Ramazan Ayı – Birinci Gecenin Amelleri

1- Ramazanın hilalini aramak. (Bazı müctehidler bunu farz bilmişlerdir.)
2- Ramazan ayının hilali göründüğü zaman ona işaret edilmez.
Kıbleye dönülerek eller gökyüzüne kaldırılıp hilale hitaben şöyle söylenir:

رَبِّى وَرَبُّكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعالَمِينَ . اللّٰهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنا بِالْأَمْنِ وَالْإِيمانِ وَالسَّلامَةِ وَالْإِسْلامِ وَالْمُسارَعَةِ إِلىٰ مَا تُحِبُّ وَتَرْضىٰ . اللّٰهُمَّ بارِكْ لَنا فِى شَهْرِنا هٰذَا، وَارْزُقْنا خَيْرَهُ وَعَوْنَهُ، وَاصْرِفْ عَنَّا ضُرَّهُ وَشَرَّهُ وَبَلاءَهُ وَفِتْنَتَهُ.

“Benim ve senin Rabbin, âlemlerin Rabbi olan Allah’tır. Allah’ım! Şu (hilali) bize emniyetle, imanla, sağlıkla, teslimiyetle, sevdiğin ve razı olduğun şeylere koşmakla birlikte (geçireceğimiz bir ayın) başlangıcı kıl.
Allah’ım! Şu ayımızı bize bereketli kıl ve bize onun hayır ve yardımını nasip et; onda (olabilecek) zararı, şerri, belâ ve fitneyi bizden uzaklaştır.”

 

Resul-i Ekrem’in de (s.a.a) ramazan ayının hilalini gördüğü vakit yüzünü kıbleye dönerek şu duayı okuduğu rivayet edilmiştir:

اللّٰهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنا بِالْأَمْنِ وَالْإِيمانِ وَالسَّلامَةِ وَالْإِسْلامِ وَالْعافِيَةِ الْمُجَلَّلَةِ وَدِفاعِ الْأَسْقامِ وَالْعَوْنِ عَلَى الصَّلاةِ وَالصِّيامِ وَالْقِيامِ وَتِلاوَةِ الْقُرْآنِ . اللّٰهُمَّ سَلِّمْنا لِشَهْرِ رَمَضانَ، وَتَسَلَّمْهُ مِنّا، وَسَلِّمْنا فِيهِ حَتَّىٰ يَنْقَضِىَ عَنَّا شَهْرُ رَمَضانَ وَقَدْ عَفَوْتَ عَنَّا وَغَفَرْتَ لَنا وَرَحِمْتَنا.

“Allah’ım! Şu (hilali) bize emniyetle, imanla, sağlıkla, teslimiyetle, mükemmel bir afiyetle birlikte, tutulacağımız hastalıklardan uzak kalacağımız, namaza, oruca, gece ibadetine ve Kur’ân okumaya (senin) yardımınla (güç bulacağımız bir ayın) başlangıcı kıl. Allah’ım! Ramazan ayını geçirinceye kadar bizi Ramazan ayı için sağlıklı kıl ve onu (kabul olmuş bir şekilde) bizden teslim al; bizi affetmiş, bağışlamış ve merhametine mazhar kılmış olarak sağlıklı tut.”

 

Yine İmam Cafer Sâdık’tan (a.s) hilal göründüğü vakit şu duanın okunması rivayet edilmiştir:

اللّٰهُمَّ قَدْ حَضَرَ شَهْرُ رَمَضانَ وَقَدِ افْتَرضْتَ عَلَيْنا صِيامَهُ، وَأَنْزَلْتَ فِيهِ الْقُرْآنَ هُدىً لِلنّاسِ وَبَيِّناتٍ مِنَ الْهُدىٰ وَالْفُرْقانِ . اللّٰهُمَّ أَعِنَّا عَلَىٰ صِيامِهِ، وَتَقَبَّلْهُ مِنّا، وَسَلِّمْنا فِيهِ، وَسَلِّمْنا مِنْهُ، وَسَلِّمْهُ لَنا فِى يُسْرٍ مِنْكَ وَعافِيَةٍ، إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ، يَا رَحْمٰنُ يَا رَحِيمُ.

