Recep Ayının Bütün Günlerinde Yapılacak Ameller

Recep ayının belli bir gününe ait olmayıp her gününde okunan bu ameller şunlardır:
1- İmam Zeynelabidin’den (a.s) nakledilen şu duayı her gün okumak:

يَا مَنْ يَمْلِكُ حَوائِجَ السَّائِلِينَ، وَيَعْلَمُ ضَمِيرَ الصَّامِتِينَ، لِكُلِّ مَسْأَلَةٍ مِنْكَ سَمْعٌ حَاضِرٌ، وَجَوَابٌ عَتِيدٌ . اللّٰهُمَّ وَمَواعِيدُكَ الصَّادِقَةُ، وَأَيادِيكَ الْفَاضِلَةُ، وَرَحْمَتُكَ الْوَاسِعَةُ، فَأَسْأَلُكَ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَأَنْ تَقْضِىَ حَوائِجِى لِلدُّنْيا وَالْآخِرَةِ، إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ.

Ey sâillerin hacetlerini elinde bulunduran ve susanların sırrını bilen (Allah)! Sen her isteği anında duyar ve her isteği yerine getirebilirsin. Allah’ım! Senin vaatlerin sadık, nimetlerin bol ve rahmetin geniştir. O halde, Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet etmeni ve benim dünya ve ahiretle ilgili hacetlerimi vermeni diliyorum. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.

 

2- İmam Cafer Sadık’ın (a.s) Recep ayının her gününde okuduğu
şu duayı okumak:

خابَ الْوافِدُونَ عَلَىٰ غَيْرِكَ، وَخَسِرَ الْمُتَعَرِّضُونَ إِلّا لَكَ، وَضاعَ الْمُلِمُّونَ إِلّا بِكَ، وَأَجْدَبَ الْمُنْتَجِعُونَ إِلّا مَنِ انْتَجَعَ فَضْلَكَ، بَابُكَ مَفْتُوحٌ لِلرَّاغِبِينَ، وَخَيْرُكَ مَبْذُولٌ لِلطَّالِبِينَ، وَفَضْلُكَ مُباحٌ لِلسَّائِلِينَ، وَنَيْلُكَ مُتَاحٌ لِلْآمِلِينَ، وَرِزْقُكَ مَبْسُوطٌ لِمَنْ عَصَاكَ، وَحِلْمُكَ مُعْتَرِضٌ لِمَنْ نَاوَاكَ، عَادَتُكَ الْإِحْسانُ إِلَى الْمُسِيئِينَ، وَسَبِيلُكَ الْإِبْقاءُ عَلَى الْمُعْتَدِينَ . اللّٰهُمَّ فَاهْدِنِى هُدَى الْمُهْتَدِينَ، وَارْزُقْنِى اجْتِهادَ الْمُجْتَهِدِينَ، وَلَا تَجْعَلْنِى مِنَ الْغَافِلِينَ الْمُبْعَدِينَ، وَاغْفِرْ لِى يَوْمَ الدِّينِ.

Senden başkasının kapısına giden mahrum kalır; senden gayrisine yönelen ziyan eder; senin katından başkasına yönelen zayi olur ve senin fazl u kereminden başkasını uman kaybeder. Kapın talep edenlere açıktır; hayır ve ihsanın, arayanlara ulaşır. Fazl u keremin sâillere mubah, bağışın ümit edenlere hazır, rızkın sana isyan eden lere (dahi) açıktır. Hilmin seni kastedenlere ulaşır. Kötülük edenlere iyilik etmek, senin sünnetin ve haddini aşanlarla müdara etmek senin yolundur. Allah’ım! O halde beni de hidayet edilmişlerin yoluna hidayet et. Bana da (itaatin yolunda) çaba gösterenlerin çabasını nasip buyur; beni (rahmetinden) uzaklaştırılmış gafillerden eyleme ve ceza (Kıyamet) gününde beni bağışla.

3- İmam Cafer Sadık’tan (a.s) nakledilen şu duanın her gün okunması:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ صَبْرَ الشَّاكِرِينَ لَكَ، وَعَمَلَ الْخَائِفِينَ مِنْكَ، وَيَقِينَ الْعَابِدِينَ لَكَ . اللّٰهُمَّ أَنْتَ الْعَلِىُّ الْعَظِيمُ، وَأَنَا عَبْدُكَ الْبَائِسُ الْفَقِيرُ، أَنْتَ الْغَنِىُّ الْحَمِيدُ، وَأَنَا الْعَبْدُ الذَّلِيلُ . اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَامْنُنْ بِغِنَاكَ عَلَىٰ فَقْرِى، وَبِحِلْمِكَ عَلَىٰ جَهْلِى، وَبِقُوَّتِكَ عَلَىٰ ضَعْفِى، يَا قَوِىُّ يَا عَزِيزُ . اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ الْأَوْصِياءِ الْمَرْضِيِّينَ، وَاكْفِنِى مَا أَهَمَّنِى مِنْ أَمْرِ الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.

