اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَعَلَىٰ آلِهِ.
(Allah’ım! Ümmî peygamber Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et) sonra da secdeye giderek yetmiş defa şu zikri söyler:
سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلائِكَةِ وَالرُّوحِ..
(Melekler ve Ruh’un Rabbi Allah, mukaddes ve bütün noksanlıklardan münezzehtir.)
secdeden kalktıktan sonra da yetmiş defa şöyle zikreder:
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَتَجاوَزْ عَمَّا تَعْلَمُ، إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيُّ الْأَعْظَمُ.
(Allah’ım! Bağışla, merhamet et; hakkımızda bildiğin kötülüklerimizden geç; doğrusu en yüce ve ulu ancak sensin.)
sonra bir daha secdeye giderek yine yetmiş defa şöyle söyler:
سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلائِكَةِ وَالرُّوحِ
(Melekler ve Ruh’un Rabbi Allah, mukaddes ve bütün noksanlıklardan münezzehtir.)
sonra da hacetlerini ister; inşaallah icabet olur.
Bu ayda özel bir fazilet ve sevabı olan amellerden birisi de, umre yapmaktır. Bir rivayette, “Sevabı haccın sevabının ardından gelir.”
şeklinde geçmektedir. Bir rivayette ise şöyle geçer:
İmam Zeynülabidin (a.s) bir recep ayında umreye gitmişti. İmam (a.s) Kâbe-i Şerife’nin yanında namaz kılar ve gece gündüz secde ederek şu zikri okurdu secdesinde:
عَظُمَ الذَّنْبُ مِنْ عَبْدِكَ فَلْيَحْسُنِ الْعَفْوُ مِنْ عِنْدِكَ.
(Kulunun günahı büyüdü; o hâlde senin bağışlaman güzel olsun.)
Yine bu ayda yapılmasının büyük meziyeti ve özel bir yeri olan ve Ehlibeyt İmamları tarafından tavsiye edilen amellerden birisi de İmam Rıza’nın (a.s) Meşhed’deki türbesini ziyaret etmektir.