Muhammed bin Hasan bin Ali bin Muhammed bin Hüseyin (H. 1033 – 1104 / M. 1624 – 1693) (Arapça: الحر العاملي), hicri kameri on birinci asırda yaşamış olan İmamiye Şia’sının en seçkin fakih ve muhaddislerindendir. İslam dünyasında daha çok Şeyh Hürr-i Âmûlî ismiyle tanınır. En meşhur eseri Vesailu’ş-Şia olup, bu eseri nedeniyle “Sahib-i Vesail” olarak da anılmaktadır.
Şeyh Hürr-i Âmûlî, Kutub-u Erbaa’daki (Dört Temel Hadis Kitabı) hadislerin tamamının sıhhatine inanan, Ahbârî ekolünün en önemli temsilcilerinden biridir. Şeyh, bu iddiasını ispatlamak amacıyla Vesailu’ş-Şia kitabının son bölümünde yirmiden fazla delil zikretmiştir. Şer’i hükümler noktasında ilim edinme imkânının bulunmasından dolayı zanna dayalı hareket edilmemesi gerektiğini savunmuştur.
Şeyh Hürr-i Âmûlî, hicri 8 Receb 1033 (26 Nisan 1624) yılının Cuma günü, Lübnan’ın Cebel-i Âmûl bölgesindeki Meşgara kasabasında dünyaya gelmiştir. Nesebi 36 vasıtayla Hürr bin Yezid er-Riyahi’ye ulaşmaktadır.[1] Şeyh’in mensubu olduğu aile “Al-i Hürr” hanedanı olarak bilinmektedir.[2]
Al-i Hürr Hanedanının İlmî Derinliği
Şeyh Hürr-i Âmûlî’nin ifadelerine göre “Al-i Hürr” hanedanı; ilim ve marifet ehli, Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) Ehlibeytine derin sevgi besleyen ve tarih boyunca çok sayıda fakih ve âlim yetiştiren köklü bir hanedandı.
Babası: Hasan bin Ali; âlim, fakih, edip, Arap edebiyatına hâkim ve halkın dini meselelerde müracaat ettiği seçkin bir şahsiyetti.[3]
Annesi: Allame Şeyh Abdusselam’ın kızı olup, edebi yönü güçlü ve erdemli bir hanımdı.[4]
Amcası: Şeyh Muhammed bin Ali bin Muhammed Hürr-i Âmûlî, er-Rıhle kitabının yazarıdır. Çok sayıda anlatım, haşiye, risale ve büyük bir şiir divanı kaleme almıştır.[5]
Diğer Aile Üyeleri: Amcazadesi Hasan b. Muhammed, büyük babası Şeyh Ali b. Muhammed, ceddi Şeyh Muhammed b. Hüseyin ve anne tarafından ceddi Abdusselam bin Şemsuddin; her biri dönemlerinin şer’i ve akli ilimlerde uzman, fazilet sahibi şahsiyetleriydi.[6][7]
Hayatı ve Seyahatleri
Şeyh Hürr-i Âmûlî, 40 yaşında (H. 1073 / M. 1662-1663) kutsal mekanları ziyaret etmek amacıyla Cebel-i Âmûl’den ayrılmış; Irak üzerinden Meşhed’e giderek İmam Rıza’yı (a.s) ziyaret etmiştir. Meşhed şehrini ilmi faaliyetleri için uygun bularak buraya yerleşmiştir.
