Akşam Namazından Sonra Okunan Dua

Hz. Zehra’nın (s.a) tesbih zikrinden sonra şöyle de:

﴿إِنَّ اللّٰهَ وَمَلائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ، يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً﴾، اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلىٰ مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ، وَعَلىٰ ذُرِّيَّتِهِ وَعَلىٰ أَهْلِ بَيْتِهِ.

Allâh ve melekleri, Peygambere salât etmekteler. Ey inananlar, siz de ona salavât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. Allah’ım! Peygamberin Muhammed’e, onun soyuna ve Ehl-i Beyt’ine (a.s) rahmet eyle.

 

Sonra yedi defa şöyle de:

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحيمِ، وَ لا حَوْلَ وَ لا قُوَّةَ إِلّا بِاللّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Güç ve kudret ancak yüce ve ulu olan Allah’tandır.

 

Sonra üç defa şöyle de:

الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ، وَ لا يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ غَيْرُهُ.

Bütün övgüler Allah’a hastır; o Allah ki dilediğini yapar ve O’ndan başkası dilediğini yapamaz.

 

Peşinden de şöyle devam et:

سُبْحَانَكَ لا إِلهَ إِلّا أَنْتَ، اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي كُلَّهَا جَمِيعاً، فَإِنَّهُ لا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ كُلَّهَا جَمِيعاً إِلّا أَنْتَ.

Münezzehsin; senden başka ilâh yoktur; benim bütün günahlarımı, tümünü bağışla. Gerçekten bütün günahları senden başka kimse bağışlayamaz.

 

Sonra da akşam namazının nafilesini yerine getir. Akşam namazının nafilesi dört rekâttır. İki selamla (ikişer rekâtlar halinde) kılınır.
Kıldığın bu ikişer rekâtlik namazların arasında konuşma.
Şeyh şöyle diyor: Birinci rekâtta Kafirun Suresi, ikinci rekâtta İhlas Suresinin okunması ve sonraki iki rekâtta da kişinin istediği herhangi bir sureyi okuyabileceği rivayet edilmiştir.
İmam Ali Naki’nin (a.s), üçüncü rekâtte Fatiha Suresini ve Hadid Suresinin  başından itibaren «وَ هُوَ عَلیمٌ بِذاتِ الصُّدُورِ» ayetine kadar  ve dördüncü rekâtta ise Fatiha Suresini ve Haşr Suresinin son kısmını yani «لَوْ أَنْزَلْنا هذَا الْقُرآنَ» ayetinden surenin sonuna kadar okuduğu rivayet edilmiştir. Her gece ve özellikle Cuma gecesinde nafile namazların son secdesinde yedi defa şu duayı okumak müstehaptır:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ بِوَجْهِكَ الْكَرِيمِ، وَاسْمِكَ الْعَظِيمِ، وَمُلْكِكَ الْقَدِيمِ، أَنْ تُصَلِّىَ عَلىٰ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ، وَأَنْ تَغْفِرَ لِى ذَنْبِىَ الْعَظِيمَ، إِنَّهُ لَايَغْفِرُ الْعَظِيمَ إِلّا الْعَظِيمُ.

Allah’ım! Senin kerim vechin (zatın), yüce ismin ve ezeli saltanatın hürmetine senden Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet etmeni ve benim büyük günahlarımı bağışlamanı diliyorum; doğrusu büyüğü büyükten başkası bağışlamaz.

 

Akşamın nafilesini bitirdikten sonra istediğin zikir ve duaları et ve on defa şu zikri söyle:

مَا شَاءَ اللّهُ، لا قُوَّةَ إِلّا بِاللّهِ، أَسْتَغْفِرُ اللّهَ.

Allah’ın dilediği olur; güç ancak Allah’tandır; Allah’tan bağışlanma diliyorum.

Sonra şöyle devam et:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالنَّجاةَ مِنَ النَّارِ، وَ مِنْ كُلِّ بَلِيَّةٍ، وَالْفَوْزَ بِالْجَنَّةِ، وَالرِّضْوانِ [الرِّضْوانَ‌] فِى دارِ السَّلامِ، وَجِوَارَِ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ وَآلِهِ السَّلامُ، اللّٰهُمَّ مَا بِنَا مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنْكَ، لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ.

