يَا مادَّ الظِّلِّ وَلَوْ شِئْتَ لَجَعَلْتَهُ ساكِناً وَجَعَلْتَ الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلاً ثُمَّ قَبَضْتَهُ إِلَيْكَ قَبْضاً يَسِيراً، يَا ذَا الْجُودِ وَالطَّوْلِ وَالْكِبْرِياءِ وَالْآلاءِ لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ عالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهادَةِ الرَّحْمانُ الرَّحِيمُ، لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ يَا قُدُّوسُ يَا سَلامُ يَا مُؤْمِنُ يَا مُهَيْمِنُ يَا عَزِيزُ يَا جَبَّارُ يَا مُتَكَبِّرُ يَا اللّٰهُ يَا خالِقُ يَا بارِئُ يَا مُصَوِّرُ، يَا اللّٰهُ يَا اللّٰهُ يَا اللّٰهُ، لَكَ الْأَسْماءُ الْحُسْنىٰ، وَالْأَمْثالُ الْعُلْيا، وَالْكِبْرِياءُ وَالْآلاءُ، أَسْأَلُكَ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَأَنْ تَجْعَلَ اسْمِى فِى هٰذِهِ اللَّيْلَةِ فِى السُّعَداءِ، وَرُوحِى مَعَ الشُّهَداءِ، وَ إِحْسانِى فِى عِلِّيِّينَ، وَ إِساءَتِى مَغْفُورَةً، وَأَنْ تَهَبَ لِى يَقِيناً تُباشِرُ بِهِ قَلْبِى، وَإِيماناً يُذْهِبُ الشَّكَّ عَنِّى، وَتُرْضِيَنِى بِما قَسَمْتَ لِى، وَآتِنا فِى الدُّنْيا حَسَنَةً، وَفِى الْآخِرَةِ حَسَنَةً، وَقِنا عَذابَ النَّارِ الْحَرِيقِ، وَارْزُقْنِى فِيها ذِكْرَكَ وَشُكْرَكَ وَالرَّغْبَةَ إِلَيْكَ وَالْإِنابَةَ وَالتَّوْبَةَ وَالتَّوْفِيقَ لِما وَفَّقْتَ لَهُ مُحَمَّداً وَآلَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ.
Ey gölgeyi uzatan; eğer isteseydin onu durdururdun. Güneşi ona bir delil kıldın; sonra da onu tutup kendine ağır ağır çektin. Ey cömertlik, bağış, yücelik ve nimetmetlerin sahibi! Senden başka mabut yoktur; sen görüneni de bilirsin, görünmeyeni de; Rahman ve Rahim’sin; senden başka ilâh yoktur; ey çok mukaddes; ey Selâm (esenlik veren); ey Mu’min (güvenlik veren), ey gözetip koruyan, ey izzet sahibi, ey Cebbâr (istediğini zorla yaptırabilen); ey Mütekebbir (çok ulu); ey Allah, ey yaratan; ey var eden; ey (varlıkları) şekillendiren; ya Allah, ya Allah, ya Allah! Güzel isimler, yüce örnekler, yücelik ve nimetler sana mahsustur.
(Allah’ım!) Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet etmeni ve bu gecede benim ismimi saadetli insanların isimleri arasına ve ruhumu şehitlerin ruhlarının yanına yerleştirmeni diliyorum senden; iyiliğimi illiyyîn makamına yükseltmeni ve kötülüğümü bağışlamanı istiyorum. Bana, kalbimle bütünleşecek (ondan asla ayrılmayacak) bir yakin, (her türlü) şüpheyi benden uzaklaştıracak bir iman ver. (Allah’ım!) Bana kısmet ettiğin şeylere beni razı kıl; dünyada da bize iyilik ver, âhirette de ve bizi ateşin yakıcı azabından koru. Bu (gece) zikrini, şükrünü, iştiyakla sana yönelmeyi, dönüp tövbe etmeği bana nasip eyle; Muhammed ve Ehlibeyt’ini (Allah’ın salâtı onun ve onların üzerine olsun) muvaffak kıldığın şeylere beni de muvaffak kıl.”