“Allah’ım! İşte Ramazan ayı girmiş bulunuyor; sen bu ayın orucunu bize farz kıldın. Halkı hidayet etmek, hidayet delillerini açıklamak ve hakkı batıldan ayırmak için onda Kur’ân’ı indirdin. Allah’ım! Onun orucunu tutmak için bize yardımcı ol; onu bizden kabul buyur; bizi onda ve ondan taraf sağlıklı kıl ve onu da bizim için kolaylık ve afiyetle birlikte selâmet eyle. Muhakkak senin her şeye gücün yeter, ey Rahman, ey Rahim!”

 

3- Hilal göründüğü vakit okunması müstehap olan dualardan birisi
de İmam Zeynülabidin’in (a.s) “Sahife-i Seccâdiye” adlı kitabında toplanan duaların kırk üçüncü duasıdır.
Evet Merhum Seyyid İbn Tâvûs’un nakline göre İmam Zeynülabidin (a.s) bir gün yoldan geçerken ramazan ayının hilaline bakarak şu duayı okudu:

أَيُّهَا الْخَلْقُ الْمُطِيعُ، الدَّائِبُ السَّرِيعُ، الْمُتَرَدِّدُ فِى مَنازِلِ التَّقْدِيرِ، الْمُتَصَرِّفُ فِى فَلَكِ التَّدْبِيرِ، آمَنْتُ بِمَنْ نَوَّرَ بِكَ الظُّلَمَ، وَأَوْضَحَ بِكَ الْبُهَمَ، وَجَعَلَكَ آيَةً مِنْ آياتِ مُلْكِهِ، وَعَلامَةً مِنْ عَلاماتِ سُلْطانِهِ، فَحَدَّ بِكَ الزَّمانَ، وَامْتَهَنَكَ بِالْكَمالِ وَالنُّقْصانِ، وَالطُّلُوعِ وَالْأُفُولِ وَالْإِنارَةِ وَالْكُسُوفِ فِى كُلِّ ذٰلِكَ أَنْتَ لَهُ مُطِيعٌ، وَ إِلىٰ إِرادَتِهِ سَرِيعٌ، سُبْحانَهُ مَا أَعْجَبَ مَا دَبَّرَ مِنْ أَمْرِكَ ! وَأَلْطَفَ مَا صَنَعَ فِى شَأْنِكَ ! جَعَلَكَ مِفْتاحَ شَهْرٍ حادِثٍ لِأَمْرٍ حادِثٍ،فَأَسْأَلُ اللّٰهَ رَبِّى وَرَبَّكَ، وَخالِقِى وَخالِقَكَ، وَمُقَدِّرِى وَمُقَدِّرَكَ، وَمُصَوِّرِى وَمُصَوِّرَكَ؛ أَنْ يُصَلِّىَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَأَنْ يَجْعَلَكَ هِلالَ بَرَكَةٍ لَاتَمْحَقُهَا الْأَيَّامُ، وَطَهارَةٍ لَاتُدَنِّسُهَا الْآثامُ، هِلالَ أَمْنٍ مِنَ الْآفاتِ، وَسَلامَةٍ مِنَ السَّيِّئاتِ، هِلالَ سَعْدٍ لَانَحْسَ فِيهِ، وَيُمْنٍ لَانَكَدَ مَعَهُ، وَيُسْرٍ لَايُمازِجُهُ عُسْرٌ، وَخيْرٍ لَا يَشُوبُهُ شَرٌّ، هِلالَ أَمْنٍ وَإِيمانٍ، وَ نِعْمَةٍ وَ إِحْسانٍ، وَسَلامَةٍ وَ إِسْلامٍ . اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاجْعَلْنا مِنْ أَرْضىٰ مَنْ طَلَعَ عَلَيْهِ؛ وَأَزْكىٰ مَنْ نَظَرَ إِلَيْهِ، وَأَسْعَدَ مَنْ تَعَبَّدَ لَكَ فِيهِ، وَوَفِّقْنَا اللّٰهُمَّ فِيهِ لِلطَّاعَةِ وَالتَّوْبَةِ، وَاعْصِمْنا فِيهِ مِنَ الْآثامِ وَالْحَوْبَةِ، وَأَوْزِعْنا فِيهِ شُكْرَ النِّعْمَةِ، وَأَلْبِسْنا فِيهِ جُنَنَ الْعافِيَةِ، وَأَتْمِمْ عَلَيْنا بِاسْتِكْمالِ طاعَتِكَ فِيهِ الْمِنَّةَ، إِنَّكَ أَنْتَ الْمَنّانُ الْحَمِيدُ، وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ الطَّيِّبِينَ، وَاجْعَلْ لَنا فِيهِ عَوْناً مِنْكَ عَلَىٰ مَا نَدَبْتَنا إِلَيْهِ مِنْ مُفْتَرَضِ طاعَتِكَ وَتَقَبَّلْها إِنَّكَ الْأَكْرَمُ مِنْ كُلِّ كَرِيمٍ، وَالْأَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَحِيمٍ، آمِينَ آمِينَ رَبَّ الْعالَمِينَ.

