İnsanın duaya, Allah’tan yardım istemeye ve O’nu çağırmaya olan ilgisi ve tutkusu fıtrîdir. İnsan her umudunu yitirdiğinde, Allah’a ellerini açarak O’ndan yardım dilemekte, O’nun sonsuz rahmetine sığınmakta ve ne isteyecekse O’ndan istemektedir. Böylece insanın vicdanı ve yüreği tüm zorluklardan sıyrılıp durulmakta, ıstırap ve endişeler azalmakta ve ruhu sarsılmaz bir ipe sarılmaktadır.
Psikologlar ve insanın manevî yönünü inceleyen bilginler, duanın insanın ruhsal gıdası olduğunu ve yorgun canları dirilttiğini belirtirler. Dua, insanın maneviyatını tedavi eder ve zorlukların verdiği baskıyı azaltarak insanı yeniden hayata bağlar.
İslâm’da, insanı hidayet eden bu fıtrî bulgudan faydalanılarak beşeriyetin talim ve terbiyesi yönünde önemli adımlar atılmıştır. İslâm önderleri geride bıraktıkları dualarda, birtakım gerçek ve sahih maarif ve inançları bizlere öğretmiş ve insanda olan birtakım menfi duygu ve hastalıklara şifa olacak yollar önermişlerdir.
Âlimlerden biri bu konuda şöyle buyurur:
İslâm’ın en büyük ilmî ve terbiye hazinesi, Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) ve Masum İmamlardan günümüze ulaşan dualardır. Zira tevhit ve ilahiyat, nübüvvet ve imamet, hükümet ve yönetim nizamı, ahlâk ve medenî hukuk, ahkâm ve muhtelif adapların hepsi bizlere bırakılan bu dualarda vardır. Bizlere bırakılan bu dualar bir hazine ve bir ilim deryasıdır; bir üniversitedir. Fikrî, ruhî ve içtimaî yönden Müslümanları geliştirip ilerleten bu eğitimi görmeden bir Müslüman’ın İslâmî şahsiyeti asla kemale ermez.
Önderlerimizden bize kalan dualardan biri, dördüncü imam Hz. Zeynelabidin’den (a.s) kalan Sahife-i Seccadiye’dir ki, dualar arasında güneş gibi parlamaktadır.
Tefsirü’l-Cevahir’in yazarı olan Ehlisünnet âlimine Kum İlmî Havzası’ndan bir adet Sahife-i Seccadiye gönderildiğinde, o zat bu kitap hakkında şöyle yazdı:
Kitabı büyük bir saygıyla aldım ve onu eşsiz bir kitap olarak buldum. Onda olan ilim, maarif ve hikmeti hiçbir yerde bulamadım. Gerçekten nübüvvet ve Ehlibeyt’ten kalan böylesi değerli bir mirası şimdiye dek tanımamamız büyük bir bahtsızlıktır. Ben onu dikkatle okudukça görüyorum ki, o, mahlûkun kelamından yüksek ve Halik’ın kelamından da aşağıdadır. Gerçekten de ne kerim bir kitaptır. Allah sizi bu hediyeye karşılık ödüllendirsin ve sizleri başarılı kılsın.(1)
Bu kitabı daha iyi tanımak için içinde bulunan duaların fihristini sıralayacak ve daha sonra da bunlardan bazılarını tercüme edeceğiz:
1- Allah’a Hamd ve Sena İle İlgili Duası
2- Resullullah’a (s.a.a) Salât ve Selâm İle İlgili Duası
3- Arş’ı Taşıyan ve Tüm Mukarrep Meleklere Salât İle İlgili Duası
4- Peygamberlere Tâbi Olan ve Onları Tasdik Edenlere Salâtını İçeren Duası
5- Kendisi ve Velâyetine İnan Dostları Hakkındaki Duası
6- Sabah ve Akşam Vakitlerinde Okuduğu Dua
7- Zor Bir İşle Karşılaştığında veya Başına Üzücü Bir Hadise Geldiğinde ve Musibet Zamanlarında Okuduğu Dua
8- Sevilmeyen Şeyler, Kötü Ahlâk ve Çirkin İşlerden Allah’a Sığınmakla İlgili Duası
9- Yüce Allah’tan Bağışlanma Dilemeye Müştak Olma Hakkındaki Duası
