Nurlu Örtü
Ali (a.s) bir gün, bir Yahudi’ye bir miktar arpa borçlandı ve Yahudi, vermiş olduğu arpaya karşılık olarak Ali’nin (a.s) bir şeyi rehin bırakmasını istedi. Bunun üzerine Ali (a.s), Fatıma’ya (s.a) ait olan bir yün örtüyü rehin bıraktı. Yahudi adam, kendisine rehin bırakılan örtüyü alıp bir odaya koydu. Akşam vakti adamın karısı, bir işten dolayı o odaya girdi ve odada, ışığıyla odayı aydınlatan bir şey gördü. Kocasının yanına dönüp durumu anlattı. Hz. Fatıma’nın (s.a) örtüsünü o odaya bıraktığını unutmuş olan adam, karısının dedikleri karşısında hayrete düştü.
Hızla yerinden kalkıp odaya yürüdü ve Hz. Fatıma’nın (s.a) örtüsünün, çok yakında bulunan bir ay gibi bütün odayı aydınlattığını hayretler içinde seyre durdu. Adam akrabalarına koşup durumu bildirdi ve karısı da kendi akrabalarına anlattı. Yaklaşık seksen kadar Yahudi bir araya toplanıp bu olayı kendi gözleriyle gördüler ve bunun üzerine de hepsi İslâm dinini seçtiler.(2)
Cennetten Gelen Giysi
Yahudilerden birinin düğünü vardı. Bu nedenle de düğün sahibi Allah Resulü’nün (s.a.a) huzuruna gelerek ısrarla: “Bizim komşuluk hakkımız var ve bu hakka dayanarak, kızın Fatıma’yı bizim evimize yollamanızı rica ediyoruz ki düğünümüz görkem kazansın.” demişti.
Allah Resulü’nün (s.a.a) cevabı ise şöyle olmuştu:
O, Ebu Talib oğlu Ali’nin eşidir ve onun emrindedir. (Fatıma’nın gelmesi hususunda Ali’den izin almalısınız.)
Düğün sahipleri bunun üzerine, izin konusunda Allah Resulü’nün (s.a.a) aracı olmasını istemişlerdi. Aslında düğün sahibi Yahudiler, eski elbiselerini giyerek düğüne katılacağını düşündükleri Fatıma’yı (s.a) küçük düşürmek amacıyla her türlü hazırlığı yapmış ve düğün için göz kamaştıracak derecede süslü giysiler almışlardı.
Bu arada, Cebrail inmiş ve eşi-benzeri görülmemiş güzellikte bir cennet giysisi getirmişti. Fatıma (s.a), rengi ve kokusuyla herkesi hayrete boğan bu giysiyi giyerek düğün evine girmişti. Bu durum karşısında şaşkına dönen Yahudi kadınlar, Fatıma’nın (s.a) önünde secdeye kapanıp yeri öpmüşler, hatta birçokları da bu mucize karşısında Müslümanlığı seçmişlerdi.(1)
Meleklerin Fatıma’ya Yardımı
Ebuzer (Allah’ın rahmeti ona olsun) şöyle anlatır:
Allah Resulü (s.a.a) bir defasında beni, Ali’yi (a.s) çağırmam için gönderdi. Ali’nin (a.s) evine gelip seslendim. Kimse bana cevap vermedi. Bu arada evdeki el değirmeninin kendiliğinden döndüğünü ve kimsenin de onun yanında olmadığını gördüm. Bir kez daha seslenince, Ali (a.s) dışarı çıkageldi. Allah Resulü (s.a.a), Ali (a.s) ile konuşmaya başladı ve bir şey dedi ki ben hiç anlamadım. Ben bu arada Allah Resulü’ne (s.a.a), Ali’nin (a.s) evindeki kendiliğinden dönen el değirmeninden hayrete düştüğümü söyledim. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu:
Kızım Fatıma’nın kalp ve azalarını iman ve yakinle doldurmuş olan Allah, onun güçsüzlüğünden haberdardır ve bu yönden de hayatında ona yardım etmekte ve yetmektedir. Yüce Allah’ın, Muhammed’in Ehlibeyti’ne yardım etmekle görevlendirdiği melekleri olduğunu bilmez misin?(1)
2- Biharu’l-Envar, c.43, s.40. Bu kıssa; Menakıb, Şehraşub, c.3, s. 117–118 kitabında da özetlenmiştir. 1- Biharu’l-Envar, c.43, s.30.1- Biharu’l-Envar, c.43, s.29. Bu rivayet, az bir farklılıkla Menakıb, Şehraşub, c.3, s.116 kitabında da nakledilmiştir.
Kaynak: Hz. Fatıma (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.