Allah’ım! Sana şükredenlerin sabrını, Senden korkanların amelini ve sana ibadet edenlerin yakinini diliyorum Senden. Allah’ım! Sen yücesin, azamet sahibisin; bense Senin zavallı ve fakir bir kulunum. Sen gani ve güzel sıfatlara sahipsin, bense zelil bir kulum. Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et ve zenginliğinle fakirliğime, hilim ve sabrınla cahilliğime, gücünle zayıflığıma acı; ey güçlü ve izzet sahibi! Allah’ım! Muhammed’e ve onun beğenilmiş vasileri olan Ehlibeyt’ine rahmet et; dünya ve ahiretimle ilgili önemli sorunlarımı hallet, ey merhametlilerin en merhametlisi!

4- Şeyh Tusî’nin naklettiğine göre, recep ayında her gün şu duanın okunması:

اللّٰهُمَّ يَا ذَا الْمِنَنِ السَّابِغَةِ، وَالْآلَاٰءِ الْوَازِعَةِ، وَالرَّحْمَةِ الْوَاسِعَةِ، وَالْقُدْرَةِ الْجَامِعَةِ، وَالنِّعَمِ الْجَسِيمَةِ، وَالْمَواهِبِ الْعَظِيمَةِ، وَالْأَيادِى الْجَمِيلَةِ، وَالْعَطايَا الْجَزِيلَةِ . يَا مَنْ لَايُنْعَتُ بِتَمْثِيلٍ، وَلَا يُمَثَّلُ بِنَظِيرٍ، وَلَا يُغْلَبُ بِظَهِيرٍ .يَا مَنْ خَلَقَ فَرَزَقَ، وَأَلْهَمَ فَأَنْطَقَ، وَابْتَدَعَ فَشَرَعَ، وَعَلا فَارْتَفَعَ، وَقَدَّرَ فَأَحْسَنَ، وَصَوَّرَ فَأَتْقَنَ، وَاحْتَجَّ فَأَبْلَغَ، وَأَنْعَمَ فَأَسْبَغَ، وَأَعْطىٰ فَأَجْزَلَ، وَمَنَحَ فَأَفْضَلَ . يَا مَنْ سَمَا فِى الْعِزِّ فَفاتَ نَواظِرَ الْأَبْصارِ، وَدَنا فِى اللُّطْفِ فَجازَ هَواجِسَ الْأَفْكارِ .يَا مَنْ تَوَحَّدَ بِالْمُلْكِ فَلاٰ نِدَّ لَهُ فِى مَلَكُوتِ سُلْطَانِهِ، وَتَفَرَّدَ بِالْآلَاٰءِ وَالْكِبْرِياءِ فَلَا ضِدَّ لَهُ فِى جَبَرُوتِ شَأْنِهِ، يَا مَنْ حارَتْ فِى كِبْرِياءِ هَيْبَتِهِ دَقائِقُ لَطائِفِ الْأَوْهامِ، وَانْحَسَرَتْ دُونَ إِدْراكِ عَظَمَتِهِ خَطَائِفُ أَبْصَارِ الْأَنامِ .يَا مَنْ عَنَتِ الْوُجُوهُ لِهَيْبَتِهِ؛ وَخَضَعَتِ الرِّقابُ لِعَظَمَتِهِ، وَوَجِلَتِ الْقُلُوبُ مِنْ خِيفَتِهِ، أَسْأَلُكَ بِهَذِهِ الْمِدْحَةِ الَّتِى لَاتَنْبَغِى إِلّا لَكَ، وَبِما وَأَيْتَ بِهِ عَلَىٰ نَفْسِكَ لِداعِيكَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ، وَبِما ضَمِنْتَ الْإِجابَةَ فِيهِ عَلَىٰ نَفْسِكَ لِلدَّاعِينَ،يَا أَسْمَعَ السَّامِعِينَ، وَأَبْصَرَ النَّاظِرِينَ، وَأَسْرَعَ الْحَاسِبِينَ، يَا ذَا الْقُوَّةِ الْمَتِينَ، صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ خَاتَمِ النَّبِيِّينَ وَعَلَىٰ أَهْلِ بَيْتِهِ، وَاقْسِمْ لِى فِى شَهْرِنا هٰذَا خَيْرَ مَا قَسَمْتَ، وَاحْتِمْ لِى فِى قَضَائِكَ خَيْرَ مَا حَتَمْتَ، وَاخْتِمْ لِى بالسَّعادَةِ فِيمَنْ خَتَمْتَ،وَأَحْيِنِى مَا أَحْيَيْتَنِى مَوْفُوراً، وَأمِتْنِى مَسْرُوراً وَمَغْفُوراً، وَتَوَلَّ أَنْتَ نَجَاتِى مِنْ مُساءَلَةِ البَرْزَخِ، وَادْرأْ عَنِّى مُنكَراً وَنَكِيراً، وَأَرِ عَيْنِى مُبَشِّراً وَبَشِيراً، وَاجْعَلْ لِى إِلَىٰ رِضْوَانِكَ وَجِنانِكَ مَصِيراً، وَعَيْشاً قَرِيراً، وَمُلْكاً كَبِيراً، وَصَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ كَثِيراً.