10- Yüce Allah’a Sığınmakla İlgili Duası
11- Güzel Akıbet İstemiyle İlgili Duası
12- Günahları İtiraf ve Yüce Allah’a Dönüş (Tövbe) İstemi Hakkındaki Duası
13- Hacetleri Yüce Allah’tan İsteme Hakkındaki Duası
14- Haksızlığa Uğradığı veya Zalimlerden Hoşlanmadığı Bir Davranış Gördüğü Zaman Okuduğu Dua
15- Hastalandığı veya Bir Musibet ve Belâyla Karşılaştığı Zaman Okuduğu Dua
16- Günahlarının Bağışlanması ve Kusurlarının Affedilmesi İçin Yalvardığı Zaman Okuduğu Dua
17- Şeytan’dan Söz Edildiğinde Ondan, Onun Düşmanlığından ve Tuzaklarından Allah’a Sığınınca Okuduğu Dua
18- Korktuğu Bir Durum Kendisinden Uzaklaştığı ve İstediği Şeye Çabuk Ulaştığı Zaman Okuduğu Dua
19- Kuraklıktan Sonra Yağmur Talebiyle İlgili Duası
20- Yüce Erdemler ve Beğenilen Davranışlarla İlgili Duası
21- Bir Şey İçin Üzüldüğü ve Günahlardan Dolayı Tasalandığı Zaman Okuduğu Dua
22- Sıkıntılı, Meşakkatli ve İşlerin Zorlaştığı Zamanlarda Okuduğu Dua
23- Allah’tan Afiyet ve Şükrünü İstediği Zaman Okuduğu Dua
24- Anne ve Babası Hakkındaki Duası
25- Çocukları Hakkındaki Duası
26- Komşuları ve Dostlarını Andığında Okuduğu Dua
27- Sınır Bekçileri Hakkındaki Duası
28- Yüce Allah’a İltica Ederek Okuduğu Dua
29- Geçim Sıkıntısı Çektiğinde Okuduğu Dua
30- Borcu Ödemekte Allah’tan Yardım İsteme Hakkındaki Duası
31- Tövbe ve Tövbe İstemiyle İlgili Duası
32- Gece Namazının Ardından Günahları İtiraf Hususunda Kendisi İçin Dua
33- Allah’tan Hayırlı Olanı İsteme Hakkındaki Duası
34- Musibete Uğradığı veya Günah Sebebiyle Kötü Duruma Düşen Birini Gördüğü Zaman Okuduğu Dua
35- Dünya Ehline Bakınca Okuduğu Kaza ve Kadere Rıza Hakkındaki Duası
36- Bulutlara ve Şimşeğe Baktığı ve Gök Gürültüsünü Duyduğu Zaman Okuduğu Dua
37- Allah’ın Şükrünü Yerine Getirmekten Aciz Olduğunu İtiraf Ettiğinde Okuduğu Dua
38- Kulların Haklarından Dolayı Allah’tan Özür Dileme ve Ateşten Kurtuluş İsteme Hakkındaki Duası
39- Allah’tan Af ve Rahmet Dileme Hakkındaki Duası
40- Birinin Ölüm Haberini Aldığı veya Ölümü Hatırladığı Zaman Okuduğu Dua
41- Ayıpların Örtülmesi ve Günahlardan Korunma İstemiyle İlgili Duası
42- Kur’ân’ı Hatmettiğine Okuduğu Dua
43- Hilâle Baktığı Zaman Okuduğu Dua
44- Ramazan Ayı Girdiğinde Okuduğu Dua
45- Ramazan Ayıyla Vedalaştığında Okuduğu Dua
46- Ramazan Bayramı Günü Bayram Namazını Kıldıktan Sonra Ayağa Kalkıp Kıbleye Yönelerek ve Cuma Günü Okuduğu Dua
47- Arefe Günü Okuduğu Dua
48- Kurban Bayramı Günü Cuma Günü Okuduğu Dua
49- Düşmanların Hilelerinin Def’i ve Şerlerinin Geri Çevrilmesi Hakkındaki Duası
50- Allah’tan Korkma Hakkındaki Duası
51- Allah’a Yalvarıp Yakarma ve Düşkünlüğünü Dile Getirme Hakkındaki Dua
52- Yüce Allah’a Yalvarırken Israrcı Olma Hakkındaki Duası
53- Yüce Allah Karşısında Zelillik İtirafıyla İlgili Duası
54- Üzüntülerin Giderilmesini İsteme Hakkındaki Duası
Sahife-i Seccadiye’ye Arapça ve Farsça birçok şerhler yazılmıştır. Merhum Allâme Şeyh Ağa Bozorgi Tahranî değerli ez-Zeria kitabında(1) Sahife-i Seccadiye’ye yazılan yaklaşık yetmiş şerhin adını zikretmiştir.
