اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدَ لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ الْبَدِىءُ قَبْلَ كُلِّ شَىْءٍ، وَأَنْتَ الْحَىُّ الْقَيُّومُ، وَلَا إِلٰهَ إِلّا أَنْتَ الَّذِى لَايُذِلُّكَ شَىْءٌ، وَأَنْتَ كُلَّ يَوْمٍ فِى شَأْنٍ، لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ خالِقُ مَا يُرىٰ وَمَا لَايُرىٰ، الْعالِمُ بِكُلِّ شَىْءٍ بِغَيْرِ تَعْلِيمٍ، أَسْأَلُكَ بِآلآئِكَ وَنَعْمَائِكَ بِأَنَّكَ اللّٰهُ الرَّبُّ الْوَاحِدُ لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيمُ، وَأَسْأَلُكَ بِأَنَّكَ أَنْتَ اللّٰهُ لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ الْوِتْرُ الْفَرْدُ، الْأَحَدُ الصَّمَدُ الَّذِى لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً أَحَدٌ؛
Allah’ım! Ben senden diliyorum; hamd sana mahsustur, senden başka ilâh yoktur; her şeyden önce vardın sen; sen diri ve kayyumsun; senden başka ilâh yoktur; hiçbir şey seni zelil edemez; sen her gün bir iştesin; senden başka ilâh yoktur; görülen ve görülmeyen her şeyin yaratıcısısın; bir kimseden öğrenmeden bütün varlıkları bilensin. Senin zahiri ve batıni nimetlerinin hakkı hürmetine senden diliyorum; sen kendisinden başka ilâh olmayan tek Rabsin, Rahman ve Rahimsin; Senden istiyorum; sen kendisinden başka ilâh olmayan, bir, tek, yegane, eşsiz, doğurmayan ve doğrulmayan, hiçbir şey O’nun dengi olmayan Allah’sın; senden diliyorum ki, senden başka ilâh yoktur; latif, -sırlara- habir, her canı kazandığı şeyle koruyan, ayakta tutan; gözetleyici, koruyucusun; Senden diliyorum; ki sen Allah’sın, her şeyden önce evvelsin, her şeyden sonra ahirsin; her şeyin içinde gizlisin; zarar ve yarar senin elindedir, hekim ve bilensin sen. Senden diliyorum; ki sen kendisinden başka ilâh olmayan Allah’sın, diri ve kayyumsun, ölüleri diriltecek olan, bütün varlıkların mirasçısı, şefkatli, nimet veren, göklerin ve yerin yaratıcısı, yücelik ve ikram sahibi, ihsan, izzet ve saltanat sahibisin; senden başka ilâh yoktur; ilmin her şeyi kuşatmıştır, her şeyin sayısını bilirsin; Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine sâlat eyle.