Ey belirlenen yörüngelerde hızla dolaşan itaatkâr mahlûk! Seninle karanlıkları aydınlatan, belirsizleri ortaya çıkaran, seni, mülkünün ayetlerinden bir ayet ve saltanatının alametlerinden bir alamet kılan, büyüyüp küçülmen, doğup batman, ışık vermen ve kararman ile seni hizmete alan kimseye inandım ben. Münezzehtir O! Seninle ilgili tedbiri ne kadar ilginçtir; hakkında öngördüğü düzen ne kadar incedir! O, seni yeni bir iş için, yeni bir ayın anahtarı kılmıştır. Benim ve senin Rabbimiz olan, beni ve seni yaratan, beni ve seni takdir edip yöneten, beni ve seni şekillendiren Allah’tan, Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet etmesini ve seni, günlerin yok edemeyeceği bir bereket ve günahların kirletemeyeceği bir temizlik hilali, içinde uğursuzluk bulunmayan bir mutluluk, beraberinde zahmet getirmeyen bir bolluk, zorlukla karışmamış kolaylık, şerre bulaşmamış hayır hilali, emniyet, iman, nimet, ihsan, sağlık ve telsimiyet hilali kılmasını diliyorum.
* Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet eyle ve bizleri
üzerlerine hilal doğan en hoşnut, hilale bakan en temiz ve bu ayda sana kulluk eden en mutlu kimselerden kıl. Ey Allah’ım! Bu ayda bizleri tövbeye muvaffak et; günahtan ve emirlerine karşı gelmekten koru; bizi nimetlerine şükretmeye alıştır; bizleri (günahlara karşı) bağışıklık kalkanlarıyla donat ve en mükemmel şekilde sana itaat etmeye muvaffak ederek nimetini bizlere tamamla. Şüphesiz sen, çok nimet verensin; övgüye layıksın. Allah, Muhammed’e ve onun pâk ve tertemiz Ehlibeyt’ine rahmet etsin. (Allah’ım!) Bu ayda, yapmamız için çağrıda bulunduğun farz itaatini yerine getirmemiz için bize yardımcı ol ve bunu bizden kabul buyur; kuşkusuz sen, bütün cömertlerden daha çok cömertsin; bütün merhametlilerden daha merhametlisin; âmin ey alemlerin Rabbi!”

 

 

4- Ramazan ayının ilk gecesinde müstehap olan bir diğer amel de,
insanın kendi helaliyle cinsel münasebette bulunmasıdır. Bu sadece ramazan ayına mahsus bir şeydir. Yoksa diğer aylarda ayın ilk gününde bu, mekruhtur.
5- Bu gecenin bir ameli de gusüldür; bazı hadislerde, ramazan
ayının ilk gecesinde gusül yapan kimsenin gelecek ramazan ayına kadar vücudunda kaşıntı olmayacağı rivayet edilmiştir.
6- Akar suda gusletmek ve başına otuz avuç su dökmek; kim
böyleyapacak olursa gelecek ramazan ayına kadar manevi taharet içerisinde olur.
7- Bu gecenin amellerinden birisi de İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret
etmektir. Kim böyle yapacak olursa günahları dökülür ve o yılda hac ve umre yapanların sevabını alır.
8- Önceden de değindiğimiz bin rekâtlık namazı kılmak isteyenler, bu
geceden itibaren başlamalıdırlar.
9- Bu gecenin bir diğer ameli ise iki rekât namazı, her rekâtta
Fâtiha ve En’âm Surelerini okumak suretiyle kılmak ve ardından da Allah-u Teâlâ’dan kendisine yardımcı olmasını, korkulardan ve rahatsızlıklardan korumasını dilemektir.
10- Şaban ayının son gecesinin amelini açıklarken naklettiğimiz
duayı bu gece de okumak sünnettir.
11- “el-İkbal” kitabında İmam Muhammed Taki’den (a.s), bu
gecenin akşam namazından sonra elleri kaldırarak şu duanın okunması rivayet edilmiştir:

