اللّٰهُمَّ أَنْتَ السَّلامُ، وَمِنْكَ السَّلامُ، وَ إِلَيْكَ يَعُودُ السَّلامُ، وَدارُكَ دارُ السَّلامِ، حَيِّنا رَبَّنا مِنْكَ بِالسَّلامِ . اللّٰهُمَّ إِنِّي صَلَّيْتُ هٰذِهِ الصَّلاةَ ابْتِغاءَ رَحْمَتِكَ وَرِضْوانِكَ وَمَغْفِرَتِكَ وَتَعْظِيماً لِمَسْجِدِكَ . اللّٰهُمَّ فَصَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَارْفَعْها فِي عِلِّيِّينَ وَتَقَبَّلْها مِنِّي يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
“Allah’ım! Selam sensin, selam sendendir, selam sana döner, senin yurdun selam yurdudur; Rabb’imiz! Bize kendinden bir selamla selam et.
Allah’ım! Ben, senin rahmetini, hoşnutluğunu, mağfiretini dileyerek ve mescidini ululayarak bu namazı kıldım.
Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyti’ne rahmet eyle, bu namazı İlliyin’e (en yüksek makama) yücelt ve benden kabul eyle; ey merhametlilerin en merhametlisi!”
Bu makama, Dekketu’l-Mirac denmektedir. Bunun sebebi ise, Resulullah’ın (s.a.a) miraca giderken Allah Teala’dan müsaade isteyerek oraya inerek iki rekat namaz kılmış olmasıdır.