İmam Hüseyin’den Veciz Sözler

15.01.2026 14:23
0
A+
A-

İmam Hüseyin (a.s); yaşamı, şahadeti, sözleri ve amelleriyle sadece tarihî bir kişilik değil, aynı zamanda o muazzam çok yönlü kişiliğiyle bütün erdemlerin, büyüklüklerin, fedakârlıkların, serdengeçtiliklerin, kulluklar ve Allah’a tam teslimiyetin de eşsiz bir sembolüdür. Bu nadide ve sembol kişilik, bütün insanlığı Yüce Rahman’a götürebilecek güçte bir kılavuz ve insanlığın saadetini garantileyebilecek bir liderdir. Gelişiyle ve gidişiyle insanoğlunun maneviyat ve erdemlerini değerli kılıp onurlandırdı o.

Şimdi bu nadide kişiliğin bazı veciz sözlerini aktaralım:

1- Şöyle buyurmuştur:

İnsanlar dünya kullarıdır, din ise onların dillerine bir yalaktır. Dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onu koruyup gözetirler; (ama) zorluklarla imtihan edildiklerinde, dindarlar azalır.(1)

2- İmam Hüseyin (a.s), oğlu İmam Zeynelabidin’e (a.s) şöyle buyurdu: Oğlum; Yüce ve Aziz Allah’tan gayrı yardımcısı olmayan birine zulmetmekten sakın! (Zira Yüce Allah böyle bir mazlumun ahını zalimden çabucak alır.)(2)

3- Adamın biri İmam Hüseyin’den (a.s) dünya ve ahiretin hayrını kendisine yazmasını istedi, İmam şöyle yazdı:

Bismillahirrahmanirrahim. Bil ki, kim, Allah’ın rızasını, insanları öfkelendirmek pahasına isterse, insanların yapacakları hususunda Allah ona yeter. Kim de Allah’ı öfkelendirmek pahasına insanların memnuniyetini isterse, Allah onun işini insanlara bırakır. Vesselâm.(1)

4- Bir adam İmam’a (a.s) geldi ve dedi ki: ” Ey Allah Resulü’nün (a.s) evladı! Ben günahkâr bir adamım. Günaha karşı direnemiyorum. Bana öğüt ver.” Buyurdu ki:

Şu beş şeyi yapabiliyorsan, dilediğin günahı işle:

Birincisi: Allah’ın rızkından yemeyebiliyorsan, istediğin günahı işle.

İkincisi: Allah’ın egemenliğinin altından çıkabiliyorsan, istediğin günahı işle.

Üçüncüsü: Allah’ın seni görmeyeceği bir yer bulabiliyorsan, istediğin günahı işle.

Dördüncüsü: Ölüm meleği canını almak üzere geldiğinde, ona engel olabilirsen, istediğin günahı işle.

Beşincisi: Cehennem bekçisi Malik seni cehenneme koyduğu zaman, cehenneme girmeyebiliyorsan, istediğin günahı işle.(2)

5- Yine şöyle buyurmuştur: Ey insan! Senin tek varlığın ve sermayen, ömründür. Ömründen geçen her gün, senin yaşam ve varlığının bir kısmını alıp götürmektedir. Bak bakalım bu sermaye ve varlığını doğru kullanabiliyor musun? Onu boşa harcama sakın!(1)

6- İmam’a (a.s): “Bugün nasılsınız?” anlamında: “Geceyi nasıl sabahladınız?” diye sorulduğu zaman şöyle buyurdu:

Öyle bir hâlde sabahladım ki yaptığım her şeyi gören ve bilen bir Rabbim var; önümde cehennem ateşi ve ardımdan beni yakalamak için takip eden ölüm; dünya ve kıyamette beni çepeçevre kuşatan bir hesap-kitap ve ben, yaptığım her şeyin hesabını vereceğim! İstediğim her şeyi elde edip her istediğime ulaşabilecek ve istemediğim her şeyden sıyrılıp kurtulabilecek bir hâlim yok! Zira her şey bir başkasının (Allah’ın) elinde! Dilerse azap eder, dilerse bağışlayıp affeder beni! O hâlde, benden daha fakir kim var?!(2)

7- [İbadetin kısımları ve ibadet edenlerin dereceleri ile ilgili şöyle buyurmuştur:]

Bir topluluk, cennet beklentisi ile Allah’a ibadet eder; bu, tüccarların ibadetidir. (Kâr edebilmek için çalışıp zahmetlere katlanırlar.) Bir topluluk, cehennem korkusu ile Allah’a ibadet eder; bu, kölelerin ibadetidir. (Sahiplerinin kendilerini cezalandıracağı korkusu taşımasalar, ona itaat etmezler.) Bazı kimseler de, nimetlere şükretmek maksadıyla Allah’a ibadet eder; bu da, özgür insanların ibadetidir. İbadetin en faziletlisi de budur.(3)

8- [Dinî yükümlülüklerin insanın gücüyle orantılı olduğu hakkında buyurmuştur ki:]

Allah kimin gücünü azaltırsa, ona farz olan şeyleri de azaltır. Vazife ve sorumluluğunu azaltmadan kimsenin gücünü ve imkânını azaltmaz. (Kur’ân’da buyrulduğu gibi: “Allah kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez.”)(1)

9- [İnsanın asıl değeri hakkında şöyle buyurmuştur:]Sizin değeriniz cennetten başka şey değildir. Kendinizi cennetten başka şeye satmayın. Sadece dünyayla yetinen ve tek gayesi, dünya ve dünyalık edinmek olan bir kimse pek aşağılık bir şeye razı olmuş demektir.(2)

10- Buyurmuştur ki: İnsan aklı, ancak hakka uymakla mükemmelleşir.(3)

11- Yine buyurmuştur ki:Geçmişteki nimeti hatırlayıp şükürde bulunman, Allah’ın sana yeni nimet lütfetmesini sağlar.(4)

12- Yine şöyle buyurmuştur:Allah’tan korkanın dışında kimseden emin olma.(5)

13- “Fazilet nedir?” diye sorulduğunda şöyle buyurdu: Diline sahip olabilmek (Allah’ın razı olmadığı şeyi söylememek) ve iyilikte bulunmak (Allah’ın kullarına, karşılık beklemeden iyilik etmek).(6)

1- Tuhefu’l-Ukul, s.2442- Tuhefu’l-Ukul, s.246.1- el-Emali, Şeyh Saduk, s.1212- Biharu’l-Envar, 78/126.1- Belagatu’l-Huseyn, s.87, İrşadu’l-Kulub, Deylemî’den naklen2- Biharu’l-Envar, 78/1163- Biharu’l-Envar, 78/117.1- Biharu’l-Envar, 78/117. Bakara Suresi, 286 ve Talâk Suresi, 72- Belagatu’l-Huseyn, s.308; Nefsetu’l-Masdur, Muhaddis Kummî3- Belagatu’l-Huseyn, s.307; Biharu’l-Envar, c.174- Belagatu’l-Huseyn, s.293; Nuzhetu’n-Nazır fi Tenbihi’l-Hatır5- Belagatu’l-Huseyn, s.292; Camiu’l-Ahbar6- Belagatu’l-Huseyn, s.332.

Kaynak: İmam Hüseyin (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.