Bu şerhlerin arasından, Seyyid Alihan-ı Kebir’in(2) şerhi ve onun kısaltılmış özeti “Telhisu’r-Riyaz” adıyla basılmıştır.
Yine geçmişte birçok Şiî âlimi, Sahife-i Seccadiye’nin birden fazla tercümesini gerçekleştirmiştir. Son zamanlarda çağdaş yazarlardan bazıları Sahife-i Seccadiye’yi Farsçaya tercüme etmişlerdir ki, biz aşağıda bu tercümelerden basılmış olanlarını sizlere sıralayacağız:
1- Merhum Hacı Şeyh Ebu’l-Hasan Şe’ranî’nin tercümesi
2- Merhum Hacı Şeyh Mehdi İlâhî Gumşeî
3- Feyzü’l-İslâm’ın tercümesi
4- Cevad Fazıl’ın tercümesi.
5- Sadr-ı Belağî’nin tercümesi.
Burada, Sahife-i Seccadiye’deki dualardan bazılarını aktarmamızın yararlı olacağını düşünüyoruz:
Sekizinci duada şöyle geçer:
Allah’ım! Hırsın kabarmasından, öfkenin sersemliğinden, hasedin galebesinden, sabrın zayıflığından, kanaatin azlığından, huyun kötülüğünden, şehvetin azmasından, bağnazlığın sultasından, nefsin tutkusuna uymaktan, hidayete karşı çıkmaktan, gaflet uykusundan, zorluklara düşmekten, batılı hakka yeğlemekten, günahlara ısrarla devam etmekten, günahı küçümsemekten, itaati büyük görmekten, zenginlerin övünmesinden, fakirleri hor görmekten, elimizin altındakilere kötü davranmaktan, bize iyilik yapanlara teşekkürü terk etmekten, zalime yardımcı olmaktan, mazlumu yalnız bırakmaktan, hakkımız olmayan bir şeyi istemekten ve bilgiyi gerektiren konularda bilgisiz konuşmaktan sana sığınırım.
Birini aldatma düşüncesini taşımaktan, amellerimizden dolayı kendimizi beğenmişlikten, uzun arzularla kendimizi avutmaktan sana sığınırız.
İçimizin kötülüğünden, küçük günahı önemsememekten, Şeytan’ın bizi kuşatmasından, zamanın başımıza dert açmasından ve sultanın bizi ezmesinden sana sığınırız.
Saçıp savurmaktan ve yetecek kadar rızkı bulamamaktan sana sığınırız.
Düşmanları sevindirecek bir durumdan, denklerimize muhtaç olmaktan, sıkıntılı geçimden ve (ahirete götürecek bir) azık olmaksızın ölmekten sana sığınırız.
En büyük teessüften (kıyamette duyulacak pişmanlıktan), en büyük musibetten (din hususunda duyarsız olmaktan), en acı bedbahtlıktan (ahireti dünyaya satmaktan), dönülecek yerin kötülüğünden (cehenneme varmaktan), sevaptan mahrum kalmaktan ve azaba duçar olmaktan sana sığınırız.
Allah’ım! Muhammed ve Âl’ine salât eyle ve rahmetinle beni ve kadın erkek tüm müminleri bütün bunlardan koru. Ey merhametlilerin en merhametlisi!
Yirminci duada da şöyle okumaktayız:
Allah’ım! Muhammed ve Âl’ine salât eyle ve benim imanımı en kâmil iman, yakinimi en üstün yakin kıl; niyetimi niyetlerin, amelimi amellerin en güzeline ulaştır.
Allah’ım! Lütfünle niyetimi halis kıl; katındakine (rahmetine) yakinimi doğrult; kudretinle bozulan durumumu düzelt.
