakkı bildiği halde aksini yapan her zorbayı lanetlediğin lanetlerinden bir kapı aç.
اللّٰهُمَّ فَصَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاجْعَلْ مَحْيايَ مَحْياهُمْ، وَمَماتِي مَماتَهُمْ، وَلَا تُفَرِّقْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فِي الدُّنْيا وَالْآخِرةِ، إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعاءِ . اللّٰهُمَّ وَهٰذَا يَوْمٌ تَُجَدَّدَُ فِيهِ النِّقْمَةُ، وَتَُنَزَّلَُ فِيهِ اللَّعْنَةُ عَلَى اللَّعِينِ يَزِيدَ وَعَلَىٰ آلِ يَزِيدَ وَعَلَىٰ آلِ زِيادٍ وَعُمَرَ بْنِ سَعْدٍ وَالشِّمْرِ . اللّٰهُمَّ الْعَنْهُمْ وَالْعَنْ مَنْ رَضِيَ بِقَوْلِهِمْ وَفِعْلِهِمْ مِنْ أَوَّلٍ وَآخِرٍ لَعْناً كَثِيراً، وَأَصْلِهِمْ حَرَّ نارِكَ، وَأَسْكِنْهُمْ جَهَنَّمَ وَسَاءَتْ مَصِيراً، وَأَوْجِبْ عَلَيْهِمْ وَعَلَىٰ كُلِّ مَنْ شايَعَهُمْ وَبايَعَهُمْ وَتابَعَهُمْ وَساعَدَهُمْ وَرَضِيَ بِفِعْلِهِمْ وَافْتَحْ لَهُمْ وَعَلَيْهِمْ وَعَلَىٰ كُلِّ مَنْ رَضِيَ بِذٰلِكَ لَعَناتِكَ الَّتِي لَعَنْتَ بِها كُلَّ ظالِمٍ، وَكُلَّ غاصِبٍ، وَكُلَّ جاحِدٍ، وَكُلَّ كافِرٍ، وَكُلَّ مُشْرِكٍ، وَكُلَّ شَيْطانٍ رَجِيمٍ، وَكُلَّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ. اللّٰهُمَّ الْعَنْ يَزِيدَ وَآلَ يَزِيدَ وَبَنِي مَرْوانَ جَمِيعاً،
Allah’ım! Yezid’e, Yezidoğulları ve Mervanoğullarının tümüne lanet et. Allah’ım! Peygamberinin Ehl-i Beyt’ine zulmeden ilk kişiye gazap, öfke, azap ve intikamlarını kat kat artır.
Allah’ım! Onlara tüm zulmedenlere lanet et, onlardan intikam al; gerçekten sen suçlulardan intikam alıcısın.
Allah’ım! Muhammed’in Ehl-i Beyt’ine zulmeden ilk kişiye lanet et; onların ruhlarına, diyarlarına ve kabirlerine lanet et.
Allah’ım! Peygamberinin kızının oğlu Hüseyin ile savaşmak için inen, onunla savaşan, onu ashabını, ensarını, yardımcılarını, dostlarını, Şilerini, muhiplerini, ehlibeytini ve soyunu öldüren gruba lanet et.
Allah’ım! Onun malını zorla alanlara, elbise ve çadırını yağmalayanlara, sözünü ve söylediklerini dinlemeyenlere lanet et.
Allah’ım! İlk ve son kişilerden ve kıyamete kadar bütün yaratılanlardan bu haber kendisine ulaştığında buna razı olana lanet et.
Selam olsun sana ey Eba Abdullahi’l-Hüseyin ve -selam olsun- sana yardım edene, yardımına koşana, canıyla fedakârlık edene ve seni savunmak yolunda kalbinin kanını verene. Selam olsun sana ey mevlam! -Selam olsun- onlara, senin ve onların ruhuna, senin ve onların türbetine.
