İmam Cafer Sadık’ın (a.s) Şahadeti

27.01.2026 00:22
1
A+
A-

Abbasî halifelerinin en zalim ve rezillerinden olan; zorbalık, hile ve baskıcı kişiliğiyle tanınan Mansur Devanikî İmam Sadık’ı (a.s) sürekli sıkı şekilde gözaltında tutuyor, casusları vasıtasıyla İmam’ın (a.s) her hareketini denetlemeye çalışıyordu. Sırf eziyet etmek ve birkaç defasında da şehit etmek niyetiyle İmam’ı Medine’den Şam’a getirtmiş; ama henüz ilahî takdirin vakti dolmadığından, hiçbirinde başarılı olamamış ve iğrenç emelini gerçekleştirememişti.

Ehlibeyt İmamları’nın yedincisi İmam Musa Kâzım (a.s) şöyle buyurur:

Bir defasında Mansur babamı öldürtmek için yanına çağırttı ve bu iş için kılıç vb. gibi gerekli teçhizatı bile hazırlattı. Saraydaki yakın adamlarından Rabi’e de: “Cafer b. Muhammed içeri girdiğinde, ben onunla konuşurken iki elimi çırparsam, hemen onun boynunu vur!” diye talimat verdi. İmam içeri girdiğindeyse, Mansur onu görür görmez heybetinden etkilenip gayri ihtiyari ayağa kalktı ve onu güler yüzle karşılayıp: “Borçlarınızı ödemek için sizi buraya kadar çağırdım!” dedi. Sonra da İmam’ın ailesinin ve akrabalarının durumunu sordu ve Rebi’e dönüp: “Üç gün sonra Cafer b. Muhammed’i ailesine ulaştırın.” dedi.(1)

Ne var ki, şöhreti bütün İslâm beldelerine yayılan ve herkesçe sevilen İmam’ın varlığı, Mansur’u şiddetle rahatsız ediyordu. Sonunda hicrî kamerî 148’in şevval ayında onu zehirletti ve İmam Sadık (a.s) şevval’in 25. günü, 65 yaşında şehit düşerek dâr-ı bekaya göçtü. Mübarek naşı, Cennet-i Baki mezarlığında sevgili babası İmam Bâkır’ın (a.s) yanına defnedildi.(1)

Ehlibeyt (a.s) şairlerinden Ebu Hüreyre el-Iclî, İmam’ın şahadetinde söylediği şu ağıtla İmam’ın sevenlerini gözyaşına boğmuştur:

Onun mübarek naşı omuzlar üzerinde mezarlığa götürülürken, Dedim:

“Değerli birini toprağa vereceğinizi biliyor musunuz?”

Yazık, dağlar gibi yüce birini dorukta görüp,Sonra da toprağın altına inerken seyretmek!

Seher vakti üzerine toprak atılacak onun

Hâlbuki bizim başımıza toprak dökülmesi gerek!(2)

Evet, İmam Sadık’ın (a.s) şahadetiyle İslâm ve insanlık tarihi nadide bir cevheri kaybetmiş oldu. O değerli İmam’ın soyundan gelen altıncı imam olmasaydı, “Yeryüzü bir daha böyle bir cevher görmeyecek!” demek, mübalağa olmayacaktı.

Allah’ın, meleklerin, salihlerin ve müminlerin selâmı onun üzerine olsun.

İmam’ın Son Vasiyeti

İmam Cafer Sadık’ın (a.s) yakın ashabından olan Ebu Basir şöyle anlatır:

İmam’ın (a.s) şahadetinden sonra, eşi Ümmü Humeyde’ye baş sağlığı dilemek için evine gittik. İmam’ın (a.s) matemiyle hepimiz ağlıyorduk. Ümmü Humeyde Hatun şöyle buyurdu:

“Ey Ebu Basir! İmam’ın (a.s) son nefeslerinde burada olsan pek şaşardın. Son demlerinde göz kapaklarını zorlukla aralayıp bütün akrabalarının başucunda toplanmasını istedi. Herkes geldiğinde, onlara şöyle bir baktıktan sonra şöyle buyurdu:”Namazı hafife alanlar, bizim şefaatimize kavuşamayacaktır.”(1)

1- Uyunu Ahbari’r-Rıza, 1/304; Biharu’l-Envar, 47/162.1- İ’lamu’l-Verâ, s.266; Usul-u Kâfi, 1/472; Cennatu’l-Hulud, s.272- Muntehe’l-Amal, İmam Sadık’ın (a.s) Hayatı bölümü, s.47.1- el-Emali, Şeyh Saduk, s.290; Vesailu’ş-Şîa, 3/17.

Kaynak: İmam Cafer Sadık (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.