Zilhicce Ayının Amelleri

Bu ay mübarek aylardan biridir. Bu ay girince salih sahabe ve tabiin bu ayın ibadetine çok fazla önem verirlerdi. Bu ayın ilk on günü Kur’an-ı Kerim’de Hac Suresinin 28. ayetinde “Belli günlerde Allah’-ın adını ansınlar” şeklinde zikri geçen malum günler olup çok faziletli ve bereketlidir.

Resulullah’tan (s.a.a) şöyle rivayet edilmiştir: “Allah Teala katında hiçbir günde yapılan hayır amel ve ibadet bu on günde yapılan amel ve ibadetlerden daha sevimli değildir.” Bu ayın ilk on gününün amelleri şöyledir:

1- Bütün ömür boyu tutulan orucun sevabına sahip olan bu ayın ilk dokuz gününde oruç tutmak.

2- İlk onu günün her gecesinde akşamla yatsı namazı arasıda iki rekat namaz kılmak, her rekatta Fatiha Suresinden sonra bir defa İhlas Suresini ve sonra da şu ayeti okumak:

﴿وَ وٰاعَدْنٰا مُوسىٰ ثَلاٰثِينَ لَيْلَةً وَ أَتْمَمْنٰاهٰا بِعَشْرٍ فَتَمَّ مِيقٰاتُ رَبِّهِ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً وَ قٰالَ مُوسىٰ لِأَخِيهِ هٰارُونَ اخْلُفْنِي فِي قَوْمِي وَ أَصْلِحْ وَ لاٰ تَتَّبِعْ سَبِيلَ الْمُفْسِدِينَ﴾

“Musa ile otuz gece (bana ibadet etmesi için) sözleştik ve ona
on gece daha ilave ettik; böylece Rabb’inin tayin ettiği vakit, kırk
geceyi buldu. Musa, kardeşi Harun’a dedi ki: Kavmim içinde benim
yerime geç, ıslah et, bozguncuların yoluna uyma.” (A’raf, 142)

 

Kim bu şekilde yaparsa hacıların sevabına ortak olur.
3- Birinci günden Arefe (dokuzuncu) gününün ikindi vaktine kadar sabah namazından sonra ve akşam namazından önce Şeyh Tusi
ve Seyyid İbn Tavus’un İmam Cafer Sadık’tan (a.s) rivayet ettikleri şu
duayı okumak:

اللّٰهُمَّ هٰذِهِ الْأَيَّامُ الَّتِى فَضَّلْتَها عَلَى الْأَيَّامِ وَشَرَّفْتَها وَ قَدْ بَلَّغْتَنِيها بِمَنِّكَ وَرَحْمَتِكَ فَأَنْزِلْ عَلَيْنا مِنْ بَرَكاتِكَ، وَأَوْسِعْ عَلَيْنا فِيها مِنْ نَعْمائِكَ . اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَأَنْ تَهْدِيَنا فِيها لِسَبِيلِ الْهُدىٰ وَالْعَفافِ وَالْغِنىٰ وَالْعَمَلِ فِيها بِما تُحِبُّ وَتَرْضىٰ . اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ يَا مَوْضِعَ كُلِّ شَكْوىٰ، وَيَا سامِعَ كُلِّ نَجْوىٰ، وَيَا شاهِدَ كُلِّ مَلَاً، وَيَا عالِمَ كُلِّ خَفِيَّةٍ، أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَأَنْ تَكْشِفَ عَنَّا فِيهَا الْبَلاءَ، وَتَسْتَجِيبَ لَنا فِيهَا الدُّعاءَ، وَتُقَوِّيَنا فِيها وَتُعِينَنا وَتُوَفِّقَنا فِيها لِما تُحِبُّ رَبَّنا وَتَرْضىٰ وَعَلَىٰ مَا افْتَرَضْتَ عَلَيْنا مِنْ طاعَتِكَ وَطاعَةِ رَسُولِكَ وَأَهْلِ وِلايَتِكَ؛ اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَأَنْ تَهَبَ لَنا فِيهَا الرِّضا إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعاءِ، وَلَا تَحْرِمْنا خَيْرَ مَا تُنْزِلُ فِيها مِنَ السَّماءِ، وَطَهِّرْنا مِنَ الذُّنُوبِ يَا عَلّامَ الْغُيُوبِ، وَأَوْجِبْ لَنا فِيها دارَ الْخُلُودِ . اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَلَا تَتْرُكْ لَنا فِيها ذَنْباً إِلّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمّاً إِلّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا دَيْناً إِلّا قَضَيْتَهُ، وَلَا غائِباً إِلّا أَدَّيْتَهُ، وَلَا حاجَةً مِنْ حَوائِجِ الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ إِلّا سَهَّلْتَها وَيَسَّرْتَها، إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ . اللّٰهُمَّ يَا عالِمَ الْخَفِيَّاتِ، يَا راحِمَ الْعَبَراتِ، يَا مُجِيبَ الدَّعَواتِ، يَا رَبَّ الْأَرَضِينَ وَالسَّماواتِ، يَا مَنْ لَاتَتَشابَهُ عَلَيْهِ الْأَصْواتُ، صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاجْعَلْنا فِيها مِنْ عُتَقائِكَ وَطُلَقائِكَ مِنَ النَّارِ، وَ الْفائِزِينَ بِجَنَّتِكَ وَ النَّاجِينَ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَىٰ سَيِّدِنا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ أَجْمَعِينَ.

