İmam Ali’nin Şahadeti

29.12.2025 15:20
1
A+
A-

Hicret’in kırkıncı yılında Mekke’de bir araya gelen bazı Haricîler, bir komplo tertipleyerek Kûfe’de İmam Ali’yi (a.s), Şam’da Muaviye’yi ve Mısır’da da Amr b. As’ı terör etmeye karar verdiler.

Ramazan ayının ilk Kadir Gecesi olan on dokuzuncu gece eylem gerçekleştirilecek ve (Mülcem’in oğlu) Abdurrahman, İmam Ali’yi (a.s), (Abdullah Sureymî’nin oğlu) Haccac, Muaviye’yi ve (Bekir Temimî’nin oğlu) Amr da, Amr b. As’ı öldürecekti.

İbn Mülcem, uğursuz plânını uygulamak için Kûfe’ye gitti. Şehirde hiç kimse onun neden Kûfe’ye geldiğini bilmiyordu.

Bir gün, şehirdeki Haricîlerden birinin evinde, yine Haricîlerden olup güzelliği ve çekiciliğiyle ün salan “Kutame” adlı kadınla karşılaşınca ona âşık oldu ve evlenme teklifinde bulundu. Kutâme: “Benim mihriyem -nikâh param- üç bin dirhem, bir köle ve bir de Ebu Talib oğlu Ali’nin canıdır!” dedi.

Kutame’nin babasıyla kardeşi, Nehrevan Savaşı’nda Hz. Ali (a.s) tarafından öldürülmüş olan Haricîlerdendi. Kutame de onların intikamını almak için her şeyi yapacağına yemin etmişti.

İbn Mülcem, uğursuz plânını ona açarak: “Ben de buraya onu öldürmeye gelmişim zaten!” dedi. Böylece Kutame’yle birleşme uğruna daha önceki niyetini daha bir kararlılıkla uygulamaya koyuldu.

Ve o uğursuz gece gelip çattı… İbn Mülcem, birkaç iş birlikçisiyle birlikte uğursuz plânını icraata dökmek için o geceyi Kûfe Camii’nde geçirdi.(1)

Otuz küsur yıl önce Hz. Resulullah (s.a.a) Hz. Ali’ye (a.s) bir ramazan ayında şehit düşeceğini haber vermişti… Bu haberi bizzat İmam’dan dinleyelim:

…Resulullah (s.a.a) o ünlü ramazan hutbesini okuduktan sonra ben ayağa kalkıp: “Ya Resulullah! Bu ayda yapılacak en hayırlı amel nedir?” diye sordum. “Günahtan sakınmak.” buyurdu ve sonra şiddetle ağlayarak benim bu ayda şehit edileceğimi haber verdi…(2)

İmam Ali’nin (a.s) hâl, hareket ve sözlerinden de bu ayda şehit düşeceğini anlamak mümkündü. Nitekim o yılın başlarında: “Bu yıl hacda sizinle olamayacağım.” buyurmuştu!

O ramazan, iftarda çok az yiyordu. “Neden birkaç lokma alıp sofradan çekiliyorsun?” diye sorulduğunda: “Rabbimin huzuruna boş mideyle varmak istiyorum.” diyordu.(3)

Ramazan’ın 19. gecesi gelip çattı…

O gece İmam (a.s) hiç uyumamış, bütün geceyi dua, ibadet ve zikirle geçirmişti. Yine o gece birkaç kez: “Vallahi!” demişti, “Ne ben yalancıyım, ne de bana bu haberi veren yalancıdır. Hepsi dosdoğru işte, bana vaat edilen o gece işte bu!”(4)

Evet, ramazanın 19. gecesi İmam Ali (a.s) Kûfe Camii’nde sabah namazını kılarken, dünyanın en kötü ve en alçak insanı olan İbn Mülcem’in zehirli kılıcıyla vurularak şehit düştü ve güneş, hakkın mihrabında al kanlara boyandı… Ve iki gün sonra da, hicrî 40. yılı ramazanının 21. gecesi güneş battı.(1)

Mübarek naşı, mukaddes Necef’te toprağa verildi ve vasiyeti gereği makberi yıllarca gizli tutuldu…

Bu mübarek türbe, bugün dünyanın dört bir yanından gelen hak âşıklarının akınına uğramaktadır.

* * *

Müminlerin Emîri İmam Ali (a.s) hayatının her nefesinde olduğu gibi son nefesinde de daima Rabbini anmış, O’nun mübarek adını asla dilinden düşürmemiştir. İbn Mülcem’in zehirli kılıcı mübarek başını yarınca İmam’ın (a.s) ağzından çıkan söz, “Andolsun Kâbe’nin Rabbine, artık kurtuldum!” oldu…

Kanlar içinde kalan İmam’ı (a.s) hemen evine götürdüler…

İki gün şahadet döşeğinde yattı ve o hâliyle bile ümmetin iyilik ve hayrını düşünmekten geri durmadı.

Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’in (a.s) imametleri ve İmam Hüseyin’in (a.s) soyundan gelen diğer imamlarla birlikte toplam 12 İmam’ın adı ve kimliği daha önce bizzat Hz. Peygamber (s.a.a) ve kendisi tarafından defalarca açıklanmış olduğu hâlde ahaliyi çağırıp Resulullah’ın (s.a.a) Ehlibeytinin imamlarını bir kez daha açıkladı…(2)

1- el-İrşad, Şeyh Müfid, s.92- Uyunu Ahbari’r-Rıza, 1/2973- el-İrşad, Şeyh Müfid, s.1514- el-İrşad, Şeyh Müfid, s.8.1- el-İrşad, Şeyh Müfid, s.5 ve Biharu’l-Envar, 42/2812- Usul-i Kâfi, 1/298.

Kaynak: İmam Ali (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.