Allah’ım! Ey bol bahşişlerin, çeşitli nimetlerin, geniş rahmetin, eksiksiz kudretin, büyük nimetlerin, azametli bağışların, güzel bahşişlerin, sayısız lütuf ve ihsanların sahibi! Ey misalle anlatılmayan ve benzeri düşünülemeyen, hiçbir güce yenilmeyen (Allah)! Ey yaratıp da rızk veren, (manaları) ilham edip de konuşturan, örneği olmadan eşsiz bir yaratılışı başlatan, yücelip de (her türlü düşünce ve tasavvuru) aşan, her şeye bir ölçü koyup da en iyi şekilde takdir eden, her şeyi en sağlam ve mükemmel şekliyle tasvir eden, en açık ve net delilleri tebliğ eden, nimet verip de bollaştıran, bahşiş edip de çoğaltan, hadsiz hesapsız lütuf ve ihsanda bulunan (Allah)! Ey basiret gözlerinin idrak edemeyeceği izzet derecelerine yücelen, lütuf ve ihsanda düşünce ve hayallere sığmayacak kadar yakın olan (Rabbim)! Ey âlemin padişahlığını elinde bulunduran ve sultanlığında hiçbir ortağı olmayan; ey nimet vermede eşi olmayan, celal ve ceberutunda zıddı bulunmayan; ey heybetinin yüceliğinde en dakik akılları dahi şaşkın bırakan; ey azametini idrak etmekte en ince basiret sahiplerini dahi âciz bırakan; ey makam sahipleri heybeti karşısında alçalan, boyunlar, azameti karşısında eğilen ve kalpler, korkusundan titreyen (Rabbim)! Başkasına lâyık olmayan bu medh u senalar hürmetine, dua eden müminlere vermeyi kendine gerekli kıldığın ve onlara icabet etmeye kefil olduğun şeyler hakkına senden istiyorum.

Ey en iyi duyan ve en iyi gören, ey en çabuk hesaba çeken; ey sağlam ve eksiksiz kuvvet sahibi (Allah’ım)! Peygamberlerin sonuncusu olan Muhammed’e ve onun Ehlibeyti’ne rahmet et ve bu (mübarek) ayımızda en hayırlı kısmetini bana nasip buyur; kesinleştirdiğin en hayırlı hükmünü benim için takdir et ve sonunu hayırlı kıldığın kimseler içinde benim de sonumu saadetle sona erdir. Beni diri tuttuğun müddetçe bollukta yaşat; ölürken sevinçli ve bağışlanmış olarak öldür. Beni Berzah soruşturmasından kurtarmayı kendin üstlen; Münker ve Nekir’i benden uzaklaştır, Mübeşşir ve Beşir’i (müjdeci melekleri) benim gözüme göster; yolumu rızvan ve cennetine çıkar; bana hoş bir hayat ve büyük bir sultanlık nasip eyle. Muhammed ve Ehlibeyt’ine çok rahmet et.

5- Hz. Mehdi’nin (a.s) Ebu Cafer Muhammed İbn Osman İbn Said’e (r.a) recep ayının her gününde okunması için yazdığı dua:

بِسم اللهِ الرَّحمّْنِ الرَّحيمِ، اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ بِمَعانِى جَمِيعِ مَا يَدْعُوكَ بِهِ وُلاةُ أَمْرِكَ الْمَأْمُونُونَ عَلَىٰ سِرِّكَ، الْمُسْتَبْشِرُونَ بأَمْرِكَ، الْواصِفُونَ لِقُدْرَتِكَ، الْمُعْلِنُونَ لِعَظَمَتِكَ، أَسْأَلُكَ بِما نَطَقَ فِيهِمْ مِنْ مَشِيئَتِكَ فَجَعَلْتَهُمْ مَعادِنَ لِكَلِماتِكَ، وَأَرْكاناً لِتَوْحِيدِكَ، وَآياتِكَ وَمَقاماتِكَ الَّتِى لَاتَعْطِيلَ لَهَا فِى كُلِّ مَكَانٍ يَعْرِفُكَ بِهَا مَنْ عَرَفَكَ، لَا فَرْقَ بَيْنَكَ وَبَيْنَها إِلّا أَنَّهُمْ عِبادُكَ وَخَلْقُكَ، فَتْقُها وَرَتْقُها بِيَدِكَ، بَدْؤُها مِنْكَ وَعَوْدُها إِلَيْكَ، أَعْضادٌ وَأَشْهادٌ وَمُناةٌ وَأَذْوَادٌ وَحَفَظَةٌ وَرُوَّادٌ، فَبِهِمْ مَلَأْتَ سَمَاءَكَ وَأَرْضَكَ حَتَّىٰ ظَهَرَ أَنْ لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ، فَبِذٰلِكَ أَسْأَلُكَ، وَبِمَواقِعِ الْعِزِّ مِنْ رَحْمَتِكَ وَبِمَقاماتِكَ وَعَلامَاتِكَ، أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَأَنْ تَزِيدَنِى إِيماناً وَتَثْبِيتاً .وَبارِكْ لَنا فِى شَهْرِنا هٰذَا الْمُرَجَّبِ الْمُكَرَّمِ، وَمَا بَعْدَهُ مِنَ الْأَشْهُرِ الْحُرُمِ، وَأَسْبِغْ عَلَيْنا فِيهِ النِّعَمَ، وَأَجْزِلْ لَنا فِيهِ الْقِسَمَ، وَأَبْرِرْ لَنا فِيهِ الْقَسَمَ، بِاسْمِكَ الْأَعْظَمِ الْأَعْظَمِ الْأَجَلِّ الْأَكْرَمِ، الَّذِى وَضَعْتَهُ عَلَى النَّهَارِ فَأَضاءَ، وَعَلَى اللَّيْلِ فَأَظْلَمَ، وَاغْفِرْ لَنا مَا تَعْلَمُ مِنَّا وَمَا لَانَعْلَمُ، وَاعْصِمْنا مِنَ الذُّنُوبِ خَيْرَ الْعِصَمِ، وَاكْفِنا كَوافِىَ قَدَرِكَ، وَامْنُنْ عَلَيْنا بِحُسْنِ نَظَرِكَ، وَلَا تَكِلْنا إِلَىٰ غَيْرِكَ، وَلَا تَمْنَعْنا مِنْ خَيْرِكَ، وَبَارِكْ لَنَا فِيما كَتَبْتَهُ لَنَا مِنْ أَعْمارِنا، وَأَصْلِحْ لَنا خَبِيئَةَ أَسْرَارِنا، وَأَعْطِنَا مِنْكَ الْأَمانَ، وَاسْتَعْمِلْنا بِحُسْنِ الْإِيمَانِ، وَبَلِّغْنَا شَهْرَ الصِّيامِ، وَمَا بَعْدَهُ مِنَ الْأَيَّامِ وَالْأَعْوامِ، يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرامِ.

