Muaviye her fırsatta ve her şekilde İmam Hasan’a (a.s) eziyet etmeye çalışıyor, ona ve adamlarına sürekli baskı uyguluyordu. İmam Ali’ye (a.s) ve onun soyuna her fırsatta hakaret etmekten zevk alıyordu. Bu arsızlığı öyle bir duruma gelmişti ki, bizzat İmam Hasan’ın (a.s) bulunduğu toplantılarda bile İmam Ali’ye (a.s) hakaretler yağdırılıyordu.(1)
Her ne kadar bu gibi durumlarda İmam Hasan (a.s) ona gereken cevabı hemen verse de, bu gidişat ve bu şartlar altında Kûfe’de yaşamak, İmam Hasan (a.s) için bir işkenceye dönüşmüştü artık.
Bu nedenle Kûfe’den ayrılıp kendi vatanı olan Medine’ye döndü. Ancak bu da söz konusu durumda olumlu bir değişikliğe yol açmamıştı. Çünkü Muaviye’nin en aşağılık ve soysuz uşaklarından biri olarak ün kazanan Mervan, Medine valisiydi. Hakkında Resulullah’ın (s.a.a): “Köpek soylu köpek, melun soylu melun.”(2) dediği biriydi Mervan. Bu soysuz insan, İmam’a (a.s) elinden gelen her kötülüğü yapıyordu; hatta İmam’ın yakın arkadaşlarının o hazreti ziyaret etmesine bile izin vermiyordu.
Bu nedenledir ki, İmam Hasan (a.s) on yıl kadar bir süre Medine’de yaşadığı hâlde yakın dostları onun ilim deryasından faydalanamamış, yine aynı sebepten dolayı o hazretten pek az hadis ve rivayet nakledilmiştir. Mervan, İmam Hasan’ın (a.s) huzurunda Emirü’l-Müminin Ali’ye (a.s) hakarette bulunmaktan zevk alır, hatta bazı adamlarını İmam Hasan’a (a.s) hakarette bulunmaya zorlardı.(1)
Bu on yıl müddetinde, Mervan’dan sonra da Medine’ye vali olarak atanan herkes aynı politikayı sürdürüp, İmam Hasan’la (a.s) onun Şiîlerine her nevi baskı ve eziyeti reva görmüştür.
1- el-İrşad, Şeyh Müfid, s.1732- Hayatu’l-İmami’l-Hasan b. Ebî Talib, 1/218.1- Tarihu’l-Hulefa, Suyutî, s.190.
Kaynak: İmam Hasan (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.