اللّٰهُمَّ يَا مَنْ يَمْلِكُ التَّدْبِيرَ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ، يَا مَنْ يَعْلَمُ خائِنَةَ الْأَعْيُنِ وَمَا تُخْفِى الصُّدُورُ وَتُجِنُّ الضَّمِيرُ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ . اللّٰهُمَّ اجْعَلْنا مِمَّنْ نَوىٰ فَعَمِلَ، وَلَا تَجْعَلْنا مِمَّنْ شَقِىَ فَكَسِلَ، وَلَا مِمَّنْ هُوَ عَلَىٰ غَيْرِ عَمَلٍ يَتَّكِلُ . اللّٰهُمَّ صَحِّحْ أَبْدانَنا مِنَ الْعِلَلِ، وَأَعِنّا عَلَىٰ مَا افْتَرَضْتَ عَلَيْنا مِنَ الْعَمَلِ، حَتّىٰ يَنْقَضِىَ عَنَّا شَهْرُكَ هٰذَا وَقَدْ أَدَّيْنا مَفْرُوضَكَ فِيهِ عَلَيْنا . اللّٰهُمَّ أَعِنّا عَلَىٰ صِيامِهِ، وَوَفِّقْنا لِقِيامِهِ، وَنَشِّطْنا فِيهِ لِلصَّلاةِ، وَلَا تَحْجُبْنا مِنَ الْقِراءَةِ، وَسَهِّلْ لَنا فِيهِ إِيتاءَ الزَّكاةِ . اللّٰهُمَّ لَاتُسَلِّطْ عَلَيْنا وَصَباً وَلَا تَعَباً وَلَا سَقَماً وَلَا عَطَباً؛ اللّٰهُمَّ ارْزُقْنا الْإِفْطارَ مِنْ رِزْقِكَ الْحَلالِ . اللّٰهُمَّ سَهِّلْ لَنا فِيهِ مَا قَسَمْتَهُ مِنْ رِزْقِكَ، وَيَسِّرْ مَا قَدَّرْتَهُ مِنْ أَمْرِكَ، وَاجْعَلْهُ حَلالاً طَيِّباً نَقِيّاً مِنَ الْآثامِ، خالِصاً مِنَ الْآصارِ وَالْأَجْرامِ . اللّٰهُمَّ لَاتُطْعِمْنا إِلّا طَيِّباً غَيْرَ خَبِيثٍ وَلَا حَرامٍ، وَاجْعَلْ رِزْقَكَ لَنا حَلالاً لَايَشُوبُهُ دَنَسٌ وَلا أَسْقامٌ، يَا مَنْ عِلْمُهُ بِالسِّرِّ كَعِلْمِهِ بِالْأَعْلانِ، يَا مُتَفَضِّلاً عَلَىٰ عِبادِهِ بِالْإِحْسانِ، يَا مَنْ هُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ، وَبِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ خَبِيرٌ، أَلْهِمْنا ذِكْرَكَ، وَجَنِّبْنا عُسْرَكَ، وَأَنِلْنا يُسْرَكَ، وَاهْدِنا لِلرَّشادِ، وَوَفِّقْنا لِلسَّدادِ، وَاعْصِمْنا مِنَ الْبَلايا، وَصُنَّا مِنَ الْأَوْزارِ وَالْخَطايا، يَا مَنْ لَايَغْفِرُ عَظِيمَ الذُّنُوبِ غَيْرُهُ، وَلا يَكْشِفُ السُّوءَ إِلّا هُوَ، يَا أَرْحَمَ الرّاحِمِينَ وَ أَكْرَمَ الْأَكْرَمِينَ؛ صَلِّ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَأَهْلِ بَيْتِهِ الطَّيِّبِينَ، وَاجْعَلْ صِيامَنا مَقْبُولاً، وَبِالْبِرِّ وَالتَّقْوىٰ مَوْصُولاً، وَكَذٰلِكَ فَاجْعَلْ سَعْيَنا مَشْكُوراً، وَقِيامَنا مَبْرُوراً، وَقُرْآنَنا مَرْفُوعاً ، وَدُعاءَنا مَسْمُوعاً، وَاهْدِنا لِلْحُسْنىٰ ، وَجَنِّبْنا الْعُسْرىٰ، وَيَسِّرْنا لِلْيُسْرىٰ، وَأَعْلِ لَنَا الدَّرَجاتِ، وَضاعِفْ لَنَا الْحَسَناتِ، وَاقْبَلْ مِنَّا الصَّوْمَ وَالصَّلاةَ، وَاسْمَعْ مِنَّا الدَّعَواتِ، وَاغْفِرْ لَنَا الْخَطِيئاتِ، وَتَجاوَزْ عَنَّا السَّيِّئاتِ، وَاجْعَلْنا مِنَ الْعامِلِينَ الْفَائِزِينَ، وَلَا تَجْعَلْنا مِنَ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ، حَتَّىٰ يَنْقَضِىَ شَهْرُ رَمَضانَ عَنَّا وَقَدْ قَبِلْتَ فِيهِ صِيامَنا وَقِيامَنا، وَزَكَّيْتَ فِيهِ أَعْمالَنا، وَغَفَرْتَ فِيهِ ذُنُوبَنا، وَأَجْزَلْتَ فِيهِ مِنْ كُلِّ خَيْرٍ نَصِيبَنا، فَإِنَّكَ الْإِلٰهُ الْمُجِيبُ، وَالرَّبُّ الْقَرِيبُ ، وَأَنْتَ بِكُلِّ شَىْءٍ مُحِيطٌ.

