Peygamberlik Delilleri – 2

08.07.2025 21:58
3
A+
A-

İkinci Delil: Önceki Peygamberlerin Müjdelemesi

İslam Peygamberinin çıkışı Ehl-i Kitap dediğimiz, Yahudiler ve Hıristiyanlar tarafından beklenen bir oyladı. Çünkü geçmiş peygamberler, kendilerinden sonra gelecek olan büyük peygamberi bildirmişlerdi. Gelecek olan bu üstün peygamber için açık seçik bir takım belirtiler de sayılmaktaydı. Günümüzde elimizde bulunan tahrif olmuş İncil ve Tevrat’ta bile Peygamberimizi müjdeleyen bazı bilgiler bulunmaktadır.

Sırf bu tür bilgilere dayanarak, hem İslam’ın ilk geldiği dönemlerde ve hem de asrımızda İslam’a giren birçok Hıristiyan ve Yahudi âlimi olmuştur. Örneğin Abdulahat Dâvûd[1], İbrahim Philobus[2], Tahran’ın büyük Hıristiyan âlimlerinden Mirza Muhammed Rıza ve Hacı Baba Kazvini Yezdi bu isimlerden bazılarıdır. Saydığımız bu din âlimlerin hepsi Müslüman olduktan sonra, Tevrat ve İncil’de Hz. Muhammed’i (s) konu edinen müstakil kitaplar kaleme almışlardır.

Özellikle Barnabas İcili’inde Hz. Muhammed hakkında çok açık ve net müjdeler yer almaktadır. Barnabas İncili tevhid konusunda Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olması inancını net bir şekilde reddettiği için kilise tarafından dört İncil’den biri olarak kabul görmemiştir. Ancak tarihi kaynaklarla eskiden beri var olduğu ispat edilmiştir. Daha peygamber efendimiz dünyaya gelmeden önce, kilisenin yayınladığı yasaklı kitaplar listesinde adı geçen Barnabas İncili’nin yazarı Barnabas, Hz. İsa ile aynı dönemde yaşamış tek İncil yazarı olma vasfına sahiptir.

Barnabas İncili’nde şu açık ibareler geçmektedir:

“Fakat, benden sonra bütün peygamberlerin ve kutsal kişilerin ulusu gelecek ve peygamberlerin söyledikleri tüm şeylerin karanlığı üstüne ışık dökecektir. Çünkü O, Allah’ın elçisidir.”[3]

“…Benden sonra gelecek ve belki de benim yolunu hazırladığım Allah’ın Elçisi dışında bütün peygamberler gelmiş bulunuyor.”[4]

“Ayağı üstüne kalkan Âdem, havada güneş gibi parlayan bir yazı gördü: ‘Allah’tan başka ilâh yoktur ve Muhammed Allah’ın Rasulû’dür.’ Bunun üzerine Âdem ağzını açarak, dedi: ‘Şükür sana ey Allah’ım! Rabb, bana hayat nimeti verdin; fakat (senden) bana söylemeni diliyorum: Bu, Muhammed Allah’ın elçisidir, sözlerinin mesajı ne anlama geliyor? Benden önce (yaratılmış) başka insanlar mı vardı?’

Bundan sonra Allah dedi: ‘Tabii, ey kulum Âdem. Sana diyorum ki: İlk yarattığım insan sensin. Ve senin görmüş olduğun, yıllar sonra dünyaya gelecek, benim resulüm olacak ve her şeyi kendisi için yarattığım oğlundur. Geldiği zaman dünyaya ışık verecektir; ruhu, ben herhangi bir şey yaratmadan altmış bin yıl önce semavî bir nur içine konmuştur.’”

Hz. Muhammed’in peygamberliğinden bahseden tek kutsal kitap Barnabas İncili değildir. Hem Tevrat hem de diğer İncillerde de Peygamberimizi işaret eden metinler bulunuyor.