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

Allah’ım! Sırrına emin kıldığın, emrine sevinen, kudretini vasfeden, azametini açıklayan emir sahiplerinin ettiği bütün duaların mana ve mefhumu hakkına sana yalvarıyorum. Onlar hakkında geçerli kıldığın meşiyyetin hakkına sana el açıyorum; onlar öyle kimselerdir ki meşiyyetinle kendi kelimelerinin (sırlarının) madeni, tevhidinin, bütün mekânlarda geçerli olan ve seni tanımaya vesile olan ayetlerinin ve makamlarının rükünleri kıldın. Seninle onların arasındaki fark, onların senin kulların ve yaratıkların olmalarıdır. Onların her şeyi senin elindedir; başlangıçları senden ve dönüşleri de sanadır. Onlar (dininin) destekçileri, şahitleri, davetçileri, savunucuları, koruyucuları ve önderleridirler. Onlar vasıtasıyla yeri göğü doldurdun; böylece senden başka bir ilâh olmadığı (gerçeği) ortaya çıktı. O hâlde bütün bunların ve rahmetinin izzet mevkileri ve makamların ve nişanelerin hakkına senden Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet etmeni ve iman ve (doğru yolda) sebatımı artırmanı diliyorum. Ey aşikâr olduğu hâlde gizli ve gizli olduğu halde aşikâr olan! Ey nurla zulmeti birbirinden ayıran, ey zatına varılmadan vasfedilen, benzeri olmadan tanınan! Ey mahdut olan her şeyin ölçü ve sınırını belirleyen ve ey şühud edilen her şeyin şâhidi; bütün varlıkları var eden, sayılan her şeyi sayan, olumsuz (selbî) sıfatlar kendisinde bulunmayan (Allah)! Senden başka bir mabud yoktur; yücelik ve cömertlik ehli sensin.

Ey hiçbir keyfiyetle vasıflanmayan; hiçbir mekânda yer tutmayan; bütün gözlerden gizli kalan (Rabbim)! Ey ebedi varlık, ey varlıkları ayakta tutan ve bilinen her şeyi bilen, Muhammed ve Ehlibeyt’ine, seçilmiş kullarına, perde arkasında tuttuğun insanlara, yakın meleklerine ve emrine hazır dilsizlere rahmet et ve bu yüce recep ayımızı ve ondan sonra gelecek olan haram (hürmetli) ayları bizlere mübarek kıl. Bu ayda nimetlerini bize bollaştır; kısmetimizi çoğalt ve bereketli kıl; en azametli, en yüce ve değerli ismin hakkına; öyle bir isimdir ki o, gündüze koyduğunda aydınlandı; geceye koyduğunda karardı. (Allah’ım!) Senin bildiğin ve bizim bilmediğimiz kötü amellerimizi bağışla. Bizi en iyi şekilde günahlardan koru. Kendi takdirinle bize yeterli ol. Bize iyi bakışınla minnette bulun; bizi kendinden başkasına bırakma; hayrına ulaşmamızı önleme; bizim için yazdığın ömrümüzü bereketli kıl; içimizdeki kötülükleri ıslâh et; bizi kendi azap ve gazabından koru; bize iyi bir imanla amel etmeyi nasip buyur; bizi oruç ayına (ramazana) ve ondan sonra gelecek günler ve yıllara (sağlıkla) ulaştır ey celâl ve kerem sahibi (Allah)!

