اللّٰهُمَّ ادْفَعْ عَنْ وَلِيِّكَ وَخَلِيفَتِكَ وَحُجَّتِكَ عَلَىٰ خَلْقِكَ، وَ لِسانِكَ الْمُعَبِّرِ عَنْكَ، النَّاطِقِ بِحِكْمَتِكَ، وَعَيْنِكَ النَّاظِرَةِ بِإِذْنِكَ، وَشاهِدِكَ عَلَىٰ عِبادِكَ، الْجَحْجاحِ الْمُجاهِدِ الْعائِذِ بِكَ الْعابِدِ عِنْدَكَ، وَأَعِذْهُ مِنْ شَرِّ جَمِيعِ مَا خَلَقْتَ وَبَرَأْتَ وَأَنْشَأْتَ وَصَوَّرْتَ، وَاحْفَظْهُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ، وَمِنْ خَلْفِهِ، وَعَنْ يَمِينِهِ، وَعَنْ شِمالِهِ، وَمِنْ فَوْقِهِ، وَمِنْ تَحْتِهِ بِحِفْظِكَ الَّذِي لَايَضِيعُ مَنْ حَفِظْتَهُ بِهِ، وَاحْفَظْ فِيهِ رَسُولَكَ وَآباءَهُ أَئِمَّتَكَ وَدَعائِمَ دِينِكَ، وَاجْعَلْهُ فِي وَدِيعَتِكَ الَّتِي لَا تَضِيعُ، وَفِي جِوارِكَ الَّذِي لَايُخْفَرُ، وَفِي مَنْعِكَ وَعِزِّكَ الَّذِي لَايُقْهَرُ، وَآمِنْهُ بِأَمانِكَ الْوَثِيقِ الَّذِي لَايُخْذَلُ مَنْ آمَنْتَهُ بِهِ، وَاجْعَلْهُ فِي كَنَفِكَ الَّذِي لاَ ٰ يُرامُ مَنْ كانَ فِيهِ، وَانْصُرْهُ بِنَصْرِكَ الْعَزِيزِ، وَأَيِّدْهُ بِجُنْدِكَ الْغالِبِ، وَقَوِّهِ بِقُوَّتِكَ، وَأَرْدِفْهُ بِمَلائِكَتِكَ، وَوالِ مَنْ والاهُ، وَعادِ مَنْ عاداهُ، وَأَلْبِسْهُ دِرْعَكَ الْحَصِينَةَ، وَحُفَّهُ بِالْمَلائِكَةِ حَفّاً؛
“Allah’ım! Yarattıklarına hüccetin olan, Senden taraf açıklayan ve senin hikmetinle konuşan dilin, senin izninle gören gözün, kullarının üzerine şahidin, en büyük mücahid, sana sığınan, huzurunda kulluk yapan velin ve halifenden -her türlü belayı- defet. Onu inşa ve icat ettiğin, surat ve şekil verdiğin bütün yarattıklarının şerrinden kendi sığınağına al; onu önünden, arkasından, sağından, solundan, (başının) üstünden ve (ayağının) altından koru, senin koruduğun kişinin helak olmayacağı korumanla; onun vesilesiyle peygamberini, dinin direkleri ve hidayet imamlarının babalarını koru; onu kendinin zayi olmayacak emanetinde, bozulmayan güveninde, kimsenin sulta kuramayacağı kendi savunma ve izzetinde kıl; onu kendi sağlam güveninde emniyet ver; o güveninde ki, senin güven verdiğin kişi alçalmaz; onu kendi savunmana al, senin savunmanda olan talep edilmez (sulta kurulmaz); güçlü yardımınla ona yardımda bulun; onu galebe çalan ordunla destekle, onu kendi kuvvetinle kuvvetlendir, meleklerini onunla birlikte kıl, ona dost olanları dost ve düşmanlık edenleri ise düşman bil. Ona kendi sağlam koruma elbiseni giydir ve onu korumak için meleklerle etrafını çevir.
