اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى الْأَمِينِ الْمُؤْتَمَنِ مُوسَى بْنِ جَعْفَرٍ الْبَرِّ الْوَفِيِّ، الطَّاهِرِ الزَّكِيِّ، النُّورِ الْمُبِينِ ، الْمُجْتَهِدِ الْمُحْتَسِبِ الصَّابِرِ عَلَى الْأَذىٰ فِيكَ . اللّٰهُمَّ وَكَما بَلَّغَ عَنْ آبائِهِ مَا اسْتُودِعَ مِنْ أَمْرِكَ وَنَهْيِكَ، وَحَمَلَ عَلَى الْمَحَجَّةِ، وَكابَدَ أَهْلَ الْعِزَّةِ وَالشِّدَّةِ فِيما كانَ يَلْقىٰ مِنْ جُهَّالِ قَوْمِهِ، رَبِّ فَصَلِّ عَلَيْهِ أَفْضَلَ وَأَكْمَلَ مَا صَلَّيْتَ عَلَىٰ أَحَدٍ مِمَّنْ أَطاعَكَ وَنَصَحَ لِعِبادِكَ إِنَّكَ غَفُورٌ رَحِيمٌ.
“Allah’ım! İyiliksever, vefalı, tertemiz, arınmış, açık nur, -imamet vazifesinde- çaba harcayan, rızanı gözeten, senin yolunda eziyetlere tahammül gösteren emin ve güvenilir -imam- Musa b. Cafer’e rahmet eyle.
Allah’ım! Onun babalarından taraf onun yanında emanet bıraktığın emir ve nehiylerini tebliğ ettiği, -ilâhi hükmü- doğru yola taşıdığı, kavminin cahillerinden çektiği şeylerde şiddet ehli ve zorbalar karşısında direndiği gibi sana itaat eden ve kullarına nasihat eten (onların hayrını dileyen) birisine ettiğin en üstün ve en mükemmel rahmetle ona rahmet eyle; doğrusu sen bağışlayan ve merhametlisin.”