Hıristiyanların şu anda tasvip ettikleri dört İncil’den biri olan Yuhanna İncil’inde Efendimizi işaret eden metinlerden birinde şöyle deniliyor: “İsa Mesih şöyle dedi: Artık ben sizinle çok söyleşmem. Çünkü bu âlemin reisi geliyor. Bende asla O’nun nesnesi yoktur…”[5]

Yine elimizde bulunan tahrif edilmiş Tevrat’ta birçok işaret edici cümle arasından şu cümleyi aktarıyoruz:

“Rab, Sina’dan geldi ve onlara Sâir’den doğdu; Faran dağlarında parladı ve mukaddeslerin on binleri içinden geldi. Onlar için sağında ateşli ferman vardı.”[6]

Faran dağlarının Mekke dağları olduğu bilinen bir gerçektir. Çünkü Tevrat’ta Hz. İsmail’in babasından ayrılıp Mekke’ye yerleşmesi anlatılırken de “Faran” kelimesi kullanılmıştır.

Dört İncil ve Tevrat’ta yer alan Hz. Muhammed (s) hakkındaki doğrudan ve dolaylı bilgiler bunlarla sınırlı değildir. Özellikle de bu müjdeleyici cümleleri biri birinin yanına koyup, bir bütün olarak incelediğimizde, İncil ve Tevrat’ın tahrif olmuş haliyle bile son peygamber Hz. Muhammed’i açıkça müjdelediğini anlıyoruz.

Kutsal kitaplarda Hz. Muhammed’le ilgili haberler, bağımsız bir çalışma konusu olacak kadar detaylıdır. Biz burada sadece birkaç örnekle yetinmek zorunda kaldık. Özellikle bu delillerden yola çıkarak Müslüman olan Yahudi ve Hıristiyan din âlimleri, bu konuyu müstakil eserler kaleme alarak detaylıca incelemişlerdir.

Kutsal kitaplardaki cümlelerin dışında, Hıristiyan ve Yahudilerin Hz. Muhammed’i beklediklerine şahitlik eden tarihi vakalar da mevcuttur. Bu vakalar arasında, en çok bilinen tarihi olay şudur:

Hz. Muhammed, amcası Ebu Talip ile Şam yolculuğuna çıkmıştı. Yol üzerindeki bir menzilde, Buheyra isiminde bir Hıristiyan âlimi ile karşılaşırlar. Bu Hıristiyan âlimi efendimizin amcasına yeğeninin gelecekteki Peygamberin alametlerini taşıdığını söyler ve onu herhangi bir tehlike ihtimaline karşı geri götürmesini öğütler ve böylece de Peygamber efendimiz Mekke’ye geri döndürülür.

Yine Hz. Selman-ı Farisi’nin efendimizin çıkışını beklediği ve okuduğu kutsal kitaplardan aldığı bilgilere dayanarak, çıkacak olan son peygamberin arayışında olduğu bilinen bir gerçektir.

Bu bölümü özetlersek:

Hz. Muhammed’in geleceği, önceki Peygamberler tarafından bildirilmiştir. Öyle ki Hıristiyan ve Yahudiler uzun zamandan beri Mekke ve civarında bir peygamberin geleceğinden sürekli bahsedip durmaktaydılar.

Ayrıca hem İnciller ve hem de Tevrat tahrif edilmiş halleriyle bile Hz. Muhammed’e tatbik edilebilen birçok müjde ve alamet içermektedirler.

[1]-Eski adı Benjamin Keldani’dir. Tevrat ve İncil’e Göre Hz. Muhamamed isimli kitabı Nusret Çam tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir.

[2]-Daha sonra Halil İbrahim Ahmed ismini alan Mısır’lı Kıpti rahip ki o da İncil ve Tevrat’ta Muhammet isminde bir kitap yazmıştır.

[3]-Barnabas İncili 17. bölüm

[4]-Barnabas İncili 36. bölüm

[5]-Yuhanna İncili bab: 14, âyet: 30

[6]-Ahd-i Atik (Tevrat) Tesniye, Bab 33, Âyet: 2

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.