Hz. Fatıma’nın AhlÂk, Davranış veYaşamına Kısa Bir Bakış (2)

21.12.2025 14:26
1
A+
A-

İbadet

Hasan-ı Basrî şöyle demiştir:

Bu ümmet arasında Fatıma’dan (s.a) daha çok ibadete düşkün biri olmamıştır; o kadar namaz kılar ve ibadet ederdi ki ayakları şişerdi.(4)

Başkalarına Dua Etmesi

İmam Hasan-ı Müçteba (a.s) şöyle buyurur:

Bir Cuma akşamı annem Fatıma’nın mihrabında ibadete durmuş olduğunu gördüm. Şafak vaktine kadar ibadette kaldı; rükû ve secde etti. Hep mümin erkek ve kadınların isimlerini söyleyerek dua ediyordu, ama kendisine hiç dua etmiyordu. Anneme dedim ki:

“Anneciğim! Başkalarına dua ettiğin gibi kendine neden dua etmiyorsun?” Annem: “Oğulcuğum! Önce komşu, daha sonra kendi evin.” buyurdu.(1)

Örtünme

İmam Musa b. Cafer (a.s), babalarından nakille Müminlerin Emîri Ali’den (a.s) şöyle rivayet eder:

Gözleri görmeyen biri, Fatıma’nın evine girmek için izin istedi. Fatıma bir köşeye çekildi. Allah Resulü (s.a.a), Fatıma’ya şöyle buyurdu:

“O görmüyordu. Seni görmediği hâlde neden bir köşeye çekilip kendini sakladın?”

Fatıma dedi ki: “O beni görmüyordu, ama ben onu görüyordum ve ayrıca kokuyu alabiliyordu.” Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.a): “Şahadet ederim ki sen, benim tenimin paresisin.” buyurdu.(2)

Mahrem Olmayan Erkeklerden Sakınma

Hz. Fatıma (s.a) kendisine sorulan “Kadınlar için en iyi olan nedir?” sorusunu şöyle cevapladı: Kadınlar için en iyi olan, erkekleri görmemesi ve onlara görünmemesidir.(1)

Allah Resulü’nün (s.a.a), ashabına sormuş olduğu “Kadının Allah’a en yakın olduğu zaman ne zamandır?” sorusuna Hz. Fatıma (s.a) şöyle cevap vermişti:

Kadının Allah’a en yakın olduğu zaman, evinin en gizli yerine çekildiği zamandır.

Allah Resulü (s.a.a), Hz. Fatıma’nın (s.a) bu cevabından haberdar olunca şöyle buyurmuştu: Fatıma, bedenimin bir parçasıdır.(2)

Hemen belirtmek gerekir ki kadının dışarı çıkması, bir haramın işlenmesine neden olmadığı sürece sakıncasızdır ve hatta bazen kadının dışarı çıkması daha iyi veya gerekli bile olur. Ancak bu başlık altında aktardığımız hadislerin vurgu yaptığı nokta şundan ibarettir:

Herhangi bir neden veya zorunluluk olmadığı sürece kadının mahrem olmayan erkeklere kendini göstermemesi daha iyidir.

Ev İşlerinin Hizmetçi İle Taksim Edilmesi

Selman-i Farisî şöyle aktarmıştır:

Fatıma oturmuş, el değirmeniyle arpa öğütüyordu. El değirmeninin tutacak yeri (Fatıma’nın elindeki yaradan dolayı) kan olmuştu ve henüz küçük bir çocuk olan Hüseyin evin bir köşesinde açlıktan ağlıyordu. Bunun üzerine ona:”Ey Allah Resulü’nün kızı! Fizze(1) evde olduğu hâlde ve ev işlerini yapabilecekken, sen bu kadar çalışarak elini yaralamışsın.”dedim.

Fatıma şöyle buyurdu: “Allah Resulü bana buyurdu ki, evin işlerini bir gün sen, bir gün de Fizze yapsın; Fizze’nin sırası dündü…”(2)

4- Biharu’l-Envar, c.43, s.84; Menakıb, Şehraşub, c.3, s.119; Muntehe’lÂmal, s. 161; Beytü’l-Ahzan, s.22.1- Keşfu’l-Gumme, c.2, s.25–26; Biharu’l-Envar, c.43, s.81–82; Muntehe’lÂmal, s. 161; Beytü’l-Ahzan, s.222- Bihar, c.43, s.91; Reyahinu’ş-Şeriat, Şeyh Zebihullah Mehallatî, c.1, s.216 (İslâmiyye basımı, Tahran); Muntehe’l-Âmal, s.161 –162.1- Keşfu’l-Gumme, c.2, s.23–24; Menakıb, Şehraşub, c.3, s.119; Muntehe’lÂmal, s.1612- Biharu’l-Envar, c.43, s.92; Muntehe’l-Âmal, s.162.1- Fizze, çok takvalı kadınlardandı ve Hz. Fatıma’nın (s.a) evinde hizmet etmekteydi. Hz. Fatıma’nın (s.a) da buyurmuş olduğu gibi Ali (a.s) ile ortak hayatlarının ilk birkaç yılı yokluk ve yoksulluk içinde geçmişti. (Biharu’l-Envar, c.43, s.88) Ancak Allah Resulü’nün (s.a.a), Fedek mülkünü Hz. Fatıma’ya (s.a) bağışlamasından sonra durumu daha iyi olmuştu. Allah Resulü’nün (s.a.a), bir cariye olan Fizze’yi de Fatıma’ya (s.a) bağışladığı rivayet edilmiştir. (Menakıb, Şehraşub, c.3, s.120) Ehlibeyt’in büyük bir sıkıntı ve yoksulluk içinde yaşadığı görülmektedir. Bazı hadislerde evde hizmet eden birinden bahsediliyorsa bu, Hz. Fatıma’nın (s.a) hayatının farklı dönemleriyle ilintilidir. 2- Biharu’l-Envar, c.43, s.28; Beytü’l-Ahzan, s.20.

Kaynak: Hz. Fatıma (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.