اللّٰهُمَّ وَضَعِّفْ غَضَبَكَ وَسَخَطَكَ وَعَذابَكَ وَنَقِمَتَكَ عَلَىٰ أَوَّلِ ظالِمٍ ظَلَمَ أَهْلَ بَيْتِ نَبِيِّكَ، اللّٰهُمَّ وَالْعَنْ جَمِيعَ الظَّالِمِينَ لَهُمْ وَانْتَقِمْ مِنْهُمْ إِنَّكَ ذُو نِقْمَةٍ مِنَ الْمُجْرِمِينَ، اللّٰهُمَّ وَالْعَنْ أَوَّلَ ظالِمٍ ظَلَمَ آلَ بَيْتِ مُحَمَّدٍ، وَالْعَنْ أَرْواحَهُمْ وَدِيارَهُمْ وَقُبُورَهُمْ، وَالْعَنِ اللّٰهُمَّ الْعِصابَةَ الَّتِي نازَلَتِ الْحُسَيْنَ ابْنَ بِنْتِ نَبِيِّكَ وَحارَبَتْهُ وَقَتَلَتْ أَصْحابَهُ وَأَنْصارَهُ وَأَعْوَانَهُ وَأَوْلِيَاءَهُ وَشِيعَتَهُ وَمُحِبِّيهِ وَأَهْلَ بَيْتِهِ وَذُرِّيَّتَهُ، وَالْعَنِ اللّٰهُمَّ الَّذِينَ نَهَبُوا مالَهُ، وَسَلَبُوا حَرِيمَهُ، وَلَمْ يَسْمَعُوا كَلامَهُ وَلَا مَقالَهُ، اللّٰهُمَّ وَالْعَنْ كُلَّ مَنْ بَلَغَهُ ذٰلِكَ فَرَضِيَ بِهِ مِنَ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ وَالْخَلائِقِ أَجْمَعِينَ إِلىٰ يَوْمِ الدِّينِ؛ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا أَبا عَبْدِاللّٰهِ الْحُسَيْنَ وَعَلَىٰ مَنْ سَاعَدَكَ وَعاوَنَكَ وَ وَاسَاكَ بِنَفْسِهِ، وَبَذَلَ مُهْجَتَهُ فِي الذَّبِّ عَنْكَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ وَعَلَيْهِمْ، وَعَلَىٰ رُوحِكَ وَعَلَىٰ أَرْواحِهِمْ، وَعَلَىٰ تُرْبَتِكَ وَعَلَىٰ تُرْبَتِهِمْ .
Allah’ım! Onlara rahmet, rıdvan, mutluluk ve sevinç ver. Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Abdullah, ey peygamberlerin sonuncusunun oğlu ve ey vasilerin en üstününün oğlu ve alemdeki kadınların en üstününün oğlu. Selam olsun sana ey şehid ve şehidin oğlu!
Allah’ım! Bu saat, bugün, bu zaman ve her zaman benden ona tehiyyet ve selam ulaştır. Gece ve gündüz devam ettikçe devam eden sürekli bir selamla selam olsun sana ey alemdekilerin en üstününün oğlu ve seninle birlikte şahadete erişenlere. Selam olsun şehid olan Hüseyin b. Ali’ye, selam olsun şehid olan Ali b. Hüseyin’e, selam olsun şehid olan Abbas b. Emirulmüminin’e, selam olsun Emirulmümininin evlatlarından olan şehitlere, selam olsun Cafer ve Akil’in evlatlarından olan şehitlere, selam olsun bütün mümin şehitlere.
اللّٰهُمَّ لَقِّهِمْ رَحْمَةً وَرِضْواناً وَرَوْحاً وَرَيْحاناً، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبا عَبْدِاللّٰهِ، يَا ابْنَ خاتَمِ النَّبِيِّينَ، وَيَا ابْنَ سَيِّدِ الْوَصِيِّينَ، وَيَا ابْنَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا شَهِيدُ يَا ابْنَ الشَّهِيدِ . اللّٰهُمَّ بَلِّغْهُ عَنِّي فِي هٰذِهِ السَّاعَةِ، وَفِي هٰذَا الْيَوْمِ، وَفِي هٰذَا الْوَقْتِ، وَكُلِّ وَقْتٍ تَحِيَّةً وَسَلاماً؛ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا ابْنَ سَيِّدِ الْعالَمِينَ، وَعَلَى الْمُسْتَشْهَدِينَ مَعَكَ سَلاماً مُتَّصِلاً مَا اتَّصَلَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ ، السَّلامُ عَلَى الْحُسَيْنِ بْنِ عَلِيٍّ الشَّهِيدِ، السَّلامُ عَلَىٰ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ الشَّهِيدِ، السَّلامُ عَلَى الْعَبَّاسِ بْنِ أَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ الشَّهِيدِ، السَّلامُ عَلَى الشُّهَداءِ مِنْ وُلْدِ أَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ، السَّلامُ عَلَى الشُّهَداءِ مِنْ وُلْدِ جَعْفَرٍ وَعَقِيلٍ، السَّلامُ عَلَىٰ كُلِّ مُسْتَشْهَدٍ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ .
Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle ve benden onlara tehiyyet ve selam ulaştır. Selam olsun sana ya Reselullah! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Oğlun Hüseyin aleyhisselamın mateminden dolayı Allah sana güzel sevap versin. Selam olsun sana ey Eba’l-Hasan ey Emirelmüminin! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Oğlun Hüseyin aleyhisselamın mateminden dolayı Allah sana güzel sevap versin. Selam olsun sana ey Fatıma, ey alemlerin Rabbinin peygamberinin kızı! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Oğlun Hüseyin aleyhisselamın mateminden dolayı Allah sana güzel sevap versin. Selam olsun sana ey Eba Muhammed Hasan! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Kardeşin Hüseyin aleyhisselamın mateminden dolayı Allah sana güzel sevap versin. Selam olsun yaşayan ve ölen mümin erkek ve kadınların ruhlarına; Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri onların üzerine olsun. Mevlaları Hüseyin aleyhisselamın mateminden dolayı Allah onlara güzel sevap versin.
