Köpek Beslenen Evde Namaz ve Dua Kabul Olur mu?

19.09.2026 15:11
Paylaş
A+
A-
Bu yazıyı dinleyin:
0:00
0:00

Köpek beslemek; evlerin veya hayvan sürülerinin korunması, avcılık ya da patlayıcı maddelerin ve uyuşturucuların aranması, deprem ve doğal afetlerde arama-kurtarma faaliyetleri ve bunlara benzer yeni kullanım alanları gibi gerçek faydalar için olursa bunda bir sakınca yoktur. Ancak yalnızca eğlence amacıyla ve dikkate değer herhangi bir faydası olmaksızın köpek beslenirse, bu durum bazı ibadetlerin kabul edilmemesine sebep olur.

Ayrıntılı Cevap

İslam açısından köpek beslemenin iki farklı şekli vardır ve bu iki şeklin hükümleri de birbirinden farklıdır. Şöyle ki:

A: Fayda ve İhtiyaç İçin Köpek Beslemek

Bazı köpeklerin insanlar için gerçek faydaları vardır. Bunlardan evlerin ve hayvan sürülerinin korunmasında veya avcılıkta yararlanılmıştır. Günümüzde ise patlayıcı maddelerin ve uyuşturucuların aranması, deprem ve doğal afetlerde arama-kurtarma faaliyetleri ve bunlara benzer başka kullanım alanları da köpeklerin önceki kullanım alanlarına eklenmiştir.

İslam’a göre insanın mahlûkatın en şereflisi olması ve diğer varlıkların insanın hizmetine verilmiş bulunması[1] dikkate alındığında, köpekler de bu kuralın dışında değildir. Dolayısıyla gerçek bir faydası ve kullanım alanı bulunduğu takdirde köpek beslemekte bir sakınca yoktur. Bunun bir örneğini Kur’an’da da görmekteyiz. Ashâb-ı Kehf’in köpeği de onlar gibi mağaraya gitmiş ve mağaranın girişinde yatıp dinlenmiştir.[2]

Kur’an’ın başka bir yerinde eğitimli köpekle avlanmaya işaret edilmiştir.[3] Büyük fakihler, aralarında İmam Humeynî’nin (r.a.) de bulunduğu âlimler, bu ayete dayanarak köpek tarafından avlanan hayvanların, normal şartlarda şer‘î kesimin şartları uygulanmamış olsa dahi yenilmesini caiz kabul etmişlerdir.[4]

B: Yalnızca Eğlence İçin Köpek Beslemek

Diğer bir şekilde ise insan, köpeği onun fayda ve menfaatlerinden yararlanmak için değil, yalnızca eğlenmek ve vakit geçirmek amacıyla beslemektedir.

İslam dini, insanlara hiçbir faydası bulunmayan, aksine onları Allah’ı anmaktan, toplum içinde bulunmaktan, faydalı işler yapmaktan ve hemcinslerine yardım etmekten alıkoyan faydasız eğlencelere temelden karşıdır. Bu karşı çıkış yalnızca köpek beslemeye özgü değildir; kumar oynamak[5], masal ve boş sözleri dinlemek[6] ve hatta eğlence amacıyla ava çıkmak[7] gibi bu türden başka eğlenceleri de kapsamaktadır.

Diğer taraftan İslam dini, hangi sebeple olursa olsun bütün köpekleri necis kabul etmiştir.[8] Namazın sahih olmasının bağlı olduğu ev ve elbise temizliğini korumak da köpek beslenmesi durumunda daha zor olacaktır.

Tarihe baktığımızda ve zevk ve sefaya düşkün olup halkın durumuna önem vermeyen yöneticilerin hayatlarını incelediğimizde, onların birçoğunun köpek, maymun, avcı kuşlar ve benzeri hayvanları besleyip onlarla eğlenerek çok fazla zaman kaybettiklerini ve asıl görevleri olan halkın işleriyle ilgilenmekten geri kaldıklarını görmekteyiz. Bu tür yöneticilere örnek olarak Yezid b. Muaviye gösterilebilir. Şehitlerin Efendisi İmam Hüseyin (a.s.), Yezid’in veliaht yapılmasına ilişkin Muaviye’ye yazdığı itiraz mektubunda, içki içmesini ve köpeklerle oyalanmasını onun kötü ahlaki özellikleri arasında saymıştır.[9]

Yukarıda açıklanan bu iki farklı şekil arasındaki fark belirlendikten sonra, sorunuzun cevabı şu şekilde verilebilir: Birinci durumda köpek beslemekte bir sakınca yoktur ve bu durum namazınıza ve duanıza da zarar vermez. Yalnızca ibadetleriniz için gerekli temizliği gözetmeyi unutmamanız gerekir. Ancak ikinci durumda köpek beslemek, kendi başına Allah’ın ve Allah’ın rahmet meleklerinin köpek beslenen evden yüz çevirmesine sebep olur. Rivayet kitaplarımızda da bu konuya özel bir bölüm ayrılmış ve burada bu hususta nakledilen rivayetler açıklanmıştır.[10] Bu rivayetlerden bir bölümünün tercümesini aşağıda aktarıyoruz. Dilerseniz söz konusu kitaplara başvurarak diğer rivayetleri de inceleyebilirsiniz:

İmam Sâdık (a.s.) şöyle buyurmaktadır: Köpek beslenen bir evde namaz kılınmaz; çünkü melekler, içinde köpek beslenen bir eve girmezler. Ancak köpek av köpeği olur ve evin ayrı bir bölümünde tutulursa bu durumda bir sakınca yoktur.[11]