Şeyh, hicri 1087 ve 1088 yıllarında iki kez hac ibadetini yerine getirmiştir. İkinci hac seferinde yaşanan bir hadise sırasında, Şiilere yönelik baskı ve katliam girişiminden Mekke eşrafından Seyyid Musa b. Süleyman’ın yardımıyla kurtulmuş ve Yemen üzerinden Irak’a geçmiştir.[8]
İsfahan ziyaretleri sırasında dönemin büyük alimi Allame Meclisi ile bir araya gelmiş; iki alim karşılıklı olarak birbirlerine rivayet icazeti vermişlerdir.[9] Bu görüşmeler neticesinde Şah Süleyman Safevi tarafından kendisine Horasan Şeyhülislamlığı ve kadılık görevi verilmiştir.[10]
Üstatları
Eğitimine Cebel-i Âmûl’de başlayan ve daha sonra Cebba bölgesinde ilmi derinliğini artıran Şeyh’in hocalarından bazıları şunlardır:
Babası Hasan bin Ali (Vefatı: H. 1062)
Amcası Şeyh Muhammed bin Ali Hürr (Vefatı: H. 1081)
Annesinin babası Şeyh Abdusselam bin Muhammed Hürr
Babasının dayısı Şeyh Ali bin Mahmud Amuli
Şehid Sani’nin oğlu ve Sahibi Mealim Şeyh Zeynuddin
Şeyh Hüseyin Zuheyri
Seyyid Hasan Hüseyni Amuli
Şeyh Abdullah Harfuşi
Mevla Muhammed Tahir b. Muhammed Hüseyin Şirazi Necefi Kummi
Seyyid Mirza Cezayiri Necefi
Şehid Sani’nin torunu Şeyh Ali
Ağa Hüseyin Hansari
Seyyid Haşim Tubili Bahrani
Molla Muhammed Kaşi[11]
Ahbârîlik Eğilimi ve İlmî Görüşleri
Şeyh Hürr-i Âmûlî, döneminde yaygın olan Ahbârî ekolünün ılımlı temsilcilerindendir. Kutub-u Erbaa’daki hadislerin sıhhatine olan inancını Vesailu’ş-Şia’nın son bölümünde 20’den fazla delille savunmuştur.[12] Şer’i hükümlerde kesin bilgiye (ilim) ulaşma imkânı varken zanna dayalı yöntemlerle amel edilmesini reddetmiştir.[13]
Usulcü müçtehitlerle doğrudan çatışmaya girmek yerine, kendi ekolünü mantıki çerçevede savunmuştur. Ahbârîlik ile içtihat yanlıları arasındaki metodolojik farkları sistematik olarak ortaya koyan ilk alimlerdendir.[14] Görüşlerini en net ifade ettiği eseri, hadislerin müphemliğini gidermek ve Ahbârî ekolünü güçlendirmek amacıyla yazdığı Fevaidu’t-Tusiyye kitabıdır.[15]
Öğrencileri
Meşhed’deki ilim halkasında çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
Şeyh Mustafa b. Abdulvahid b. Seyyar Hubez
Şeyh Mustafa’nın oğlu Şeyh Muhammed Rıza
Şeyh Mustafa’nın diğer oğlu Şeyh Hasan
Seyyid Muhammed b. Muhammed Bakır Hüseyni E’reci Muhtari Naini
Seyyid Muhammed b. Muhammed Bedi’ Rezevi Meşhedi
Mevla Muhammed Fazıl b. Muhammed Mehdi Meşhedi
Seyyid Muhammed b. Ali b. Muhyiddin Musevi Amuli
Mevla Muhammed Salih b. Muhammed Bakır Kazvini
Mevla Muhammed Taki b. Abdulvahhab Esterabadi Meşhedi
Mevla Muhammed Taki Dehharkani Kazvini
Seyyid Muhammed b. Ahmed Hüseyni Gilani[16]
Eserleri
Şeyh Hürr-i Âmûlî, İslam ilimlerine pek çok değerli eser miras bırakmıştır:
Vesailu’ş-Şia: En önemli eseri. Kutub-u Erbaa dahil 180’den fazla muteber kaynaktan derlenen 36 bin hadisi fıkhi konulara göre tasnif eder.
El-Cevahiru’s-Seniyye fi’l-Ahadisi’l-Kudsiyye: İlk telif eseridir.
Es-Sahifetu’s-Saniye min Ed’iyyeti Ali b. El-Hüseyin (a.s): Sahife-i Seccadiye dışındaki duaları içerir.