Allah’ım! Ey her şeye gücü yeten ve (âlemin) tedbir ve yönetimini elinde tutan; ey Latif ve her şeyden haberdar olan ve hain gözleri, sinelerin sakladığını ve batınların sırrını bilen Allah! Allah’ım! Bizi, niyet edip ardından amel eden kimselerden kıl; bedbaht olup tembelliğe duçar olan veya amelden başka şeye yaslanan kimselerden kılma. Allah’ım! Bu (ramazan) ayının bitiminde, üzerimizde olan farzlarını eda etmiş olmamız için bedenlerimizi hastalıklardan uzaklaştırıp sağlıklı tut; üzerimize farz kıldığın amelleri yerine getirmemiz için bize yardımcı ol.
Allah’ım! Bu ayın orucunu tutmak için bize yardım et; (geceleri) ibadet etmeye bizi muvaffak et; (hakkıyla) Kur’ân okumaktan bizi mahrum etme. Bu ayda zekât vermeyi bizlere kolaylaştır. Allah’ım! Ağrı, yorgunluk, hastalık ve bozgunluğu bize musallat kılma. Allah’ım! Helal rızkından iftar etmeyi bizlere nasip et. Allah’ım! Bu ayda bizim için ayırdığın rızkı elde etmeyi ve bizim için takdir buyurduğun emri (yerine getirmeği) kolaylaştır.
Onu helal-tertemiz, günahlardan, engellerden ve hatalardan arınmış bir şekilde bize nasip buyur.
* Allah’ım! Bize ancak temiz şeylerden yedir; iğrenç ve haram olan
şeylerden değil. Bize vereceğin rızkı, pisliğe ve hastalıklara karışmamış helal rızk eyle. Ey gizliyi de açık şeyler gibi bilen; ey kullarına iyilikle lütufta bulunan; ey her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan (Yüce Allah)! Bize zikrini ilham et; bizi zor kıldığın şeylerden uzaklaştırıp kolay kıldığın şeylere ulaştır; bizi rüşt ve doğruluğa hidayet et; doğruluklara muvaffak kıl; bizi belalardan koru; günah ve hatalardan muhafaza et.

Ey büyük günahları kendisinden başkası bağışlamayan ve kötülüğü kendisinden başkası gidermeyen; ey merhametlilerin en merhametlisi ve yücelerin en yücesi! Muhammed ve tertemiz Ehlibeyt’ine rahmet eyle ve orucumuzu kabul buyur; bizi iyilik ve takvaya bağlı kıl. Çabamızı mükâfatlandır; ibadet ve namazımızı kabul eyle; okuduğumuz Kur’ân’ı dergâhına yücelt; duamızı dinleyip (kabul buyur); bizi iyiliğe hidayet eyle; zorluklardan uzaklaştırıp, kolaylıklara kolayca ulaşmamızı sağla; iyi amellerimizi kat kat artır; oruç ve namazımızı kabul eyle; dualarımızı dinleyip (kabul buyur); hatalarımızı bağışla; kötülüklerimizi affet; bizi kurtuluşa ermiş amel edenlerden kıl; kendilerine gazap ettiğin ve doğru yoldan sapanlardan değil. Nihayet ramazan ayı geçip gidinceye kadar orucumuzu, ibadet ve namazımızı kabul buyur; amellerimizi temizle, günahlarımızı bağışla ve her hayırdan nasibimizi artır. Kuşkusuz sen, duaları kabul eden ilâh ve (kullarına) yakın olan Rabsin. Sen her şeyi kuşatansın.”

