Bahsimizi noktalarken, kalplerimize ışık tutup imanımızı pekiştirmesi ve amellerimize yön vermesi umuduyla İmam Cafer Sadık’ın (a.s) mübarek buyruklarından birkaçını aşağıda aktarıyoruz:
1- Hangi Müslüman, Müslüman kardeşi kendisine geldiğinde, onun ihtiyacı için uğraşırsa, Allah yolunda cihad etmiş gibidir(1)
2- Allah Teâlâ: “İnsanlar benim ailem gibidir; onlara iyilikte bulunup sorunlarının çözülmesi için uğraşanlar, benim yanımda daha azizdirler.” buyurmaktadır.(2)
3- İnsanlara faydalı olabilecek bütün ilim şu dört şeydedir:
a) Rablerini tanımaları.
b) Allah’ın kendilerine ne nimetler verdiğini ve nasıl davrandığını görmeleri.
c) Rablerinin kendilerinden ne istediğini ve O’na karşı vazifelerinin ne olduğunu bilmeleri.
d) Neyin onları, dininden uzaklaştıracağını bilmeleri!(3)
4- Şu dört şey, peygamberlerin huyudur: İyilik etmek, cömertlikte bulunmak, sorunlar karşısında sabır ve direnç göstermek, müminlerin hak ve hukukunu riayet etmek.(4)
5- Mümin iki korku arasındadır: Rabbinin, eski günahlarından ötürü ona ne yapacağını bilmediği geçmişi ve ne tür günahlar işleyip, ne tür tehlikelere düşeceğini bilemediği geleceği. Bu nedenle de mümin korkuyla geceleyip korkuyla sabahlar. İşte (Allah) korku(sun)dan başka şey onu ıslah etmez!(1)
6- Şu üç haslete sahip olmadıkça hiç kimse iman hakikatinin kemaline varamaz:
Dinde idrak ve basiret, geçimde doğru bir denge tutturmak, sıkıntı ve zorluklara karşı sabır ve direniş göstermek.(2)
7- Üç kişi, üç yerde belli olur: Sabırlı insan öfke anında, yiğit savaşta, kardeş ihtiyaç anında.(3)
8- Her şehrin ahalisi din ve dünya işleri için şu üç kişiye daima muhtaçtır:
1) Takva sahibi, bilgili ve Allah’tan korkan fakih.
2) Halkın itaat ettiği iyiliksever yönetici.
3) Güvenilir doktor.(4)
9- Bütün iyiliklerin kökü biziz; bütün iyilikler bizim dallarımız ve budaklarımızdandır. Tevhit, oruç, öfkeyi yenmek, kötülük edeni affetmek, düşküne ve yoksula acımak, komşularla ilgilenmek, erdemli ve üstün insanların erdem ve üstünlüğünü itiraf etmek gibi şeyler iyiliktir.
Bizim düşmanlarımızsa, tüm şer ve kötülüklerin köküdürler, bütün kötülükler onların dalları-budaklarıdır. Yalan, cimrilik, ispiyonculuk, eş dostla ilişkiyi kesmek, faizcilik, yetimin malını yemek, Allah’ın tayin ettiği sınırları çiğnemek, gizli veya açık cinayet işlemek, zina, hırsızlık gibi şeyler de kötü ve çirkindirler.
Kendisini bizden ve bizim Şiîlerimizden biri bildiği hâlde düşmanlarımızın dallarına-budaklarına yapışan kimse, yalan söylemektedir.(1)
1- el-Müstedrek, 2/4072- Usul-u Kâfi, 2/1993- el-İrşad, Şeyh Müfid, s.2654- Tuhefu’l-Ukul, s.375.1- Tuhefu’l-Ukul, s.3772- Tuhefu’l-Ukul, s.3243- Tuhefu’l-Ukul, s.3164- Tuhefu’l-Ukul, s.237.1- el-İmamu’s-Sadık, 3/138.
Kaynak: İmam Cafer Sadık (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.