Allah’ım! Bizi, kendisiyle İslam ve Müslümanlara izzet vereceğin adil imamla birlikte onun kanını talep edenlerden (intikamını alanlardan) eyle; -duamı kabul et- ey alemlerin Rabbi!”
اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَبَلِّغْهُمْ عَنِّي تَحِيَّةً وَسَلاماً، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ وَعَلَيْكَ السَّلامُ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ، أَحْسَنَ اللّٰهُ لَكَ الْعَزاءَ فِي وَلَدِكَ الْحُسَيْنِ عَلَيْهِ السَّلامُ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا أَبَا الْحَسَنِ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ وَعَلَيْكَ السَّلامُ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ، أَحْسَنَ اللّٰهُ لَكَ الْعَزاءَ فِي وَلَدِكَ الْحُسَيْنِ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا فاطِمَةُ يَا بِنْتَ رَسُولِ رَبِّ الْعالَمِينَ وَعَلَيْكِ السَّلامُ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ؛ أَحْسَنَ اللّٰهُ لَكِ الْعَزاءَ فِي وَلَدِكِ الْحُسَيْنِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا أَبا مُحَمَّدٍ الْحَسَنَ وَعَلَيْكَ السَّلامُ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ، أَحْسَنَ اللّٰهُ لَكَ الْعَزاءَ فِي أَخِيكَ الْحُسَيْنِ، السَّلامُ عَلَىٰ أَرْواحِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِناتِ، الْأَحْياءِ مِنْهُمْ وَالْأَمْواتِ، وَعَلَيْهِمُ السَّلامُ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ، أَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُمُ الْعَزاءَ فِي مَوْلاهُمُ الْحُسَيْنِ . اللّٰهُمَّ اجْعَلْنا مِنَ الطَّالِبِينَ بِثارِهِ مَعَ إِمامٍ عَدْلٍ تُعِزُّ بِهِ الْإِسْلامَ وَأَهْلَهُ يَا رَبَّ الْعالَمِينَ.
Sonra secdeye giderek şöyle de:
اللّٰهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ عَلَىٰ جَمِيعِ مَا نابَ مِنْ خَطْبٍ، وَلَكَ الْحَمْدُ عَلَىٰ كُلِّ أَمْرٍ، وَ إِلَيْكَ الْمُشْتَكىٰ فِي عَظِيمِ الْمُهِمَّاتِ بِخِيَرَتِكَ وَأَوْلِيائِكَ وَذٰلِكَ لِما أَوْجَبْتَ لَهُمْ مِنَ الْكَرَامَةِ وَالْفَضْلِ الْكَثِيرِ . اللّٰهُمَّ فَصَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَارْزُقْنِي شَفاعَةَ الْحُسَيْنِ عَلَيْهِ السَّلاٰمُ يَوْمَ الْوُرُودِ، وَالْمَقامَِ الْمَشْهُودِ، وَالْحَوْضَِ الْمَوْرُودِ، وَاجْعَلْ لِي قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَكَ مَعَ الْحُسَيْنِ وَأَصْحابِ الْحُسَيْنِ عَلَيْهِ السَّلاٰمُ الَّذِينَ وَاسَوْهُ بِأَنْفُسِهِمْ، وَبَذَلُوا دُونَهُ مُهَجَهُمْ، وَجاهَدُوا مَعَهُ أَعْداءَكَ ابْتِغاءَ مَرْضاتِكَ وَرَجَائِكَ، وَتَصْدِيقاً بِوَعْدِكَ، وَخَوْفاً مِنْ وَعِيدِكَ، إِنَّكَ لَطِيفٌ لِمَا تَشاءُ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
“Allah’ım! Ariz olan bütün durumlarda Sana hamdolsun, bütün işlerden dolayı sana hamdolsun, seçkin kullarına ve velilerine ulaşan büyük musibetlerde şikayet mercisi Sensin; bu da onlara gerekli kıldığın büyük fazilet ve lütuftan dolayıdır.
Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle, Sana geliş (kıyamet) günü Hüseyin’in şefaatini, şuhud makamını ve varid olunan Kevser havuzunu bana nasip eyle. Kendi katında benim için Hüseyn aleyhisselam ve ona canlarıyla yardın eden, uğrunda kanlarını veren, Senin rızan için, vaadına ümit ve iman edip azabından korkarak onun yanında Senin düşmanlarınla savaşan ashabıyla birlikte senin yanında soğruluk ve sebat gösterenlerden eyle. Şüphesiz Sen istediğine çok lütfedensin; -duamı kabul et- ey merhametlilerin en merhametlisi.”