6- Hz. Mehdi’nin (a.s) Şeyh Ebulkasım’a (r.a) yazdığı şu duayı recep ayının her gününde okumak:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ بِالْمَوْلُودَيْنِ فِى رَجَبٍ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ الثَّانِي وَابْنِهِ عَلِيِّ بْنِ مُحَمَّدٍ الْمُنْتَجَبِ، وَأَتَقَرَّبُ بِهِمَا إِلَيْكَ خَيْرَ الْقُرَبِ، يَا مَنْ إِلَيْهِ الْمَعْرُوفُ طُلِبَ، وَفِيما لَدَيْهِ رُغِبَ، أَسْأَلُكَ سُؤالَ مُقْتَرِفٍ مُذْنِبٍ قَدْ أَوْبَقَتْهُ ذُنُوبُهُ، وَأَوْثَقَتْهُ عُيُوبُهُ، فَطالَ عَلَى الْخَطايَا دُؤُوبُهُ، وَمِنَ الرَّزَايا خُطُوبُهُ، يَسْأَلُكَ التَّوْبَةَ، وَحُسْنَ الْأَوْبَةِ، وَالنُّزُوعَ عَنِ الْحَوْبَةِ، وَمِنَ النَّارِ فَكاكَ رَقَبَتِهِ، وَالْعَفْوَ عَمَّا فِى رِبْقَتِهِ، فَأَنْتَ مَوْلَاٰىَ أَعْظَمُ أَمَلِهِ وَثِقَتِهِ .اللّٰهُمَّ وَأَسْأَلُكَ بِمَسَائِلِكَ الشَّرِيفَةِ، وَوَسَائِلِكَ الْمُنِيفَةِ أَنْ تَتَغَمَّدَنِى فِى هٰذَا الشَّهْرِ بِرَحْمَةٍ مِنْكَ وَاسِعَةٍ، وَنِعْمَةٍ وَازِعَةٍ، وَنَفْسٍ بِمَا رَزَقْتَها قَانِعَةٍ، إِلَىٰ نُزُولِ الْحَافِرَةِ، وَمَحَلِّ الْآخِرَةِ، وَمَا هِىَ إِلَيْهِ صَائِرَةٌ.

Allah’ım! Recep ayında dünyaya gelen (iki yüce velin olan) ikinci Muhammed İbn Ali (İmam Muhammed Tâkî) ve onun seçilmiş oğlu Ali İbn Muhammed (İmam Ali Nakî) hürmetine sana yalvarıyor ve onlar vasıtasıyla sana en iyi şekilde yakınlaşmayı hedef ediniyorum. Ey kendisinden iyilik istenilen ve katında olana rağbet edilen zat! Günahlara boğulan, günahlarından dolayı helâk olup, kusurlarının elinde esir olan, bu yüzden uzun zaman hatalara alışan, bunun sıkıntı ve kederini çekip sonra (kapına) gelip tövbe edip kabulünü isteyen, günahlardan uzaklaşmayı, (cehennem) ateşinden kurtulmayı ve üzerinde bulunan vizr u vebalinin affını dileyen birisi gibi sana yalvarıyor ve senden aynı şeyleri ben de diliyorum. Ey Mevla’m! Böyle birisinin ümit ve güvencesi ancak sensin.

Allah’ım! (yine) şerefli meselelerin ve yüce vesilelerin hürmetine senden, beni bu ayda geniş rahmetine ve çeşitli nimetlerine boğmanı, kabre inip âhiret yurduna varıncaya kadar bana, verdiğin rızka yetinen bir nefis bağışlamanı diliyorum.

7- Yine Hz. Mehdi’nin (a.s) naibi Şeyh Ebulkasım Hüseyn İbn Ruh’tan (r.a) şöyle rivayet edilmiştir:

Recep ayında ziyaretine gittiğin Allah’ın Masum Velileri’ni şu cümlelerle ziyaret et:

الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِى أَشْهَدَنا مَشْهَدَ أَوْلِيائِهِ فِى رَجَبٍ، وَأَوْجَبَ عَلَيْنا مِنْ حَقِّهِمْ مَا قَدْ وَجَبَ، وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ الْمُنْتَجَبِ، وَعَلَىٰ أَوْصِيائِهِ الْحُجُبِ .اللّٰهُمَّ فَكَما أَشْهَدْتَنا مَشْهَدَهُمْ فَأَ نْجِزْ لَنا مَوْعِدَهُمْ، وَأَوْرِدْنا مَوْرِدَهُمْ، غَيْرَ مُحَلَّئِينَ عَنْ وِرْدٍ فِى دارِ الْمُقامَةِ وَالْخُلْدِ، وَالسَّلامُ عَلَيْكُمْ، إِنِّى قَدْ قَصَدْتُكُمْ وَاعْتَمَدْتُكُمْ بِمَسْأَلَتِى وَحَاجَتِى وَهِىَ فَكَاكُ رَقَبَتِى مِنَ النَّارِ، وَالْمَقَرُّ مَعَكُمْ فِى دَارِ الْقَرارِ، مَعَ شِيعَتِكُمُ الْأَبْرَارِ، وَالسَّلامُ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِ،أَنَا سائِلُكُمْ وَآمِلُكُمْ فِيمَا إِلَيْكُمُ التَّفْوِيضُ، وَعَلَيْكُمُ التَّعْوِيضُ، فَبِكُمْ يُجْبَرُ الْمَهِيضُ، وَيُشْفَى الْمَرِيضُ، وَمَا تَزْدَادُ الْأَرْحَامُ وَمَا تَغِيضُ؛ إِنِّى بِسِرِّكُمْ مُؤْمِنٌ ، وَ لِقَوْلِكُمْ مُسَلِّمٌ، وَعَلَى اللّٰهِ بِكُمْ مُقْسِمٌ فِى رَجْعِى بِحَوَائِجِى وَقَضَائِها وَ إِمْضَائِها وَإِنْجَاحِها وَ إِبْراحِها وَبِشُؤُونِى لَدَيْكُمْ وَصَلَاحِها،وَالسَّلامُ عَلَيْكُمْ سَلَامَ مُوَدِّعٍ، وَلَكُمْ حَوائِجَهُ مُودِعٌ‌ٍ، يَسْأَلُ اللّٰهَ إِلَيْكُمُ الْمَرْجِعَ، وَسَعْيَُهُ إِلَيْكُمْ غَيْرَُ مُنْقَطِعٍ، وَأَنْ يَرْجِعَنِى مِنْ حَضْرَتِكُمْ خَيْرَ مَرْجِعٍ إِلَىٰ جَنَابٍ مُمْرِعٍ، وَخَفْضٍ عَيشٍ مُوَسَّعٍ، وَدَعَةٍ وَمَهَلٍ إِلَىٰ حِينِ الْأَجَلِ، وَخَيْرِ مَصِيرٍ وَمَحَلٍّ فِى النَّعِيمِ الْأَزَلِ، وَالْعَيْشِ الْمُقْتَبَلِ، وَدَوامِ الْأُكُلِ، وَشُرْبِ الرَّحِيقِ وَالسَّلْسَلِ ، وَعَلٍّ وَنَهَلٍ لَاسَأَمَ مِنْهُ وَلَا مَلَلَ،وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ وَتَحِيَّاتُهُ عَلَيْكُمْ حَتَّى الْعَوْدِ إِلَىٰ حَضْرَتِكُمْ، وَالْفَوْزِ فِى كَرَّتِكُمْ، وَالْحَشْرِ فِى زُمْرَتِكُمْ، وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ عَلَيْكُمْ وَصَلَواتُهُ وَتَحِيَّاتُهُ، وَهُوَ حَسْبُنا وَنِعْمَ الْوَكِيلُ.

Bizi recep ayında kendi velilerinin türbelerinde hazır eden ve onların haklarını üzerimize farz kılan Allah’a hamdolsun. Allah, seçkin Muhammed’e ve (değer ve faziletleri olduğu gibi) tanınmayan vasîlerine rahmet etsin.

Allah’ım! Bizi (ziyaret için) onların türbelerinde hazır ettiğin gibi, (Kıyamet günü) onların varacağı yere de vardır; onların gireceği ebediyyet yurduna (cennete) bizleri de götür.

Selâm olsun size (ey Allah’ın velileri), ben size yönelerek ve size güvenerek kendi dilek ve hacetimi (Allah’tan) istemeye geldim. Dilek ve hacetim, ateşten kurtulmak ve ebediyyet yurdunda, iyi dostlarınızla birlikte sizlerin yanınızda yer almaktır. Selâm olsun size (Allah yolunda her türlü belâ ve zorluğa gösterdiğiniz) sabırdan dolayı. Ne de güzel yurttur kazandığınız son yurt (cennet). Ben (Hak Teâlâ) tarafından görevlendirildiğiniz ve yetki sahibi olduğunuz şeylerde size ümit besliyor, hacetimi sizden istiyorum. Kırık gönüller sizinle düzelir; hasta sizinle şifa bulur. Rahimler çok veya az doğurur. Ben sizin hakikatinize inanıyor ve sözlerinize boyun eğiyorum. Hacetlerimi isterken, onların hükme bağlanması, imzalanması, yerine gelmesi. büyümesi ve sizin yanınızdaki durumumun düzelmesi için Allah’ı sizin (hürmet ve makamınıza) ant veriyorum. Sizi, veda eden ve hacetlerini yanınızda emanet bırakıp (yerine gelmesini ümit eden), Allah’tan tekrar size dönmeyi ve ziyaretinizden kopmamayı dileyen birisi gibi selâmlıyorum.

Allah’tan, huzurunuzdan döndüğümde beni hayır ve bereket dolu bir yere, ölünceye kadar bolluk ve rahatlık içinde geçecek bir hayata döndürmesini, ölünce de gidişimi hayırlı bir gidiş ve yerimi ezelî nimetlerle dolu, mutlu bir hayat, daimî yiyecekler, Rahîq ve Selsebîl gibi hiçbir zaman bıkkınlık ve rahatsızlık getirmeyen hoş içeceklerle donatılan bir yer kılmasını istiyorum. Yeniden huzurunuza dönünceye, dönüşünüzde saadete kavuşuncaya ve Kıyamet gününde safınızda haşredilinceye kadar Allah’ın rahmeti, bereketleri ve selâmları sizlerin üzerinize olsun; (tekrar) Allah’ın rahmeti, bereketleri, rahmet ve selâmları sizin üzerinize ol-sun. O bize yeter ve O ne güzel vekildir!