 

12- “el-İkbal” kitabında İmam Cafer Sadık’tan (a.s) rivayet edilen
şu dualar da bu gecenin müstehap amellerinden birisidir:

اللّٰهُمَّ رَبَّ شَهْرِ رَمَضانَ، مُنَزِّلَ الْقُرْآنِ، هٰذَا شَهْرُ رَمَضانَ الَّذِى أَنْزَلْتَ فِيهِ الْقُرْآنَ وَأَنْزَلْتَ فِيهِ آياتٍ بَيِّناتٍ مِنَ الْهُدىٰ وَالْفُرْقانِ . اللّٰهُمَّ ارْزُقْنا صِيامَهُ، وَأَعِنَّا عَلَىٰ قِيامِهِ . اللّٰهُمَّ سَلِّمْهُ لَنا، وَسَلِّمْنا فِيهِ، وَتَسَلَّمْهُ مِنَّا فِى يُسْرٍ مِنْكَ وَمُعافاةٍ، وَاجْعَلْ فِيما تَقْضِى وَتُقَدِّرُ مِنَ الْأَمْرِ الْمَحْتُومِ وَفِيما تَفْرُقُ مِنَ الْأَمْرِ الْحَكِيمِ فِى لَيْلَةِ الْقَدْرِ مِنَ الْقَضاءِ الَّذِى لَايُرَدُّ وَلَا يُبَدَّلُ أَنْ تَكْتُبَنِى مِنْ حُجَّاجِ بَيْتِكَ الْحَرامِ، الْمَبْرُورِ حَجُّهُمُ، الْمَشْكُورِ سَعْيُهُمُ، الْمَغْفُورِ ذُنُوبُهُمُ، الْمُكَفَّرِ عَنْهُمْ سَيِّئاتُهُمْ، وَاجْعَلْ فِيما تَقْضِى وَتُقَدِّرُ أَنْ تُطِيلَ لِى فِى عُمْرِى، وَتُوَسِّعَ عَلَىَّ مِنَ الرِّزْقِ الْحَلالِ.

“Allah’ım! Ey ramazan ayının Rabbi, ey Kur’ân’ı indiren; işte bu, Kur’ân’ı indirdiğin, onda, hidayeti beyan eden ve hakkı batıldan ayıran ayetleri nazil ettiğin ramazan ayıdır. Allah’ım! Bu ayın orucunu bizlere nasip et ve bu ayın (ibadet ve namazını) yerine getirmemize yardımcı ol.
Allah’ım! Bu ayı bizim için selâmet kıl; bizi bu ayda sağlıklı et ve bu ayı kolaylık ve afiyet içinde bizden teslim al. Kadir gecesinde hükme bağladığın, takdir buyurduğun ve belirlediğin, kesin, dönüşü ve değişimi olmayan hikmetli hükümler arasında, beni de hacları kabul olan, çabaları mükâfatlandırılan, günahları bağışlanan ve kötülüklerinin üstü örtülen Beytü’l-Harâm’ının hacılarından yaz. Yine hükmettiğin ve takdir buyurduğun şeyler arasında ömrümü uzatmayı ve bana bol helal rızk nasip etmeyi kararlaştır.”

 

13- Sahife-i Seccadiyye’nin kırk dördüncü duasını okumak.
14- Seyyid İbn Tavus’un “el-İkbal” adlı eserine naklettiği şu uzun
duayı okumak: «اللّٰهُمَّ إِنَّ هٰذَا الشَّهْرَ الْمُبارَکَ»

15- Bir hadiste Resul-i Ekrem’in (s.a.a) ramazan ayı girdiğinde şu
duayı okuduğu rivayet edilmiştir:

 

اللّٰهُمَّ إِنَّهُ قَدْ دَخَلَ شَهْرُ رَمَضانَ . اللّٰهُمَّ رَبَّ شَهْرِ رَمَضانَ الَّذِى أَنْزَلْتَ فِيهِ الْقُرْآنَ وَجَعَلْتَهُ بَيِّناتٍ مِنَ الْهُدىٰ وَالْفُرْقانِ . اللّٰهُمَّ فَبارِكْ لَنا فِى شَهْرِ رَمَضانَ، وَأَعِنَّا عَلَىٰ صِيامِهِ وَصَلَواتِهِ، وَتَقَبَّلْهُ مِنَّا.