“Allah’ım! Bugünler, diğer günlerden faziletli kıldığın ve üstün ettiğin, kendi lütfün ve rahmetinle beni onlara ulaştırdığın günlerdir. O halde kendi bereketlerinden bize indir ve bugünlerde bize nimetlerini artır.

Allah’ım! Senden diliyorum ki: Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle, bugünlerde bizi hidayet, iffet, ihtiyaçsızlık yoluna, senin sevdiğin ve hoşnut olduğun şeyleri yapmaya yönelt.

Allah’ım! Senden diliyorum ey bütün şikayetlerin mercii, ey bütün fısıltıları duyan, ey bütün topluluklara tanık olan, ey bütün gizlileri bilen! Senden istiyorum ki: Muhammed’e ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle, bugünlerde bizlerden belayı gider, bugünlerde bizlerden duayı kabul et, bugünlerde bizleri güçlendir ve bize yardım et; Rabb’imiz, bizi, senin sevdiğin ve hoşnut olduğun şeyleri yapmaya, sana, Resulün’e ve senin velayet ehline itaatten ibaret olan bize farz kıldığın şeyleri yerine getirmeye muvaffak eyle.

Allah’ım! Ey merhametlilerin en merhametlisi; senden istiyorum ki: Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle ve bugünlerde bizlere rıza ve hoşnutluk makamı bağışla; doğrusu sen duayı duyansın; bugünlerde gökten indirdiğin hayır şeylerden bizi mahrum eyleme, bizi günahlardan temizle, ey gaypları çok iyi bilen; bugünlerde ebediyet yurdunu (cenneti) bize farz kıl.

Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle, bugünlerde bizden bağışlamadığın bir günah, gidermediğin bir sıkıntı, ödemediğin bir borç, ulaştırmadığın bir gayıp, kolaylaştırmadığın ve reva etmediğin bir dünya ve ahiret ihtiyacı bırakma; doğrusu senin her şeye gücün yeter.

Allah’ım! Ey gizlileri bilen, ey göz yaşlarına merhamet eden, ey duaları kabul eden, ey yerlerin ve göklerin Rabbi, sesler kendisine karışmayan! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle, bugünlerden beni, ateşten kurtardıklarından, serbest bıraktıklarından, cennetine ulaşanlardan ve merhametinle kurtuluşa erenlerden eyle; ey merhametlilerin en merhametlisi; efendimiz Muhammed ve onun bütün evlatlarına rahmet eyle.”

4- Bu ayın ilk on gününde, Hz. Cebrail’in bu on günde okuması için Allah Teala’dan Hz. İsa’ya (a.s) hediye olarak getirdiği şu beş duayı her gün okumak:

﴿١﴾ أَشْهَدُ أَنْ لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَاشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ.

﴿٢﴾ أَشْهَدُ أَنْ لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَاشَرِيكَ لَهُ، أَحَداً صَمَداً لَمْ يَتَّخِذْ صاحِبَةً وَلَا وَلَداً.