اللّٰهُمَّ اشْعَبْ بِهِ الصَّدْعَ، وَارْتُقْ بِهِ الْفَتْقَ، وَأَمِتْ بِهِ الْجَوْرَ، وَأَظْهِرْ بِهِ الْعَدْلَ، وَزَيِّنْ بِطُولِ بَقائِهِ الْأَرْضَ، وَأَيِّدْهُ بِالنَّصْرِ، وَانْصُرْهُ بِالرُّعْبِ، وَقَوِّ ناصِرِيهِ، وَاخْذُلْ خاذِلِيهِ، وَدَمْدِمْ مَنْ نَصَبَ لَهُ، وَدَمِّرْ مَنْ غَشَّهُ، وَاقْتُلْ بِهِ جَبابِرَةَ الْكُفْرِ وَعُمُدَهَ وَدَعائِمَهُ، وَاقْصِمْ بِهِ رُؤُوسَ الضَّلالَةِ، وَشارِعَةَ الْبِدَعِ، وَمُمِيتَةَ السُّنَّةِ، وَمُقَوِّيَةَ الْباطِلِ، وَذَلِّلْ بِهِ الْجَبَّارِينَ، وَأبِرْ بِهِ الْكافِرِينَ وَجَمِيعَ الْمُلْحِدِينَ فِي مَشارِقِ الْأَرْضِ وَمَغارِبِها، وَبَرِّها وَبَحْرِها، وَسَهْلِها وَجَبَلِها، حَتَّىٰ لَاتَدَعَ مِنْهُمْ دَيَّاراً، وَلَا تُبْقِيَ لَهُمْ آثاراً، اللّٰهُمَّ طَهِّرْ مِنْهُمْ بِلادَكَ، وَاشْفِ مِنْهُمْ عِبادَكَ، وَأَعِزَّ بِهِ الْمُؤْمِنِينَ، وَأَحْيِ بِهِ سُنَنَ الْمُرْسَلِينَ، وَدارِسَ حُكْمِ النَّبِيِّينَ، وَجَدِّدْ بِهِ مَا امْتَحَىٰ مِنْ دِينِكَ، وَبُدِّلَ مِنْ حُكْمِكَ، حَتَّىٰ تُعِيدَ دِينَكَ بِهِ وَعَلَىٰ يَدَيْهِ جَدِيداً غَضّاً مَحْضاً صَحِيحاً لَاعِوَجَ فِيهِ وَلَا بِدْعَةَ مَعَهُ، وَحَتَّىٰ تُنِيرَ بِعَدْلِهِ ظُلَمَ الْجَوْرِ؛ وَتُطْفِئَ بِهِ نِيرانَ الْكُفْرِ، وَتُوضِحَ بِهِ مَعاقِدَ الْحَقِّ وَمَجْهُولَ الْعَدْلِ، فَإِنَّهُ عَبْدُكَ الَّذِي اسْتَخْلَصْتَهُ لِنَفْسِكَ، وَاصْطَفَيْتَهُ عَلَىٰ غَيْبِكَ، وَعَصَمْتَهُ مِنَ الذُّنُوبِ، وَبَرَّأْتَهُ مِنَ الْعُيُوبِ، وَطَهَّرْتَهُ مِنَ الرِّجْسِ، وَسَلَّمْتَهُ مِنَ الدَّنَسِ .
Allah’ım! Onun vesilesiyle çatlakları ıslah et (dağınıklıkları topla); yarıkları kapat, onun vesilesiyle zulmü öldür, adaleti aşikar kıl, onun yeryüzünde uzun bir süre kalmasıyla alemdekileri ziynetlendir, onu zaferle destekle, düşmanların korkmasıyla onu düşmanlara muzaffer kıl, onun yarenlerini güçlendir, ona yardım etmeyip yalnız bırakanları yalnız bırak, ona harp ilan edenleri helak et, ona hile yapanları yok et, onun vesilesiyle zorba kafirleri ve onların direklerini ve destekçilerini öldür, onun eliyle dalalet önderlerini mahvet; bidat çıkaranları ve ilâhî sünnetleri yok edenleri, batılı güçlendirenleri ortadan kaldır; onun vesilesiyle zalim zorbaları zelil et, yeryüzünün doğusundaki ve batısındaki, karasındaki ve denizindeki, ovasındaki ve dağındaki kafirlerin ve dinsizlerin kökünü kazı, onlardan hiçbir kimseyi ve hiçbirinden bir eser bırakma.