“Allah’ım’ Hiç şüphesiz ramazan ayı girmiş bulunuyor. Allah’ım! Ey ramazan ayının Rabbi! Öyle bir ay ki, onda Kur’ân’ı indirdin ve onda hidayeti beyan eden ve hakkı batıldan ayıran açıklamalarda bulundun.
Allah’ım! Ramazan ayını bizim için bereketli kıl ve onun orucunu tutmada ve namazını kılmada bize yardımcı ol ve onu bizden kabul buyur.”

 

16- Yine Resul-i Ekrem’in (s.a.a) ramazan ayının ilk gecesinde
şöyle dua ettiği rivayet edilmiştir:

الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِى أَكْرَمَنا بِكَ أَيُّهَا الشَّهْرُ الْمُبارَكُ . اللّٰهُمَّ فَقَوِّنا عَلَىٰ صِيامِنا وَقِيامِنا، وَثَبِّتْ أَقْدامَنا، وَانْصُرْنا عَلَى الْقَوْمِ الْكافِرِينَ . اللّٰهُمَّ أَنْتَ الْواحِدُ فَلا وَلَدَ لَكَ، وَأَنْتَ الصَّمَدُ فَلا شِبْهَ لَكَ، وَأَنْتَ الْعَزِيزُ فَلا يُعِزُّكَ شَىْءٌ، وَأَنْتَ الْغَنِىُّ وَأَنَا الْفَقِيرُ، وَأَنْتَ الْمَوْلىٰ وَأَنَا الْعَبْدُ، وَأَنْتَ الْغَفُورُ وَأَنَا الْمُذْنِبُ، وَأَنْتَ الرَّحِيمُ وَأَنَا الْمُخْطِئُ، وَأَنْتَ الْخالِقُ وَأَنَا الْمَخْلُوقُ، وَأَنْتَ الْحَىُّ وَأَنَا الْمَيِّتُ، أَسْأَلُكَ بِرَحْمَتِكَ أَنْ تَغْفِرَ لِى وَتَرْحَمَنِى وَتَجاوَزَ عَنِّى إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ.

Ey mübarek ay, seninle bizi yücelten Allah’a hamdolsun. Allah’ım!
Oruç tutmamız (ve gece ibadetlerine) kalkmamız için bizi güçlendir; ayaklarımıza sebat ver ve bizi kâfirler topluluğuna karşı muzaffer eyle.
Allah’ım! Sen teksin; evladın yoktur. Sen noksansız-ihtiyaçsızsın; benzerin yoktur. Sensin aziz; başka bir şey sana izzet veremez. Sen zenginsin, ben ise fakir; sen mevlasın, ben ise kul; sen bağışlayansın, ben ise günahkâr; sen Rahim’sin, ben ise hatakâr; sen yaratansın, ben ise yaratılan; sen dirisin, ben ise ölü; rahmetin hakkına senden, beni bağışlamanı, bana merhamet etmeni ve beni affetmeni diliyorum. Muhakkak senin her şeye gücün yeter.”

 