Cevabın tamamlanması için iki hususun daha belirtilmesi gerekmektedir:

Birinci Husus

İslam, eğlencenin aslına karşı değildir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.a.), Emîrü’l-Müminîn’e (a.s.) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmaktadır: Her akıllı insan, hayatındaki zamanını üç bölüme ayırmalıdır. Bir bölümünü ibadet ve Allah ile münacatla geçirmeli, başka bir bölümünü geçim masraflarını karşılamak için ekonomik faaliyet ve çalışmaya ayırmalı, üçüncü bölümünü ise helal eğlencelere tahsis etmelidir.[12] Bazı rivayetlerde de bu tür eğlenceler, insanın diğer görevlerini daha iyi yerine getirmesine yardımcı olan bir unsur olarak değerlendirilmiştir.[13]

İkinci Husus

İslam’ın evde köpek beslemekten kaçınılmasına yaptığı vurgu, insanların canlı bir varlık ve tabiatın bir parçası olan bu hayvana şefkatle davranmasıyla çelişmez. Hayvanlara sevgi göstermeyi günahların bağışlanmasına vesile sayan birçok rivayet bulunmaktadır. Bunlardan birine işaret ediyoruz:

İslam Peygamberi (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: Bir kadın çölde yolculuk ediyordu. Susuzluğunu gidermek için bir su kuyusunun yanında durup su içti ve yoluna devam etmek istedi. Birden şiddetli susuzluk sebebiyle dilini nemli toprağa sürten bir köpekle karşılaştı. Kadın kendi kendine, “Bu köpek de benim gibi susamış” dedi. Ardından çizmesini suyla doldurdu ve kendi elleriyle köpeğin susuzluğunu giderdi. Allah da bu iyi davranışın karşılığında o kadının günahlarını bağışladı. Peygamber’in (s.a.a.) ashabı kendisine, “Hayvanlara sevgi göstermemiz karşılığında da bize ecir ve sevap var mıdır?” diye sordular. Resûl-i Ekrem (s.a.a.) cevaben, “Her canlı varlığa sevgi ve şefkat göstermede ecir ve sevap vardır” buyurdu.[14]

Bizim sorumuz şudur: Dost ve akrabaları ziyaret etmek, eş ve çocuklarla sohbet etmek, hastaları ve güçten düşmüş kimseleri ziyaret etmek, sağlıklı ve faydalı sporlar yapmak, ziyaret ve gezi amaçlı yolculuklara çıkmak ve bunlara benzer daha birçok sağlıklı ve helal eğlence mevcutken ve bunlar insanı eğlendirmenin yanı sıra onun hem dinine hem de dünyasına fayda sağlarken, insanın hiçbir faydası bulunmayan, yalnızca zaman ve para kaybına yol açan ve daha da önemlisi Allah’ın hoşnutsuzluğuna sebep olma ihtimali bulunan eğlencelerin peşinden gitmesi uygun mudur?

Dipnotlar

  [1]. İsrâ Suresi, 70. ayet; Câsiye Suresi, 13. ayet ve Kur’an’daki daha birçok ayet.
  [2]. Kehf Suresi, 18. ayet: «و کلبهم باسط ذراعیه بالوصید».
  [3]. Mâide Suresi, 4. ayet: «و ما علمتم من الجوارح مکلبین…».
  [4]. Humeynî, Rûhullah, Tahrîrü’l-Vesîle, Dârü’l-İlm, Kum, 2. baskı, c. 2, s. 135.
  [5]. Mâide Suresi, 90-91. ayetler.
  [6]. Lokmân Suresi, 6. ayet.
  [7]. Vesâilü’ş-Şîa kitabının 8. cildinin 478. sayfasında şu başlıkla bir bölüm bulunmaktadır: Bir kimse eğlenmek ve zevk düşkünlüğü amacıyla ava çıkarsa namazı tamdır; çünkü yolculuğu günah içerir. Ancak kendisinin ve ailesinin geçimini sağlamak amacıyla ava giderse bunda bir sakınca yoktur. Dilerseniz bu bölümde yer alan rivayetleri inceleyebilirsiniz.
  [8]. Bütün mercilerin amel risalelerinde köpeğin necis olduğu belirtilmiştir. Bazı düşünürler bunun için birtakım gerekçeler ortaya koymuş olsalar da asıl delil, bu konuda mevcut olan rivayetlerdir. Bunların sebebi bizim için açık olsun veya olmasın, onları kabul etmekle yükümlüyüz.
  [9]. Meclisî, Muhammed Bâkır, Bihârü’l-Envâr, Müessesetü’l-Vefâ, Beyrut, 1404 h.k., c. 44, s. 214.
  [10]. Meclisî, Muhammed Bâkır, Bihârü’l-Envâr, c. 80, s. 288.
  [11]. Hürr-i Âmilî, Muhammed b. Hasan, Vesâilü’ş-Şîa, Müessesetü Âli’l-Beyt, Kum, 1409 h.k., c. 5, s. 175, rivayet 6260.
  [12]. Aynı eser, c. 11, s. 344, rivayet 14971. (Aynı cildin 14984 numaralı rivayetinde bu içerik Emîrü’l-Müminîn’den (a.s.), İmam Hasan’a (a.s.) hitaben nakledilmiştir.)
  [13]. Aynı eser, c. 17, s. 63, rivayet 21987.
  [14]. Meclisî, Muhammed Bâkır, Bihârü’l-Envâr, c. 62, s. 65.

Paylaş