Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hatemiyyeti

17.11.2025 08:27
2
A+
A-

Hz. Muhammed (s.a.a) yüce Allah’ın son peygamberi olup peygamberlik onunla son bulmuştur; bu nedenle peygamberlerin sonuncusu anlamına gelen “Hâtemü’l-Enbiya” lakabı ona verilmiştir.

Hâtem veya hatim, bir şeyin sonu ve tamamlanması anlamına gelir. Arapça’da yüzüğe hâtem denilmesinin nedeni de budur, eskiden herkesin imzası sayılan mührü yüzüğünün taşındaydı, yazılan bir yazı bu yüzükteki mühürle mühürlenir ve böylece mektup “tamamlanmış” olurdu.

Yüce Peygamberimizin hatemiyetine inanmak İslâm dininin zaruretlerindendir. Ve her Müslüman ondan sonra kıyamete kadar hiçbir peygamber gelmeyeceğine inanır.

Bu hakikat üç delile dayalıdır:

1- Hatemiyetin zarureti

2- Kur’ân ayetleri

3- Çok sayıda hadisler.

1- Zaruri Olmasıİslâm dinini yeterli delil ve mantıkla kabullenen birisi bu peygamberin son peygamber olduğunu kabul etmeli ve buna da iman etmelidir. Hz. Muhammed’den (s.a.a) sonra bir peygamber geleceğine inanan hiçbir İslâm mezhebi veya Müslüman yoktur, zira hatemiyet, İslâm dininin vazgeçilmez zaruri inançlarından biridir.

2- Kur’ân AyetleriMuhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir, o sadece Allah’ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur.(1)

Seni bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik…(2)

3- HadislerŞiî ve Sünnî kaynaklarda nakledilen ünlü “Menzilet Hadisi”nde Hz. Resulullah (s.a.a) Hz. Ali’ye (a.s) şöyle buyurur:

Ya Ali, Harun Musa’ya konumu ne ise sen de bana o menziledesin; sadece şu farkla ki, benden sonra peygamber yoktur artık.

Cabir İbn Abdullah Ensarî’den rivayet edilen bir başka muteber hadiste de Hz. Resulullah (a.s) şöyle buyuruyor:

Benim, diğer peygamberler arasındaki durumum, tıpkı yapımı tamamlanan güzel bir binanın inşasında yeri eksik ve boş duran bir tuğlanın durumu gibidir. Bu binaya bakan herkes onu pek güzel bulmakta ama “şurası niye boş?” demektedir. Ben işte o son tuğlayım ve bütün peygamberler silsilesi bana gelir ve bende son bulur.(3)

İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyuruyor:

Muhammed’in (s.a.a) helali kıyamete kadar helal ve onun haramı kıyamete kadar haramdır.(1)

Yüce Allah biz Müslümanların peygamberiyle, peygamberlik müessesini tamamlayıp son erdirmiştir, ondan sonra peygamber gelmeyecektir artık.(2)

Hz. Resulullah (s.a.a) bir hutbesinde şöyle buyurur:

Ben yüce Allah tarafından gönderilen son elçi, son peygamberim; göklerle yeryüzündeki bütün mahlûkata Allah’ın hüccetiyim.(3)

İmam Ali (a.s) (Nehcü’l-Belâğa, 91. hutbe) şöyle buyurur:

Derken, yüce Allah sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.a) hüccetini tamamladı ve gerekli bütün emir ve hükümleri ona bildirdi.Yine İmam’ın (a.s) 173. hutbesinde Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle tavsif edilir:

Muhammed (s.a.a) yüce Allah’ın vahyinin emini, resullerin sonuncusu ve O’nun rahmetinin müjdeleyicisidir.

Hatemiyyetin FelsefesiBurada şöyle bir soru akla gelebilir:

Toplumlar devamlı değişim hâlinde olduğuna göre değişmeyen sabit kanunlarla toplumların bütün ihtiyaçları karşılanabilir mi?

Bu durumda Hz. Muhammed’in (s.a.a) son peygamber olması ve toplumların artık peygamberlere ihtiyacının kalmaması mümkün müdür?

Bu soruya iki cevap verilebilir:

1- İslâm dini insanoğlunun fıtratıyla uyumlu bir dindir; fıtrat ise asla değişmez:Fıtrata uygun olan hanif dinde kal. Yüce Allah insanları o fıtrat üzere yaratmıştır, onda hiçbir değişme yoktur.(1)

Adalet, doğruluk, fedakârlık, sevgi ve iyi ahlâk, her zaman için iyi ve beğenilir erdemlerdir. Haksızlık, yalan, haksız ayrımcılık ve kötü ahlâk, her zaman için kötü ve kınanılır olgulardır ve böyle de kalacaktır.

Evet, İslâm dini kapsamlı ve fıtrî bir dindir, bütün zaman, mekân ve şartlarda insanoğlunun bütün sorunlarına çözüm sunabilen bir dindir.

2- Kerim olan yüce Allah’ın insanları bir an olsun kılavuzsuz ve öndersiz bir şekilde kendi hâline bırakmadığında şüphe yoktur. İmamet bahsinde etraflıca değineceğimiz gibi Hz. Muhammed’in (s.a.a) vasileri ve halifeleri (Ehlibeyt İmamları) vardır. Ünlü “Sakaleyn” hadisinde Hz Peygamber’den (s.a.a) onlar hakkında şöyle buyurur:Ben aranızda iki değerli şey bırakıyorum: Allah’ın kitabı ve Ehlibeyt’im. Bunlara sarıldığınız sürece asla sapmazsınız. Onlar Kevser havuzunda bana gelinceye kadar birbirinden ayrılmazlar.(2)

Bu hadiste de açıklandığı üzere her zaman için muhakkak insanları hidayet edecek bir önder var olacaktır.

1- Ahzab, 40.2- Sebe, 28.3- Merhum Tabersi’nin Mecmau’l-Beyan Tefsiri’nden nakille.1- Usul-i Kâfi, c.1, s.58.2- Usul-i Kâfi, c.1, s.269.3- Müstedreku’l-Vesail, c.3, s.247.1- Rum, 30.2- el-Müracaat, Allame Şerefüddin Amilî.

Nübüvvet konusunda şu eserlerden yararlandık:– Usul-i Akaid, Üstat Mekarim Şirazi.– Vahiy ve Nübüvvet, Üstat Reyşehri.– Hoda, Peyamber ve Peyamberan-i İslâm, Üstad Cafer Sübhanî ve Üstad Rıza Üstâdî.– Usul-i Akaid Ra İngune Tedris Konim, İmamî, Aştiyani ve Hasanî.– Rehberan-ı Rastin, Şehid Haşiminejad.

Kırk Derste Ehlibeyt İnançları / Üstad Asgar Kaimi