17- Birinci bölümde, ramazan ayının ilk gününde Cevşen-i Kebir
duasını okumanın müstehap olduğu geçti.
18- Ramazan amellerinin başlarında zikrettiğimiz “Hac Duası”nın
bu gecede okunması müstehaptır.
19- Önceden de zikrettiğimiz gibi bu ayın en faziletli amellerinden
birisi de, çok Kur’ân okumaktır.
Rivayet edildiğine göre, İmam Cafer Sadık (a.s) Kur’ân okumaya başlamadan önce şu duayı okurdu:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَشْهَدُ أَنَّ هٰذَا كِتابُكَ الْمُنْزَلُ مِنْ عِنْدِكَ عَلَىٰ رَسُولِكَ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِاللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، وَكَلامُكَ النَّاطِقُ عَلَىٰ لِسانِ نَبِيِّكَ جَعَلْتَهُ هادِياً مِنْكَ إِلىٰ خَلْقِكَ، وَحَبْلاً مُتَّصِلاً فِيما بَيْنَكَ وَبَيْنَ عِبادِكَ . اللّٰهُمَّ إِنِّى نَشَرْتُ عَهْدَكَ وَكِتابَكَ، اللّٰهُمَّ فَاجْعَلْ نَظَرِى فِيهِ عِبادَةً، وَقِراءَتِى فِيهِ فِكْراً، وَفِكْرِى فِيهِ اعْتِباراً، وَاجْعَلْنِى مِمَّنْ اتَّعَظَ بِبَيانِ مَواعِظِكَ فِيهِ، وَاجْتَنَبَ مَعاصِيَكَ، وَلَا تَطْبَعْ عِنْدَ قِراءَتِى عَلَىٰ سَمْعِى، وَلَا تَجْعَلْ عَلَىٰ بَصَرِى غِشاوَةً، وَلَا تَجْعَلْ قِراءَتِى قِراءَةً لَاتَدَ بُّرَ فِيها، بَلِ اجْعَلْنِى أَتَدَبَّرُ آياتِهِ وَأَحْكامَهُ آخِذاً بِشَرايِعِ دِينِكَ، وَلَا تَجْعَلْ نَظَرِى فِيهِ غَفْلَةً، وَلَا قِراءَتِى هَذَراً، إِنَّكَ أَنْتَ الرَّؤُوفُ الرَّحِيمُ.

“Allah’ım! Şehadet ederim ki bu, Resul’ün Muhammed ibn Abdullah’a (s.a.a) inen kitabın ve Peygamber’inin diline dökülen kelmındır. O, senin yaratıklarına (gönderdiğin) bir hidayet vesilesi ve seninle kulların arasına uzanan bir bağlantı ipidir. Allah’ım! Ben fermanın ve kitabın olan (Kur’ân’ı) açtım (yüzüme). Allah’ım! Ona bakışımı ibadet, onu okuyuşumu tefekkür ve tefekkürümü ibret vesilesi kıl. Beni, öğütlerinin beyanından öğüt alan ve günahlarından kaçınanlardan kıl. (Kur’ân) okurken kulağımı mühürleme; gözüme perde çekme. Okuyuşumu tefekkürsüz bir okuyuş kılma. (Kur’ân’ın) ayetleri ve ahkâmı üzerinde düşünüp, dinin kurallarını uygulamaya beni muvaffak kıl. (Kur’ân’a) bakışımı, gaflet bakışı ve okuyuşumu faydasız bir okuyuş kılma. Kuşkusuz sen çok şefkatli ve Rahim’sin.

 

Bitirdiği vakit ise şu duayı:

اللّٰهُمَّ إِنِّى قَدْ قَرَأْتُ مَا قَضَيْتَ مِنْ كِتابِكَ الَّذِى أَنْزَلْتَهُ عَلَىٰ نَبِيِّكَ الصَّادِقِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، فَلَكَ الْحَمْدُ رَبَّنا . اللّٰهُمَّ اجْعَلْنِى مِمَّنْ يُحِلُّ حَلالَهُ، وَيُحَرِّمُ حَرامَهُ، وَيُؤْمِنُ بِمُحْكَمِهِ وَمُتَشابِهِهِ، وَاجْعَلْهُ لِى أُنْساً فِى قَبْرِى، وَأُنْساً فِى حَشْرِى، وَاجْعَلْنِى مِمَّنْ تُرْقِيهِ بِكُلِّ آيَةٍ قَرَأَها دَرَجَةً فِى أَعْلَىٰ عِلِّيِّينَ، آمِينَ رَبَّ الْعالَمِينَ.

“Allah’ım! Ben, sadık Peygamber’ine (s.a.a) indirdiğin kitabından mu-kadder kıldığın kadar okudum. Hamd sana ey Rabbimiz. Allah’ım!
Beni onun (Kur’ân’ın) helalini helal ve haramını haram bilen, muhkemine de müteşâbihine de iman eden kimselerden kıl. Kabirde ve haşredildiğim günde (Kur’ân’ı) bana arkadaş kıl. Beni, okuduğu her ayet karşılığında yüce makamlarda bir derece yücelttiğin kimselerden et. Âmin ey âlemlerin Rabbi!”