﴿٣﴾ أَشْهَدُ أَنْ لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَاشَرِيكَ لَهُ، أَحَداً صَمَداً لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً أَحَدٌ.

﴿۴﴾ أَشْهَدُ أَنْ لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَاشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِى وَيُمِيتُ، وَهُوَ حَيٌّ لَايَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ.

﴿۵﴾ حَسْبِىَ اللّٰهُ وَكَفىٰ، سَمِعَ اللّٰهُ لِمَنْ دَعا، لَيْسَ وَراءَ اللّٰهِ مُنْتَهى، أَشْهَدُ لِلّٰهِ بِما دَعا، وَأَنَّهُ بَرِىءٌ مِمَّنْ تَبَرَّأَ، وَأَنَّ لِلّٰهِ الْآخِرَةَ وَالْأُولىٰ.

 

1- “Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur; tektir; ortağı yoktur; saltanat ve hamd ona hastır; hayır onun elindedir ve onun her şeye gücü yeter.”

2- “Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur; tektir; ortağı yoktur; birdir; ihtiyaçsızdır; kendisine eşi ve çocuk edinmemiştir.”

3- “Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur; tektir; ortağı yoktur; birdir, ihtiyacı yoktur, doğmamış ve doğrulmamıştır; hiçbir şey onun dengi değildir.”

4- “Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur; tektir; ortağı yoktur; saltanat ve hamd ona hastır; diriltir ve öldürür; O ölmeyen diridir; hayır O’nun elindedir; O’nun her şeye gücü yeter.”

5- “Allah bana yeter ve kafidir, Allah dua edenin duasını duymaktadır; Allah’ın ötesinde nihayet yoktur. Allah için davet ettiği şeye şehadet ederim; O teberri edenlerden beridir; ahiret ve dünya Allah’a hastır.”

Hz. İsa (a.s), bu beş duanın her birini yüz defa okumak için çok sevap rivayet etmiştir. Nitekim Alemle Meclisî de şöyle demiştir: Bu dualardan her birini günde on defa okuyan bir kimsenin rivayete uymuş olması uzak bir ihtimal değildir. Her gün her birini yüz defa okuyacak olursa daha iyi olur.

5- Bu on günde her gün Hz. Ali’den (a.s) rivayet edilen ve çok sevabı olan şu duayı okumak; ancak günde on defa okumak daha iyidir:

لَا إِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ عَدَدَ اللَّيالِى وَالدُّهُورِ، لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ عَدَدَ أَمْواجِ الْبُحُورِ، لَا إِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ وَ رَحْمَتُهُ خَيْرٌ مِمّا يَجْمَعُونَ، لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ عَدَدَ الشَّوْكِ وَالشَّجَرِ، لَا إِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ عَدَدَ الشَّعْرِ وَالْوَبَرِ، لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ عَدَدَ الْحَجَرِ وَالْمَدَرِ، لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ عَدَدَ لَمْحِ الْعُيُونِ، لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ فِى اللَّيْلِ إِذا عَسْعَسَ، وَالصُّبْحِ إِذا تَنَفَّسَ، لَا إِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ عَدَدَ الرِّياحِ فِى الْبَرارِى وَالصُّخُورِ، لَاإِلٰهَ إِلّا اللّٰهُ مِنَ الْيَوْمِ إِلىٰ يَوْمِ يُنْفَخُ فِى الصُّورِ.

“Allah’tan başka ilâh yoktur geceler ve zamanların sayısınca; Allah’tan başka ilâh yoktur denizlerin dalgalarının sayısınca; Allah’tan başka ilâh yoktur ve O’nun rahmeti onların topladıklarından daha hayırlıdır; Allah’tan başka ilâh yoktur dikenler ve ağaçların sayısınca; Allah’tan başka ilâh yoktur tüyler ve kılların sayısınca; Allah’tan başka ilâh yoktur taşlar ve keseklerin sayısınca; Allah’tan başka ilâh yoktur göz kırpışların sayısınca, Allah’tan başka ilâh yoktur geçtiği vakit gecede ve ortaya çıktığı vakit sabahta; Allah’tan başka ilâh yoktur çöldeki ve kayalardaki rüzgarların sayısınca, Allah’tan başka ilâh yoktur bugünden Sur’a üfürülecek güne kadar.”