İmam Muhammed Taki’nin (a.s) Doğumu

30.01.2026 16:14
0
A+
A-

Ehlibeyt İmamları’nın sekizincisi İmam Rıza’nın (a.s) kırk küsur yaşında olmasına rağmen daha bir çocuğunun olmaması, Şiîleri endişelendiriyordu. Çünkü Resul-i Ekrem (s.a.a) ve geçmiş İmamlar’dan ulaşan rivayetlere göre, Dokuzuncu İmam’ın Sekizinci İmam’ın oğlu olduğuna inanıyorlardı. İşte bu nedenle Allah Teâlâ’nın İmam Rıza’ya (a.s) bir çocuk vermesini dört gözle bekliyor, hatta bazen İmam’ın huzuruna giderek Allah Teâlâ’nın kedisine bir oğul vermesi için dua etmesini istiyorlardı. İmam ise onları teselli ederek şöyle buyuruyordu:

Allah Teâlâ bana, benim mirasçım ve benden sonra imam olacak bir oğul verecektir.(1)

Nihayet hicrî kamerî 195 yılı recep ayının onunda İmam Muhammed Taki (a.s) dünyaya geldi.(2) Adı “Muhammed”, künyesi “Ebu Cafer” ve en meşhur lakapları “Taki” ve “Cevad” idi. İmam’ın doğumu Şia toplumu için sevinç kaynağı olup, iman ve itikatlarının güçlenmesine sebep oldu. Çünkü İmam’ın geç dünyaya gelmesi nedeniyle bazı Şiîler şüpheye kapılabilirdi; İmam’ın dünyaya gelmesiyle bu şüphe giderildi.

İmam Muhammed Taki’nin annesinin ismi Sebike’dir; fakat İmam Rıza (a.s) ona Hayzeran adını vermişti. Bu değerli kadın, ahlâkî erdemlerde kendi döneminin en üstün kadınlarından olan ve bir rivayette belirtildiğine göre Resulullah (s.a.a) tarafından “Hayretu’l-İma” (cariyelerin en üstünü) olarak nitelenen Resulullah’ın (s.a.a) eşi Mariya Kıbtiyye’nin akrabalarındandır. Bu değerli kadın, İmam Rıza’nın (a.s) evine gelmeden önce İmam Musa b. Cafer (a.s) onun bazı özelliklerini açıklamış ve yârenlerinden biri olan Yezid b. Suleyt vasıtasıyla ona selâm göndermiştir.(1)

İmam Rıza’nın (a.s) kız kardeşi Hâkime hatun şöyle diyor:

İmam Muhammed Taki (a.s) dünyaya gelirken, kardeşim benden Hayzeran’ın yanında olmamı istedi. Bebek doğumunun üçüncü gününde gözlerini gökyüzüne açtıktan sonra sağa-sola bakıp: “Eşhedu enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden Resulullah” dedi. Ben böyle hayret verici bir olayı görünce, korkuyla yerimden kalkarak kardeşimin huzuruna koşup gördüklerimi anlattım. Bunun üzerine İmam: “Ondan, bundan sonra göreceğin hayret verici olaylar şimdiye kadar gördüklerinden çok daha fazla olacaktır.”buyurdu.(2)

Ebu Yahya San’anî şöyle diyor:

Bir gün İmam Rıza’nın (a.s) huzurundayken daha küçük yaşta olan İmam Muhammed Taki’yi İmam’ın yanına getirdiler. İmam buyurdu ki:

“Bu öyle bir bebektir ki, Şia için bundan daha mübarek bir bebek dünyaya gelmemiştir.”(3)

İmam’ın bu buyruğunun sebebi, daha önce değindiğimiz nokta olabilir. Çünkü İmam Muhammed Taki’nin (a.s) dünyaya gelmesi; Şiîlerin, İmam Rıza’nın (a.s) yerine geçecek imam olmadığı konusundaki endişelerini giderip imanlarını şek ve şüpheye bulaşmaktan kurtardı.