Hidayetu’l-Umme ila Ahkami’l-Aimme (a.s): Vesailu’ş-Şia’nın senet ve tekrarlardan arındırılmış özetidir (3 cilt).
Men La Yahzeruhu’l-İmam: Vesailu’ş-Şia fihristidir.
El-Fevaidu’t-Tusiyye: 100 faydalı konuyu içeren 1 ciltlik eser.
İsbatu’l-Hudat bi’n-Nususi ve’l-Mucizat: 21 bin hadis içeren mucizeler ansiklopedisi.
Emelu’l-Amil: Cebel-i Âmûl ve muasır âlimlerin biyografileri.
Risaletun fi’r-Reddi Ales’s-Sufiyye: Sufiliğe karşı reddiye (1000 hadis içerir).
Bidayetu’l-Hidaye: Fıkhın tüm farz ve haramlarını listeler.
El-Fusulu’l-Muhimme fi Usuli’l-Eimme (a.s): Usul-ü din ve fıkıh kuralları.
Diğer Eserler:Divan-ı Şiir (20.000 beyit), Divanu’l-İmam Zeynu’l-Abidin (a.s), Tahriru Vesailu’ş-Şia, Maktelu’l-İmam el-Hüseyin (a.s) ve Kutub-u Erbaa haşiyeleri.[17]
Şiirleri ve Edebî Yönü
Şeyh Hürr-i Âmûlî, yirmi bin beyitlik bir divana sahip güçlü bir şairdir. Şiirlerinde Ehlibeyt sevgisini işlemiş; Hz. Peygamber (s.a.a) ve Ehlibeyt’in faziletlerine dair 100 ve 400 beyitlik kasideler yazmıştır. Kafiye ve harf oyunları gibi şiir sanatının inceliklerine vakıftır.
Bir beytinde şöyle der:
“Adım her ne kadar Hürr (özgür) ise de ben Ehlibeyt (a.s) kölesiyim; Onların eliyle azat olma şerefine nail olsam da, yine onların köleliklerine dönerim.”[18]
Alimlerin Görüşleri
Seyyid Ali Han Medenî: “İlmi boyutta sahip olduğu yüksek makam ve konumu kelimelerle ifade edilemez. Değerli eserlerinin faydası bütün aleme yayılmıştır.” [19]
Muhaddis-i Kummi: “Muhaddislerin şeyhi, alemdeki dâhilerin en erdemlisi, agâh bir fakih, takvalı bir muhaddis ve fazilet kaynağıdır.” [21]
Allame Emini: “Ne zaman onu tanımaya çalışmak istersen, her alanda söz sahibi olduğunu görürsün. Onun paha biçilmez eserleri, hatırasını ebedi kılmıştır.” [22]
Vefatı
Şeyh Hürr-i Âmûlî, hicri 21 Ramazan 1104 (26 Mayıs 1693) tarihinde, 71 yaşında İran’ın Meşhed şehrinde vefat etmiş ve İmam Rıza’nın (a.s) türbesinin avlusunda (bugünkü İnkılab avlusu) defnedilmiştir.[23]
Kaynakça
[1] A’yanu’ş-Şia, c. 2, s. 494.
[2] Emelu’l-Amil, c. 1, s. 9.
[3] A’yanu’ş-Şia, c. 5, s. 212.
[4] İsbatu’l-Hudat, c. 1, s. 5.
[5] Riyazu’l-Ulema, c. 5, s. 136.
[6] Emelu’l-Amil, c. 1, s. 129.
[7] Emelu’l-Amil, c. 1, s. 107.
[8] Vesailu’ş-Şia, c. 1, s. 79.
[9] Şınahtı Sireyi Masuman, Noor Digital Library.
[10] Biharu’l-Envar, c. 107, s. 107–111; İsbatu’l-Hudat, c. 1, s. 21; Emelu’l-Amil, c. 1, s. 47-51.
[11] Biharu’l-Envar, c. 107, s. 104-109.
[12] Vesailu’ş-Şia, c. 20, s. 96-104.