8- Seyyid İbn Tâvûs, (r.a) Muhammed İbn Zekvân’dan (r.a) şöyle naklediyor: İmam Cafer Sadık’a (a.s); “Canım sana feda olsun, işte recep ayına girmiş bulunuyoruz; Allah’ın beni faydalandıracağı bir duayı bana öğretmenizi istiyorum.” dedim.

İmam (a.s), “Yaz” diye buyurdu:

“Bismillahirrahmanirrahim”

Recep ayının her gününde akşam, sabah, gece ve gündüz kıldığın namazların ardından şu duayı oku:

يَا مَنْ أَرْجُوهُ لِكُلِّ خَيْرٍ، وَآمَنُ سَخَطَهُ عِنْدَ كُلِّ شَرٍّ، يَا مَنْ يُعْطِى الْكَثِيرَ بِالْقَلِيلِ، يَا مَنْ يُعْطِى مَنْ سَأَلَهُ، يَا مَنْ يُعْطِى مَنْ لَمْ يَسْأَلْهُ وَمَنْ لَمْ يَعْرِفْهُ تَحَنُّناً مِنْهُ وَرَحْمَةً، أَعْطِنِى بِمَسْأَلَتِى إِيَّاكَ جَمِيعَ خَيْرِ الدُّنْيا وَجَمِيعَ خَيْرِ الْآخِرَةِ، وَاصْرِفْ عَنِّى بِمَسْأَلَتِى إِيَّاكَ جَمِيعَ شَرِّ الدُّنْيا وَشَرِّ الْآخِرَةِ، فَإِنَّهُ غَيْرُ مَنْقُوصٍ مَا أَعْطَيْتَ، وَزِدْنِى مِنْ فَضْلِكَ يَا كَرِيمُ.

Ey her hayrını ümit ettiğim ve her kötülükte gazabından güvencede olmayı umduğum (Rabbim)! Ey aza karşılık çok veren; ey rahmet ve şefkatinden dolayı isteyene de, istemeyene de veren. Sana yalvarıyorum, dünya ve âhiret hayrının hepsinden bana da nasip buyur. Bütün dünya ve âhiret şerrini benden uzaklaştır. Şüphesiz senin verdiğinde azalma olmaz. Kendi fazl u kereminden bana verdiğini artır; ey Kerim (Allah)!

يَا ذَا الْجَلالِ وَالْإِكْرامِ، يَا ذَا النَّعْماءِ وَالْجُودِ، يَا ذَا الْمَنِّ وَالطَّوْلِ، حَرِّمْ شَيْبَتِي عَلَى النَّارِ.

Ey celâl ve kerem sahibi, ey (sonsuz) nimetler ve cömertlik sahibi, ey bağış ve ihsan sahibi, şu beyaz sakalımı (cehennem) ateşine haram kıl.”

9- Resulullah’tan (s.a.a) şöyle rivayet edilmiştir: “Kim Recep ayında yüz defa:

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الَّذِي لَاإِلٰهَ إِلّا هُوَ وَحْدَهُ لَاشَرِيكَ لَهُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ.

Kendisinden başka ilâh olmayan, tek olup ortağı bulunmayan Allah’tan, bağışlanma diliyor ve ona tövbe ediyorum.

söyler, ardından da sadaka verirse, Allah onun sonunu rahmet ve mağfiretle hatmeder. Kim dört yüz defa söylerse, Allah yüz şehidin sevabını kendisine verir.”

10- Yine Resul-i Ekrem’den (s.a.a) şöyle rivayet edilmiştir: “Kim recep ayında bin defa: ‘Lâ ilâhe illallah’ söylerse, Allah-u Teâlâ onun için bin hasene yazar ve cennette yüz şehir bina eder.”

11- Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: “Kim recep ayında yetmiş defa sabahleyin, yetmiş defa da akşamleyin:

أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَ أَتُوبُ إِلَيْهِ

“Allah’tan bağışlanma diler ve O’na tövbe ederim”

diyerek Allah’tan mağfiret diler ve yetmişinci defanın ardından ellerini kaldırarak:

اللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي وَتُبْ عَلَيَّ

“Allah’ım, bağışla beni ve tövbemi kabul eyle!”

diye yalvarır ve recep ayında ölürse, Allah’ın hoşnutluğunu kazanarak ölür ve recep ayının bereketiyle cehennem ateşine müptelâ olmaz.”

12- Bu ayda Rahim Allah’ın mağfiretini kazanmak için bin defa şu zikri söylemek:

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ ذَا الْجَلالِ وَالْإِكْرامِ مِنْ جَمِيعِ الذُّنُوبِ وَالْآثامِ.

Celâl ve ikram sahibi Allah’tan, bütün günahlar ve suçlar için mağfiret diliyorum.”

13- Merhum Seyyid İbn Tâvûs (r.a) recep ayında İhlâs (Kul Huvellah-u Ehed) Suresi’ni on bin veya bin yahut da yüz defa okunması için büyük sevap ve faziletler zikretmiştir. Bu cümleden şöyle rivayet etmiştir: “Kim İhlâs Suresi’ni recep ayının cuma günü okursa, bu, kıyamet günü onu cennete cezp edecek bir nur olur.”

