Camia Ziyareti – 3. Ziyaret

Allame Meclisî bu ziyareti, “Tuhfetu’z-Zair” kitabında sekizinci camia ziyareti olarak kaydederek şöyle buyurmuştur: Bu ziyareti Seyyid İbn Tavus İmam Cafer Sadık’tan (a.s) Arefe dualarıyla birlikte rivayet etmiştir. Bu ziyaret her zaman ve her yerde okunabilir, özellikle Arefe gününde; ziyaret şöyledir:

السَّلامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا نَبِيَّ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا خِيَرَةَ اللّٰهِ مِنْ خَلْقِهِ، وَأَمِينَهُ عَلَىٰ وَحْيِهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ أَنْتَ حُجَّةُ اللّٰهِ عَلَىٰ خَلْقِهِ، وَبابُ عِلْمِهِ، وَوَصِيُّ نَبِيِّهِ، وَالْخَلِيفَةُ مِنْ بَعْدِهِ فِي أُمَّتِهِ، لَعَنَ اللّٰهُ أُمَّةً غَصَبَتْكَ حَقَّكَ وَقَعَدَتْ مَقْعَدَكَ، أَنَا بَرِيءٌ مِنْهُمْ وَمِنْ شِيعَتِهِمْ إِلَيْكَ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا فاطِمَةُ الْبَتُولُ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا زَيْنَ نِساءِ الْعالَمِينَ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ رَسُولِ رَبِّ الْعالَمِينَ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْكِ وَعَلَيْهِ، السَّلامُ عَلَيْكِ يَا أُمَّ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ، لَعَنَ اللّٰهُ أُمَّةً غَصَبَتْكِ حَقَّكِ، وَمَنَعَتْكِ مَا جَعَلَهُ اللّٰهُ لَكِ حَلالاً، أَنَا بَرِيءٌ إِلَيْكِ مِنْهُمْ، وَمِنْ شِيعَتِهِمْ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبا مُحَمَّدٍ الْحَسَنَ الزَّكِيَّ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ، لَعَنَ اللّٰهُ أُمَّةً قَتَلَتْكَ، وَبايَعَتْ فِي أَمْرِكَ وَشايَعَتْ، أَنَا بَرِيءٌ إِلَيْكَ مِنْهُمْ وَمِنْ شِيعَتِهِمْ؛

“Selam olsun sana ya Resulellah, selam olsun sana ey Allah’ın peygamberi, selam olsun sana ey Allah’ın kulları arasından seçtiği ve vahyine emin kıldığı kişi, selam olsun sana ey mevlam, ey Emirulmüminin; selam olsun sana ey mevlam; sen Allah’ın kullarına hücceti, ilminin kapısı, peygamberinin vasisi ve ondan sonra ümmeti arasında halifesisin. Allah senin hakkını gasbedip senin yerine oturan ümmete lanet etsin. Ben onlardan ve onların takipçilerinden teberri ediyorum. Selam olsun sana ey Fatıma-i Betul, selam olsun sana ey alemdeki kadınların ziyneti, selam olsun sana ey alemlerin Rabbinin elçisinin kızı; Allah’ın salatı senin ve onun üzerine olsun. Selam olsun sana ey Hasan ile Hüseyin’in annesi. Allah senin hakkını gasbeden ve seni, Allah’ın senin için helal kıldığı şeyden alıkoyan ümmete lanet etsin. Ben onlardan ve onların izleyicilerinden teberi ediyor ve sana yöneliyorum. Selam olsun sana ey mevlam, ey arınmış Eba Muhammed Hasan, selam olsun sana ey mevlam; Allah seni öldüren, sana düşmanlık etmek için -Muaviye’ye- biat ve itaat eden ümmete lanet etsin; ben onlardan ve izleyicilerinden teberi ediyor ve sana yöneliyorum.