[13] Vesailu’ş-Şia, c. 20, s. 105-112.
[14] Ferahani Munferid, Muhacireti Ulemayı Şia ez Cebeli Amul bi İran, s. 164.
[15] Mudir Şaneçi, İlmu’l-Hadis, s. 87-88.
[16] İsbatu’l-Hudat, c. 1, s. 10-12.
[17] Emelu’l-Amil, c. 1, s. 27–33; İsbatu’l-Hudat, c. 1, s. 12-17.
Muhammed bin Hasan bin Ali bin Hasan (Arapça:الشيخ الطوسي); Şeyh Tusi ve Şeyhu’t-Taife (bir kavmin büyüğü/Şiilerin büyüğü) olarak bilinmektedir. Şia’nın en büyük fakih ve muhaddislerindendir. Şeyh Tusi Şia’nın dört büyük hadis kitabından ikisinin; yani et-Tehzib ve el-İstibsar kitabının yazarıdır. 23 yaşlarında Horasan’dan Irak’a gelerek Şeyh Mufid ve Seyyid Murtaza gibi...
Murtaza Ensari Dezfuli diye meşhur olan Şeyh Ensari (Farsça: مرتضی انصاری دزفولی); hicri kameri on üçüncü asırda yaşayan (1214/1800 - 1281/1864) Şia’nın büyük fakihlerindendir. Şeyh Ensari, Muhammed Hasan Necefi’den sonra Şiilerin genel mercisi olmuştur. Şeyh Ensari’ye “Hatemu’l-Fukaha ve’l-Müctehidin” lakabı verilmiştir. Murtaza Ensari getirdiği yeniliklerle, Usul ilmini ve ardından da fıkıh...
Seyyid Muhammed Kazım Tebatebayi Yezdi (Arapça: السيد محمد كاظم الطباطبائي اليزدي) (1248 h.k - 1337 h.k), Şii fakihlerinden ve el-Urvetü’l Vüska adlı kitabın müellifidir. Seyyid Muhammed Hasan Şirazi’nin vefatından sonra merci-i taklitlik makamına ulaşmıştır. O, Meşrutiyet Hareketi’nin muhaliflerindendi. Seyyid Yezdi, İtalya’nın Libya’ya saldırısı, İngiltere’nin Irak’a saldırısı ve Rusya’nın İran’a saldırısı...
Şeyh Müfit diye meşhur olan Muhammed bin Muhammed bin Numan (Arapça: الشيخ المفيد), Hicri 4. ve 5. yüzyılda yaşamış (h.k 336 veya 338 – 413) Şia’nın ünlü mütekellim, fakih ve tarihçilerindendir. Şeyh Müfit, Şii kültürünün ve İmamiyye fıkhının ihya edicisi ve mürevviçlerinden sayılmıştır. Şeyh Müfit, fıkıh usulünü düzenleyerek fıkıh ilminde...
Şehid-i Sânî olarak tanınan Zeynuddin bin Nuruddin Ali bin Ahmed Amuli Cübai, Hicri Kameri 911 yılında (1506) dünyaya gelmiş ve 965 veya 966 yılında (1558-1559) şehit edilmiştir. Hicri Kameri onuncu yüzyılda yaşayan önemli Şii fakihlerinden olan Şehid-i Sânî, Allame Hilli’nin torunlarındandır. Şehid-i Sânî, hem Şii hem de Ehlisünnet alimlerinin yanında...
Şehid-i Evvel olarak meşhur olan Ebu Abdullah Şemsuddin Muhammed bin Mekki bin Muhammed Şami Ameli Cizzini (H. 734-786), Hicri Kameri sekizinci asırda yaşayan İmamiyye Şiasının en büyük fakihlerinden ve öncü alimlerinden biridir. “Şeyh-i Şehid” olarak da anılan bu büyük İslam alimi, yalnızca fıkıh ilmindeki derinliğiyle değil, aynı zamanda Ehlisünnet’in dört...