Allah’ım! Muhammed ve Âl’ine salât eyle ve beni meşgul edecek sorunların çözümünde bana yet. Yarın hesabını soracağın şeylerle uğraştır beni. Günlerimi yaratılışımın amacı olan ibadetle geçirmemi sağla. Beni zenginleştir; rızkımı bol eyle. Rızkı beklemekle beni imtihan etme. Beni aziz kıl; kibre duçar eyleme; sana kul olmaya muvaffak eyle. Kulluğumu, ibadetimi kendini beğenmişlikle fasit etme. Benim elimle insanlara hayır ulaştır; başa kakarak onu batıl etmeme engel ol. Yüce huyları bana ihsan et ve övünmekten beni koru.
Allah’ım! Muhammed ve Âl’ine salât eyle ve beni insanların gözünde bir derece yükselttiğinde kendi gözümde bir derece düşür. Bana insanlar arasında açık bir izzet verdiğinde kendi yanımda aynı ölçüde gizli bir zillet ver.
Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât eyle ve beni (başka hiçbir şeyle) değiştirmeyeceğim güzel bir hidayet, asla vazgeçmeyeceğim hak bir yöntem ve şüphe etmeyeceğim doğru bir niyet ile faydalandır. Ömrüm sana itaatle geçtiği sürece beni yaşat. Ömrüm Şeytan’ın otlağı olduğunda, öfkene yakalanmadan, gazabın kesinleşmeden ruhumu al.
Allah’ım! Ayıplandığım kötü hasletimi ıslah et; kınandığım çirkin huyumu güzelleştir ve eksik olan güzel sıfatımı tamamla.
Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât eyle ve düşmanların bana olan buğzunu muhabbete, zulüm ehlinin hasedini sevgiye, iyilerin kötü zanlarını güvene, yakınların düşmanlığını dostluğa, akrabaların kötü davranışlarını iyiliğe, dostların ilgisizliğini yardıma, müdaraedenlerin zahirî dostluklarını gerçek dostluğa, muaşeret edenlerin yüz ekşitmelerini güler yüzlülüğe ve zalimlerden korkmanın acılığını emniyet tatlılığına dönüştür.
Allah’ım! Muhammed ve Âl’ine salât eyle ve bana zulmedene karşı kendimi müdafaa edecek bir el, bana husumet edene karşı kendimi savunacak bir dil, bana inat edene karşı bir zafer, bana hile yapana karşı bir hile, beni ezene karşı bir güç, beni yerene karşı yalanlama cesareti, beni tehdit edene karşı bir esenlik ver bana. Ve beni doğru yola davet edene itaat etmeye, gerçeği gösterene uymaya muvaffak eyle.
Allah’ım! Muhammed ve Âl’ine salât eyle ve beni, beni aldatana karşı dürüst ve samimî davranmaya; beni terk edene iyilikle karşılık vermeye; benden esirgeyeni, bağışla ödüllendirmeye; benimle ilişkisini keseni, ilişkide bulunmakla mükâfatlandırmaya; gıybetimi edene, güzellikle anmakla muhalefet etmeye ve iyiliğe teşekkür edip kötülüğe göz yummaya muvaffak eyle.
Allah’ım! Muhammed ve Âl’ine salât eyle ve adaleti yaymada, öfkeyi yutmada, kin ve adaveti söndürmede, ayrılıkçıları birleştirmede, kırgınların arasını bulmada, iyilikleri ortaya çıkarmada, kötülükleri gizlemede, yumuşak huylulukta, alçak gönüllülükte, güzel muaşerette, ağırbaşlılıkta, insanlarla iyi geçinmede, erdemlere doğru koşmada, (her hâlükârda) iyilik etmeyi yeğlemede, insanların kabahatini yüzlerine vurmamakta, müstahak olmayana bağışta bulunmamakta, güç de olsa hakkı söylemede, çok da olsa iyi söz ve fiillerimi az bulmada, az da olsa kötü söz ve işlerimi çok bulmada salihler gibi olmaya, onların süsüyle süslenmeye, muttakilerin ziynetini kuşanmaya muvaffak eyle beni…
1- Sahife-i Seccadiye, Farsça tercümesi, Ahundî baskısı, son kısım.1- ez-Zeria, 13/345 ve sonrası2- Hicrî 11. yy. Şia bilginlerinden.
Kaynak: İmam Seccad (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.