 

السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبا عَبْدِ اللّٰهِ الْحُسَيْنَ ابْنَ عَلِيٍّ، صَلَواتُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَعَلَىٰ أَبِيكَ وَجَدِّكَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، لَعَنَ اللّٰهُ أُمَّةً اسْتَحَلَّتْ دَمَكَ، وَلَعَنَ اللّٰهُ أُمَّةً قَتَلَتْكَ وَاسْتَباحَتْ حَرِيمَكَ، وَلَعَنَ اللّٰهُ أَشْياعَهُمْ وَأَتْباعَهُمْ، وَلَعَنَ اللّٰهُ الْمُمَهِّدِينَ لَهُمْ بِالتَّمْكِينِ مِنْ قِتالِكُمْ، أَنَا بَرِيءٌ إِلَى اللّٰهِ وَ إِلَيْكَ مِنْهُمْ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبا مُحَمَّدٍ عَلِيَّ بْنَ الْحُسَيْنِ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبا جَعْفَرٍ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ، السَّلامُ عَلَيْكَ يا مَوْلايَ يَا أَبا عَبْدِ اللّٰهِ جَعْفَرَ بْنَ مُحَمَّدٍ؛ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبَا الْحَسَنِ مُوسَى بْنَ جَعْفَرٍ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يا أَبَا الْحَسَنِ عَلِيَّ بْنَ مُوسَىٰ،

Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Abdullah Hüseyin b. Ali, Allah’ın salatı senin, senin babanın ve ceddin Muhammed’in üzerine olsun -Allah’ın salatı ona ve Ehl-i Beyti’ne-. Senin kanını helal bilen ümmete Allah lanet etsin. Allah seni öldüren, saygınlığını çiğnemeyi helal sayan ümmete lanet etsin. Allah onların izleyicilerine ve takipçilerine lanet etsin. Allah, sizi öldürmek için onlara zemin hazırlayanlara lanet etsin. Ben onlardan Allah’a ve sana doğru uzağım. Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Muhammed Ali b. Hüseyin. Selam olsun sana ey Mevlam, ey Eba Cafer, Muhammed b. Ali. Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Abdullah Cafer b. Muhammed. Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Hasan Musa b. Cafer. Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Hasan Ali b. Musa.

السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبا جَعْفَرٍ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبَا الْحَسَنِ عَلِيَّ بْنَ مُحَمَّدٍ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبا مُحَمَّدٍ الْحَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ، السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مَوْلايَ يَا أَبَا الْقاسِمِ مُحَمَّدَ بْنَ الْحَسَنِ صاحِبَ الزَّمانِ، صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْكَ وَعَلَىٰ عِتْرَتِكَ الطَّاهِرَةِ الطَّيِّبَةِ، يَا مَوالِيَّ كُونُوا شُفَعائِي فِي حَطِّ وِزْرِي وَخَطايايَ، آمَنْتُ بِاللّٰهِ وَبِما أُنْزِلَ إِلَيْكُمْ، وَأَتَوالىٰ آخِرَكُمْ بِما أَتَوالىٰ أَوَّلَكُمْ ، وَبَرِئْتُ مِنَ الْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَاللَّاتِ وَالْعُزَّىٰ، يَا مَوالِيَّ أَنَا سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ، وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ، وَعَدُوٌّ لِمَنْ عاداكُمْ، وَوَلِيٌّ لِمَنْ والاكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ، وَلَعَنَ اللّٰهُ ظالِمِيكُمْ وَغاصِبِيكُمْ، وَلَعَنَ اللّٰهُ أَشْياعَهُمْ وَأَتْباعَهُمْ وَأَهْلَ مَذْهَبِهِمْ، وَأَبْرَأُ إِلَى اللّٰهِ وَ إِلَيْكُمْ مِنْهُمْ.

Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Cafer Muhammed b. Ali. Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Hasan Ali b. Muhammed. Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Muhammed Hasan b. Ali. Selam olsun sana ey mevlam, ey Eba Kasım Muhammed b. Hasan Sahib-i Zaman. Allah’ın salatı senin ve senin tertemiz ve pâk ailenin üzerine olsun. Ey Mevlalarım! Vebal ve hatalarımın yok olması için bana şefaatçi olun. Ben Allah’a ve size inen şeye iman ettim. Sizi birbirinizin ardından birincinizden sonuncunuza kadar veli edinmekte ve sevmekteyim. Cibt, tağut, Lat ve Uzza’dan uzaklaştım. Ey Mevlalarım! Ben kıyamete kadar, sizinle barış olanlarla barış, sizinle savaş halinde olanlarla savaştayım; sizin düşmanlarınıza düşman ve dostlarınıza ise dosttum. Allah size zulmedenlere ve hakkınızı gasbedenlere lanet etsin. Allah onların izleyici ve takipçilerinde ve görüşlerinde olanlara lanet etsin. Ben onlardan Allah’a ve size doğru uzağım.