Allah’ım; senden rahmetine sebep ve mağfiretine azimet (takviye) olan şeyleri, ateşten ve her türlü beladan kurtuluşu, cennetine ulaşmayı, selam yurdunda ve peygamberin Muhammed’in (ona ve Ehl-i Beyt’ine selam olsun) civarında hoşnutluğu diliyorum. Allah’ım; bizde olan nimet sendendir; Senden başka ilâh yoktur; Senden mağfiret diliyor ve sana yöneliyorum.

 

Sonra akşam namazıyla yatsı namazı arasında Gufeyle namazını kıl. Gufeyle namazı iki rekâttır. Birinci rekâtta Fatiha Suresinden sonra şu ayet okunur:

﴿وَ ذَا النُّونِ إِذْ ذَهَبَ مُغٰاضِباً فَظَنَّ أَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنٰادىٰ فِي الظُّلُمٰاتِ أَنْ لاٰ إِلٰهَ إِلاّٰ أَنْتَ سُبْحٰانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظّٰالِمِينَ، فَاسْتَجَبْنٰا لَهُ وَ نَجَّيْنٰاهُ مِنَ الْغَمِّ وَ كَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِنِينَ.﴾

Zünnun’u (balık karnına girmiş olan Yûnus b. Matta’yı) da an; zi-ra (o kavmine) öfkeli bir halde geçip gitmişti, bizim kendisini sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Nihayet karanlıklar içinde: “Senden başka ilâh yoktur. Sen her türlü eksiklikten münezzehsin. Gerçekten ben zalimlerden oldum” diye yalvardı. Biz de onun duasını kabul ettik ve onu kederden kurtardık. İşte biz inananları böyle kurtarırız.” (Enbiyâ, 87 ve 88.)

 

İkinci rekâtta Fatiha Suresinden sonra şu ayet okunur:

﴿وَ عِنْدَهُ مَفٰاتِحُ الْغَيْبِ لاٰ يَعْلَمُهٰا إِلاّٰ هُوَ وَ يَعْلَمُ مٰا فِي الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ وَ مٰا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ إِلاّٰ يَعْلَمُهٰا وَ لاٰ حَبَّةٍ فِي ظُلُمٰاتِ الْأَرْضِ وَ لاٰ رَطْبٍ وَ لاٰ يٰابِسٍ إِلاّٰ فِي كِتٰابٍ مُبِينٍ.﴾

Gaybın anahtarları O’nun yanındadır, onları O’ndan başkası bilmez. (O) karada ve denizde olan her şeyi bilir. O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O, yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi bile bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir Kitap’tadır.” (En’am, 59)

 

Sonra kunut tutularak şu dua okunur:

اللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِمَفَاتِحِ الْغَيْبِ، الَّتِي لا يَعْلَمُهَا إِلّا أَنْتَ، أَنْ تُصَلِّيَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ وَ أَنْ تَفْعَلَ بِي كَذَا وَ كَذَا

Allah’ım! Senden başka kimsenin bilmediği gaybın anahtarları (gizli sırların) hakkına senden Muhammed’e ve Ehl-i Beyti’ne rahmet etmeni ve benim şu ve şu… hacetlerimi yerine getirmeni diliyorum.

 

کَذَا وَ کَذَا kelimelerinin yerine hacetler istenir ve sonra şu dua okunur:

اللّهُمَّ أَنْتَ وَلِيُّ نِعْمَتِي، وَ الْقَادِرُ عَلَى طَلِبَتِي، تَعْلَمُ حَاجَتِي، فَأَسْأَلُكَ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ عَلَيْهِ وَ عَلَيْهِمُ السَّلامُ، لَمَّا قَضَيْتَهَا لِي.

Allah’ım! Sen veli nimetimsin, isteklerimi yerine getirmeye kâdirsin ve hacetimi bilirsin. O hâlde, Muhammed ve Ehl-i Beyti (hepsine Allah’ın selamı olsun) hürmetine senden hacetlerimi reva etmeni dilerim.

 

Peşinden de hacetler istenir. Bu konuda şöyle rivayet edilmektedir: “Kim bu namazı kılar da hacetlerini istere Allah Teala onun hacetlerini revâ eder.”