Kerbela olayından sonra, İmam Seccad (a.s) Medine’ye döndü. İmam’ın burada başlattığı çalışmalardan biri, hadislerin ve İslâmî ilimlerin belli bir grup tarafından yayılması ve Müslümanların eğitimi idi.
Şeyh Tusî, İmam Seccad’ın (a.s) ashabından veya ondan hadis rivayet eden yüz yetmiş kişinin adından söz eder(1) ki, biz bunlardan dördünün adını açıklamakla yetineceğiz:
1- Said b. Müseyyib: Dördüncü İmam, Hz. Seccad (a.s) onun hakkında şöyle buyurmuştur:
Said, geçmiştekilerin yaptıklarını herkesten daha iyi bilen ve kendi zamanında anlayışı herkesten daha çok olandır.(2)
2- Ebu Hamza es-Sumalî: Sekizinci imam, Hz. Ali Rıza (a.s) onun hakkında şöyle buyurmuştur:
Ebu Hamza kendi zamanının Selman’ıdır.(3)
3- Said b. Cübeyr: İlimde o kadar ilerlemişti ki, onun hakkında şöyle denilirdi:
Yeryüzünde ilimde Cübeyr’in oğluna başvurmayacak kimse yoktur.(4)
Said b. Cübeyr’i mesut yakalayıp Haccac Sakafî’ye götürdüler. Haccac dedi ki:
– Sen, Şakî b. Kesir’sin, Said b. Cübeyr değilsin.(1)
– Annem daha iyi bildiği için bana Said adını koymuş.
– Ebubekir ve Osman hakkında ne düşünüyorsun, onlar cehennemde mi yoksa cennette midirler? diye sordu. (Bu soruyla Said’i öldürmeye bahane bulmak istiyordu.)
– Cennete gidecek olursam, cennetlikleri ve eğer cehenneme gidecek olursam, cehennemlikleri tanıyacağım.
Haccac yine sordu:
– Halifeler hakkında ne biliyorsun?
Said:
– Ben onların vekili değilim, dedi ve aralarında şu konuşma geçti:
Haccac:
– Halifelerden hangisini daha çok seviyorsun?
Said:
– Yaratıcının en çok hoşnut olduğu kimseyi.
Haccac:
– Hangisinden daha çok hoşnuttur?
Said:
– Bunu, ancak sırları ve saklı olanları bilen Allah bilir.(1)
Haccac:
– Neden gülmüyorsun?
Said:
– Topraktan yaratılan ve ateşe atılma korkusu olan bir yaratık nasıl gülebilir?
Haccac:
– O zaman biz nasıl sevinçliyiz ve gülebiliyoruz?
Said:
– İnsanların kalbi aynı değildir.Haccac mücevherler getirilmesini ve Said’e sunulmasını emretti.
Bunu gören Said dedi ki:
– Bu serveti kıyamette zorluklardan kurtulmak için topladıysan, seni kınayamam; zira kıyamet öylesine korkunçtur ki, anneler emzirdikleri çocuklarını unuturlar. O hâlde, çokça servet toplamanın hiçbir faydası yoktur; ancak temiz ve halis olan miktarı hariç.Haccac içki sofrası ve çalgı aletlerinin getirilmesini emredince, Said ağlamaya başladı.
– Seni nasıl öldürmemi istersin? diye sordu Said’e.
– Sen nasıl istersen, öyle yap, dedi, Allah’a andolsun ki sen beni nasıl öldürürsen, Allah da öteki dünyada seni o şekilde öldürecektir.
– Seni affetmemi ister misin? diye sorunca da, Said:
– Affedilecek bir durum varsa o ancak Allah’tandır, senden asla bağışlanma dilemem, diye cevap verdi.
Haccac Said’in öldürülmesi için gerekli olanın yapılmasını emretti. Bunun üzerine Said şu ayeti okudu:
– “Gerçek şu ki, ben, bir muvahhit olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim ve ben müşriklerden değilim.”(1)
Haccac:
– Onun yüzünü kıbleden çevirin, deyince, Said:
– “Doğu da Allah’ındır, batı da. Nereye dönerseniz dönün, Allah’a dönmüş olursunuz.”(2) dedi.
Haccac, Said’in yüzünün yere yatırılmasını emredince, Said şöyle dedi:
– “Sizi topraktan yarattık, toprağa geri vereceğiz ve sizi bir kere daha topraktan çıkaracağız.”(3)Haccac, başının bedeninden ayrılmasını emredince, Said:
– Eşhedü enla ilahe illallahu vehdehu la şerike leh ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluh, dedi ve şöyle ekledi: “Allah’ım, benden sonra onu hiç kimseye musallat etme!”Böylece Said b. Cübeyr’in tertemiz kanı Haccac’ın emriyle döküldü.(4)
Said b. Cübeyr, İmam Seccad’ın gerçek izleyicilerindendi ve İmam onu çok severdi. Haccac’ın onu öldürmesinin asıl nedeni de onun İmam’a olan bağlılığıydı.(5)
1- Rical, Şeyh Tusî, s.81 ve sonrası2- Rical, Keşşaf, s.119, Meşhed Üniversitesi baskısı3- Rical, Keşşaf, s.485, Meşhed Üniversitesi baskısı4- Menakıb, İbn Şehraşub, 3/311.1- Şakî b. Kesir; kırılmışın oğlu zavallı ve Said b. Cübeyr; telafi edilmişin oğlu mesut ve mutlu demektir. Haccac, bu kinayeyle Said’i aşağılamak istemiştir.1- Rical, Keşşaf, s.119.1- En’âm Suresi, 892- Bakara Suresi, 1153- Tâhâ Suresi, 554- Ravzatu’l-Cennat, 2. eski baskı, s.3105- Rical, Keşşaf, s.119.
Kaynak: İmam Seccad (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.