اللّٰهُمَّ فَإِنَّا نَشْهَدُ لَهُ يَوْمَ الْقِيامَةِ وَيَوْمَ حُلُولِ الطَّامَّةِ أَنَّهُ لَمْ يُذْنِبْ ذَنْباً، وَلَا أَتَىٰ حُوباً، وَلَمْ يَرْتَكِبْ مَعْصِيَةً، وَلَمْ يُضَيِّعْ لَكَ طاعَةً، وَلَمْ يَهْتِكْ لَكَ حُرْمَةً، وَلَمْ يُبَدِّلْ لَكَ فَرِيضَةً، وَلَمْ يُغَيِّرْ لَكَ شَرِيعَةً، وَأَنَّهُ الْهادِي الْمُهْتَدِي الطَّاهِرُ التَّقِيُّ النَّقِيُّ الرَّضِيُّ الزَّكِيُّ؛ اللّٰهُمَّ أَعْطِهِ فِي نَفْسِهِ وَأَهْلِهِ وَوَلَدِهِ وَذُرِّيَّتِهِ وَأُمَّتِهِ وَجَمِيعِ رَعِيَّتِهِ مَا تُقِرُّ بِهِ عَيْنَهُ، وَتَسُرُّ بِهِ نَفْسَهُ، وَتَجْمَعُ لَهُ مُلْكَ الْمُمْلَكاتِ كُلِّها، قَرِيبِها وَبَعِيدِها، وَعَزِيزِها وَذَلِيلِها، حَتَّىٰ تُجْرِيَ حُكْمَهُ عَلَىٰ كُلِّ حُكْمٍ، وَتَغْلِبَ بِحَقِّهِ كُلَّ باطِلٍ . اللّٰهُمَّ اسْلُكْ بِنا عَلَىٰ يَدَيْهِ مِنْهاجَ الْهُدَىٰ، وَالْمَحَجَّةَ الْعُظْمَىٰ، وَالطَّرِيقَةَ الْوُسْطَى الَّتِي يَرْجِعُ إِلَيْهَا الْغالِي، وَيَلْحَقُ بِها التَّالِي، وَقَوِّنا عَلَىٰ طاعَتِهِ، وَثَبِّتْنا عَلَىٰ مُشايَعَتِهِ، وَامْنُنْ عَلَيْنا بِمُتابَعَتِهِ، وَاجْعَلْنا فِي حِزْبِهِ الْقَوَّامِينَ بِأَمْرِهِ، الصَّابِرِينَ مَعَهُ، الطَّالِبِينَ رِضاكَ بِمُناصَحَتِهِ، حَتَّىٰ تَحْشُرَنا يَوْمَ الْقِيامَةِ فِي أَنْصارِهِ وَأَعْوانِهِ وَمُقَوِّيَةِ سُلْطانِهِ،
Allah’ım! Beldelerini onlardan temizle ve -onların helak olmasıyla- kullarının kalbine şifa ver. Onun varlığıyla müminlere izzet ver, onun vesilesiyle peygamberlerin sünnetlerini ve yıpranan hükümlerini ihya et. Onun vesilesiyle dininden mahvedilen şeyleri ve değiştirilen hükümlerini yenile ki, onun vesilesiyle ve onun eliyle içinde hiçbir sapma ve bidat olmayan yeni, taze, halis ve doğru dinini döndüresin, onun adaletiyle zulüm ve haksızlığı yok edip küfür ateşini söndüresin, hakkın sorunlarını izhar edip meçhul olan adaleti açığa çıkarasın; çünkü o senin kendin için halis kıldığın, gaybın için seçtiğin, günahlardan koruduğun, kusur ve ayıplardan beri kıldığın, her türlü kirden temiz ve her türlü çirkinlikten salim kıldığın kulundur.
Allah’ım! Biz kıyamet günü ve o büyük olay gününde (mahşerde) şahadet edeceğiz ki, o hiçbir günah yapmadı, hiçbir suç işlemedi, hiçbir masiyete bulaşmadı, senin hiçbir itaatini zayi etmedi, senin hiçbir haramını çiğnemedi, senin hiçbir farzını değiştirmedi, senin dininin hiçbir hükmünü değiştirmedi; o hidayet eden, hidayete eren tertemiz, mutahhar, arınmış, beğenilmiş ve pâk kılınmıştır.
