1- Alçak gönüllülük; insanların sana nasıl davranmasını istiyorsan, onlara öyle davranmaktır.(1) 2- Allah’a yaklaşmanın en iyi vesilesi; O’nu tanıdıktan sonra namaz kılmak, ana-babaya iyilikte bulunmak, kıskançlığı, kendini beğenmişliği ve başkalarına karşı övünmeyi bırakmaktır.(2) 3- Kim ihanet eder de bir şeyin kusurunu bir Müslüman’dan gizlerse veya başka bir yolla onu aldatır...
İmam Musa Kâzım (a.s), hicrî kamerî 183 yılı recep ayının beşinde, Bağdat’ta, Sindi b. Şahik’in zindanında zehirlenip şahadete ulaştı. İmam Musa’nın (a.s) pak kabri, Bağdat’ın “Kureyş Kabirleri” bölgesinde (şimdiki Kazimeyn) bulunmaktadır. Hâlihazırda Şiî ve Ehlisünnet Müslümanlar bu türbeyi ziyaret etmektedirler. Hatib, “Tarih-u Bağdad” adlı eserinde Ali b. Hallal’dan şöyle nakletmektedir:...
28.01.2026 15:38
Ali b. Yaktin Ali b. Yaktin, hicrî kamerî 124 yılında Kûfe’de dünyaya gelmiştir.(5) Şiî olan babası, İmam Cafer Sadık’a (a.s) kendi malından gönderiyordu. Mervan onu takip altına alınca kaçmak zorunda kaldı. Bunun peşinden eşi ile Ali ve Abdullah ismindeki iki oğlu Medine’ye gittiler. Emevî saltanatı yıkılıp Abbasî hükümetinin kurulması üzerine...
28.01.2026 15:36
İmam Musa Kâzım’ın (a.s) ilim ve davranışları, Hz. Resul-i Ekrem’in (s.a.a) ve tertemiz babalarının ilim ve amelinin yansımasıydı. Bütün ilim ve kemal susamışları, onun mektebinin kaynağından susuzluklarını gideriyorlardı. İnsanları öyle yetiştiriyordu ki, onun mektebinden ders alanlar çok kısa bir zamanda ilim ve amelde çok yüce bir makama ulaşabiliyorlardı. Yaklaşık yirmi...
28.01.2026 15:30
İmamlarımız (üzerlerine selâm olsun), imamı; ilmî, dinî ve siyasî mercii insanlara tanıtırken, bunu siyasî bakımdan istismar etmek isteyenlerin bir dayanakları olmasın diye ve yine gerçek Şiîlerin hakiki imam ve önderi tanımaları için her zaman kendilerinden sonraki imamın ismini apaçık bir şekilde söylerlerdi. İşte bu nedenle İmam Musa Kâzım (a.s) hakkında...
28.01.2026 15:24
İmam Musa Kâzım’ın (a.s) eşsiz hilmi, sabrı ve affı başkaları için bir örnektir. İmam’ın isminden sonra “Kâzım” lakabının yer alması, onun bu özelliğini göstermekte, öfkesini yenip af ve sabrını ortaya koymaktadır. Abbasîler, İslâm ülkesinin dört bir yanında baskılar kurarak halkın malını beytülmal diye alıyorlar, zevk-u sefa sürüyorlar ve onları har...
28.01.2026 15:18
İmam Musa Kâzım’ın (a.s) Allah Teâlâ’yı özel tanıyışı, Rabbiyle manevî ünsiyeti ve tertemiz Ehlibeyt İmamları’na (a.s) has olan zatî nuranîliği; bütün bunların hepsi onu sıcak bir ibadete ve Allah Teâlâ’yla âşıkane bir raz-u niyaza sevk ediyordu. İmam (a.s) ibadeti, Allah Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerim’de yaratılışın hedefi olarak tanıttığı gibi biliyor ve...
28.01.2026 15:09
Yüce Ehlibeyt İmamları (a.s) ilâhî ilimleriyle kendilerinden sorulan her soruya doğru, tam ve soran kişinin anlayacağı şekilde cevap verirlerdi. Onlarla ilmî tartışmaya giren herkes, düşmanları da dâhil onların karşısında kendi acizliklerini; o yüce kişilerin ise geniş, kapsamlı ve üstün ilimlerini itiraf etmek zorunda kalırdı. Bir gün Harun Reşid, İmam’ı (a.s)...
28.01.2026 15:02
Harun, Ali Oğullarının Abbasî hükümeti karşısında sert direniş göstermelerinden çok rahatsız oluyordu. Bu yüzden, mümkün olan her yolla onları ezmeye veya toplumda küçük düşürmeye çalışıyordu. Vicdanlarını satmış saray şairlerine, Ali Oğullarını hicvetmeleri için büyük paralar veriyordu. Örneğin, Mansur Nemirî’yi Ali Oğullarını hicvetmek için okuduğu bir kasideye karşılık istediği her şeyi...
28.01.2026 14:46