Nevfelî şöyle diyor:

İmam Rıza (a.s) Horasan’a giderken: “Bana bir emriniz var mı?” diye arz ettim kendisine. İmam Rıza (a.s): “Benden sonra oğlum Muhammed’i izle; ben geri dönmeyeceğim bir yolculuğa çıkıyorum.” buyurdu.(1)

İmam Rıza’nın (a.s) kâtibi olan Muhammed b. Ebu Abbad diyor ki:

İmam Rıza (a.s) oğlu Muhammed’i (a.s) künyesiyle anardı.(2) (İmam Cevad’dan -a.s- bir mektup ulaşınca:) “Ebu Cafer bana şöyle yazmıştır…” buyururdu ve (İmam Rıza’nın -a.s- emriyle) Ebu Cafer’e mektup yazdığımda, ona saygıyla hitap ederdi. İmam Muhammed Taki’den (a.s) gelen mektuplar da çok beliğ ve güzeldi.

Yine Muhammed b. Ebu Abbad şöyle diyor:

İmam Rıza’nın (a.s) şöyle buyurduğunu duydum:

“Benden sonra Ebu Cafer benim vasim, ailem arasında halifem olacaktır.”(3)

Muammer b. Hallad diyor ki:

İmam Rıza (a.s) bazı konuları dile getirdiği zaman şöyle buyurdu:

“Bunları benden duymanıza ne gerek var? Şu Ebu Cafer’i kendi yerime oturttum. (Bir sorunuz ve probleminiz varsa o cevaplayacaktır.) Biz öyle bir aileyiz ki çocuklarımız -hakikatleri, marifet ve ilimleri- tamamen babalarından miras alırlar.”(1)

Bu sözle, imametin bütün ilim ve makamlarının bir önceki imamdan sonraki imama intikal ettiği kastedilmiştir. Bu ise sadece imamlara hastır, onların diğer çocukları böyle değillerdir.

Hayranî, babasından şöyle nakleder:

Horasan’da İmam Rıza’nın (a.s) huzurundayken biri: “Szin başınıza bir bela gelecek olursa, kime müracaat edelim?” diye sordu. İmam: “Oğlum Ebu Cafer’e.” buyurdu.

Bu soruyu soran kişi İmam Taki’nin yaşını yeterli görmediğinden (bir çocuk nasıl imam olabilir, diye düşündüğünden) olacak ki, İmam Rıza (a.s) şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ Hz. İsa’yı yaş olarak Ebu Cafer’den daha küçük olduğu halde peygamber yaptı.”(2)

Abdullah b. Cafer şöyle diyor:

Safvan b. Yahya ile birlikte İmam Rıza’nın (a.s) huzuruna gittik. O zaman üç yaşında olan İmam Muhammed Taki de oradaydı. İmam’a: “Siz bir olayla karşılaşacak olursanız yerinize kim geçecek?” diye sordum. İmam, Ebu Cafer’i (İmam Taki’yi -a.s-) göstererek: “Bu oğlum.”buyurdu. Ben: “Bu yaşta mı?” dedim. İmam: “Evet, bu yaşta.” buyurdu, “Allah Teâlâ, İsa’yı üç yaşında bile değilken kendine hüccet kıldı.”(3)

1- Biharu’l-Envar, c.50, s.15; Uyunu’l-Mu’cizat, s.1072- Diğer bir görüşe göre İmam, ramazan ayından dünyaya gelmiştir.1- Usul-i Kâfî, c.1, s.3152- Menakıb, c.4, s.3943- Envaru’l-Behiyye, s.125; Usul-i Kâfî, c.1, s.321; el-İrşad, Şeyh Müfid, s.299.1- Uyunu Ahbari’r-Rıza, c.2, s.2162- Araplar, bir kişiye saygı için onu künyesiyle çağırırlar.3- Uyunu Ahbari’r-Rıza, c.2, s.240.1- Usul-i Kâfî, c.1, s.321; el-İrşad, Şeyh Müfid, s.2982- Usul-i Kâfî, c.1, s.322; el-İrşad, Şeyh Müfid, s.2993- Kifayetu’l-Eser, s.324; Biharu’l-Envar, c.50, s.35. (Bu rivayetin son cümlesi, anlam olarak nakledilmiştir.)

Kaynak: İmam Muhammed Taki (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.