اللّٰهُمَّ وَاجْعَلْ ذٰلِكَ لَنا خالِصاً مِنْ كُلِّ شَكٍّ وَشُبْهَةٍ وَرِياءٍ وَسُمْعَةٍ، حَتَّىٰ لَا نَعْتَمِدَ بِهِ غَيْرَكَ، وَلَا نَطْلُبَ بِهِ إِلّا وَجْهَكَ وَحَتَّىٰ تُحِلَّنا مَحَلَّهُ، وَتَجْعَلَنا فِي الْجَنَّةِ مَعَهُ؛ وَأَعِذْنا مِنَ السَّأْمَةِ وَالْكَسَلِ وَالْفَتْرَةِ، وَاجْعَلْنا مِمَّنْ تَنْتَصِرُ بِهِ لِدِينِكَ، وَتُعِزُّ بِهِ نَصْرَ وَلِيِّكَ، وَلَا تَسْتَبْدِلْ بِنا غَيْرَنا، فَإِنَّ اسْتِبْدالَكَ بِنا غَيْرَنا عَلَيْكَ يَسِيرٌ، وَهُوَ عَلَيْنا كَثِيرٌ . اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ وُلاةِ عَهْدِهِ، وَالأَئِمَّةِ مِنْ بَعْدِهِ، وَبَلِّغْهُمْ آمالَهُمْ، وَزِدْ فِي آجالِهِمْ، وَأعِزَّ نَصْرَهُمْ، وَتَمِّمْ لَهُمْ مَا أَسْنَدْتَ إِلَيْهِمْ مِنْ أَمْرِكَ لَهُمْ، وَثَبِّتْ دَعائِمَهُمْ، وَاجْعَلْنا لَهُمْ أَعْواناً، وَعَلَىٰ دِينِكَ أَنْصاراً، فَإِنَّهُمْ مَعادِنُ كَلِماتِكَ، وَخُزَّانُ عِلْمِكَ، وَأَرْكانُ تَوْحِيدِكَ، وَدَعَائِمُ دِينِكَ، وَوُلاةُ أَمْرِكَ، وَخالِصَتُكَ مِنْ عِبادِكَ، وَصَفْوَتُكَ مِنْ خَلْقِكَ، وَأَوْلِياؤُكَ وَسَلائِلُ أَوْلِيائِكَ، وَصَفْوَةُ أَوْلادِ نَبِيِّكَ، وَالسَّلامُ عَلَيْهِ وَ عَلَيْهِمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكاتُهُ.
Allah’ım! Ona, onun ehlibeytine, evlatlarına, soyuna, ümmetine ve eli altındaki herkese onun gözlerini aydınlatacak, ruhunu sevindirecek şeyi bağışta bulun; onun hükmünün bütün hükümlerin üzerinde etkili olması ve hakkı bütün batıllara galip gelmesi için ona ister yakın olsun ister uzak, ister aziz olsun ister zelil bütün memleket sahiplerinin memleket ve saltanatını ona bağışla.
Allah’ım! Onun eliyle bizi hidayet yoluna, şanı yüce şeriat yoluna, aşırı gidenin döneceği ve geride kalanın gelip ulaşacağı orta yola götür; bizi ona itaat edebilmek için güçlendir, bizi onu izlemek konusunda sabit kıl ve onu izleme nimetiyle bize minnet bırak. Bizi onun partisinden, onun emrini yerine getirenlerden, onunla birlikte sabredenlerden ve onun hayrını dilemekle senin rızanı talep edenlerden kıl; sonunda da kıyamet günü bizi onun yarenlerinden, yardımcılarından ve saltanatını güçlendirenlerden eyle.
Allah’ım! Bu -duayı- her türlü şek ve şüpheden, riya, gösteriş ve şöhretten halis kıl ki, onunla senden başkasına itimat etmeyelim, onunla senin rızandan başkasını dilemeyelim; tâ ki bizi onun makamına sokasın ve cennette bizi onunla birlikte kılasın. Bizi itaat etmede yorgunluk, tembellik ve gevşeklik göstermekten sığınağına al (koru). Bizi kendisiyle dinini ihya etmek için yardım istediğin, onun vasıtasıyla veline yardımını güçlendirdiğin kimselerden kıl. Bizi bizden başkasıyla değişme; bizi bizden başkasıyla değiştirmek sena kolaydır, ama bize çok ağır gelir.