Ramazan Ayı – Yirmi Altıncı Gecenin Duası

يَا جاعِلَ اللَّيْلِ وَالنَّهارِ آيَتَيْنِ، يَامَنْ مَحا آيَةَ اللَّيْلِ وَجَعَلَ آيَةَ النَّهارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلاً مِنْهُ وَرِضْواناً، يَا مُفَصِّلَ كُلِّ شَىْءٍ تَفْصِيلاً، يَا مَاجِدُ يَا وَهَّابُ يَا اللّٰهُ يَا جَوادُ، يَا اللّٰهُ يَا اللّٰهُ يَا اللّٰهُ، لَكَ الْأَسْماءُ الْحُسْنىٰ، وَالْأَمْثالُ الْعُلْيا، وَالْكِبْرِياءُ وَالْآلاءُ، أَسْأَلُكَ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَأَنْ تَجْعَلَ اسْمِى فِى هٰذِهِ اللَّيْلَةِ فِى السُّعَداءِ، وَرُوحِى مَعَ الشُّهَداءِ، وَ إِحْسانِى فِى عِلِّيِّينَ، وَ إِساءَتِى مَغْفُورَةً، وَأَنْ تَهَبَ لِى يَقِيناً تُباشِرُ بِهِ قَلْبِى، وَإِيماناً يُذْهِبُ الشَّكَّ عَنِّى، وَتُرْضِيَنِى بِما قَسَمْتَ لِى، وَآتِنا فِى الدُّنْيا حَسَنَةً، وَفِى الْآخِرَةِ حَسَنَةً، وَقِنا عَذابَ النّارِ الْحَرِيقِ، وَارْزُقْنِى فِيها ذِكْرَكَ وَشُكْرَكَ وَالرَّغْبَةَ إِلَيْكَ وَالْإِنابَةَ وَالتَّوْبَةَ وَالتَّوْفِيقَ لِما وَفَّقْتَ لَهُ مُحَمَّداً وَآلَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ.

Ey geceyle gündüzü iki âyet kılan, kendisinden fazl ve rızvan aranması için gece âyetini silip gündüz âyetini aydınlatıcı kılan; ey her şeyi en iyi şekilde açıklayan; ey şeref ve yücelik sahibi; ey karşılıksız lütufta bulunan; ey cömert; ya Allah, ya Allah, ya Allah! Güzel isimler, yüce örnekler, ululuk ve nimetler sana mahsustur. (Allah’ım!) Senden Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet etmeni ve bu gecede benim ismimi mutlu insanların isimleri arasına ve ruhumu şehitlerin ruhlarının yanına yerleştirmeni diliyorum. İyiliğimi illiyyîn makamına yüceltmeni ve kötülüğümü bağışlamanı senden istiyorum. (Allah’ım!) Bana, hiçbir zaman kalbimden ayrılmayacak bir yakin, (her türlü) şüpheyi benden uzaklaştıracak bir iman ver; bana kısmet ettiğin şeylere beni razı kıl; bize dünyada da iyilik ver, ahirette de ve bizi yakıcı ateşin azabından koru; bu (gecede) bana zikrini, şükrünü, iştiyakla sana yönelmeyi, dönüp tövbe etmeği nasip et; Muhammed ve Ehlibeyt’ini (Allah’ın salâtı onun ve onların üzerine olsun) muvaffak kıldığın şeylere beni de muvaffak kıl.”