14- Yine Merhum Seyyid İbn Tâvûs (r.a) şöyle rivayet etmiştir. “Kim recep ayından bir gün oruç tutar ve dört rekât namaz kılarak birinci rekâtta (Fâtiha’dan sonra) yüz defa Âyete’l-Kürsî ve ikinci rekâtta da iki yüz defa İhlâs (Kul Huvellah-u Ehed) Suresi’ni okursa, mutlaka ölmeden önce cennetteki yerini ya kendisi ya da bir başkası görür.”

15- Seyyid (r.a) bir başka rivayeti ise, Resulullah’tan (s.a.a) şöyle nakletmiştir. “Kim recep ayının cuma günü, öğle ve ikindi namazları arasında dört rekât namaz kılar da her rekâtta bir Fâtiha ve yedi defa Âyete’l-Kürsî ve beş defa İhlâs Suresi’ni okur ve namazını bitirdikten sonra da on defa:

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الَّذِي لَاإِلٰهَ إِلّا هُوَ وَأَسْأَلُهُ التَّوْبَةَ.

Kendisinden başka ilâh olmayan, tek olup ortağı bulunmayan Allah’tan, bağışlanma diliyor ve O’na tövbe ediyorum.

söylerse, namazı kıldığı günden itibaren öleceği güne kadar Allah her günü için bin hasene yazar; okuduğu her ayet karşılığında cennette kırmızı yakuttan bir şehir ve her harfin karşılığında beyaz inciden bir saray verir; onu Huru’liyn ile evlendirir, ondan tamamen razı olur; (Allah katında) abitlerden yazılır ve akıbeti saadet ve mağfiretle sona erer…”

16- Recep ayının Perşembe, cuma ve cumartesi günlerinin orucu da bu ayın çok faziletli amellerinden birisidir. Bir rivâyette: “Kim haram ayların perşembe, cuma ve cumartesi günlerini oruç tutarsa, kendisi için dokuz yüz yıl ibadetin sevâbı yazılır.” diye nakledilmiştir.

17- Resûlullah’tan (s.a.a) nakledilen bir hadiste şöyle denilmiştir: “Kim bu ayda her gece iki rekât olmak üzere altmış rekât namaz kılar ve her rekâtta bir defa ‘Fâtiha’, üç defa ‘Kâfirûn’ ve bir defa da ‘İhlâs’ Suresi’ni okur ve selam verdikten sonra ellerini gökyüzüne kaldırarak şu duâyı okur:

لَا إِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَاشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لَايَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ، وَ إِلَيْهِ الْمَصِيرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ، اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَآلِهِ.

Allah’tan başka bir ilâh yoktur; tektir ve ortağı yoktur; padişahlık ve hamd O’na mahsustur; diriltir ve öldürür; O ise diridir ve hiçbir zaman ölmez. Bütün hayırlar O’nun elindedir ve O’nun her şeye gücü yeter. Her şeyin dönüşü O’nadır. Yüce ve azametli Allah’a dayanmayan hiçbir güç ve kuvvet yoktur. Allah’ım! Ümmî peygamber Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et.

sonra da ellerini yüzüne sürerse, Allah duasını kabul eder ve ona altmış hac ve umre sevabı verir.”

18- Yine Resul-i Ekrem’den (s.a.a) şöyle rivayet edilmiştir: “Kim recep ayının gecelerinden birinde, iki rekât namazda yüz defa İhlâs Suresi’ni okursa, Allah yolunda yüz yıl oruç tutmuş gibi olur ve Allah cennette her peygamberin komşuluğunda birer saray verir kendisine.”

19- Bir başka rivayette Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: “Recep gecelerinden birinde on rekât namaz kılarak, her rekâtta bir defa Fâtiha, bir defa Kâfirûn Suresi ve üç defa da İhlâs Suresi’ni okursa, Allah yaptığı günahları bağışlar.”

20- Merhum Allame Meclisî “Zâdü’l-Meâd” kitabında Emirü’lMü’minin Hz. Ali (a.s) kanalıyla Resulullah’tan (s.a.a) şöyle nakletmektedir: “Kim recep, şaban ve ramazan ayının her gecesinde ve gündüzünde Âyete’l-Kürsî’yi, Kâfirûn, İhlâs, Felak ve Nâs surelerinin her birini üç defa okur, ardından üç defa:

سُبْحانَ اللّٰهِ، وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ، وَلَا إِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ، وَاللّٰهُ أَكْبَرُ، وَلا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ.

Allah bütün eksikliklerden münezzehtir. Hamt, Allah’a mahsustur. Allah’tan başak ilâh yoktur, Allah en yücedir; Yüce ve ulu Allah’a dayanmayan hiçbir güç ve kuvvet yoktur.

Üç defa:

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ.

(Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et.)

Üç defa:

اللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِناتِ.

(Allah’ın bütün mümin erkek ve kadınları bağışla.)

ve dört yüz defa da:

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ.

(Allah’tan bağışlanma diliyor ve O’na tövbe ediyorum.)

söylerse, Allah günahlarını bağışlar.

Yine Allâme Meclisî bu ayın her gecesinde bin defa şu zikri söylemenin sünnet olduğunu da nakletmiştir.

لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ

(Allah’tan başka ilâh yoktur.)