İmam Hasan (Allah’ın ve meleklerinin selâmı onun üzerine olsun) vefat ettiğinde, Allah Resulü’yle (s.a.a) Emîrü’lMüminin Ali’nin (a.s) sözleri ve İmam Hasan b. Ali’nin (a.s) vasiyeti üzerine, Müslümanların imamet ve rehberliği İmam Hüseyin’e (a.s) intikal etti ve yüce Allah tarafından İslâm ümmetinin rehberliğini üstlendi.
İmam Hüseyin (a.s), İslâm’ın gücüne dayanarak İslâm iktidarını haksızca kullanan ve İslâm camiasının temelini ve Allah’ın kanunlarını tahrip eden Muaviye’nin yaptıklarını görmekte, onun kof ve tahrip edici hükümetinden fevkalâde rahatsızlık duymaktaydı. Ancak onu İslâm hükümetinden alaşağı edecek bir güç bulamıyor ve kardeşi İmam Hasan’ın (a.s) izini sürmekten başka çare göremiyordu.
İmam Hüseyin (a.s), hükümete karşı olduğunu açıklaması ve onu devirmek için güç toplayıp harekete geçmesi hâlinde hiçbir hareket yapamadan katledileceğini biliyordu. Onun için de sabretmeyi tercih etti, faydasız bir ölümü seçme yanlışlığını yapmadı ve gerçek bir rehberden beklenen davranışı sergiledi.
Onun için de Muaviye hayatta olduğu sürece kardeşinin yolunu izledi ve büyük muhalefetler sergilemedi. Yer yer Muaviye’nin muhitini (ortamını), hareketlerini ve davranışlarını eleştiren İmam Hüseyin (a.s), Müslümanları gelecekte yapacağı etkili girişimlere hazırlıyor, onlara ümit aşılıyordu.
Muaviye’nin, kendisinden sonra oğlu Yezid’in veliahtlığı için Müslümanlardan biat aldığı müddet zarfında İmam Hüseyin (a.s) ona karşı tavizsiz ve sert bir muhalefet sergiledi ve Yezid’e asla biat etmedi. Hatta Muaviye’ye bu konuda çok sert konuştu ve onu sert dille eleştiren açık mektuplar gönderdi.(1)
Muaviye de, Yezid’e biat etmesi konusunda İmam Hüseyin’e (a.s) ısrarda bulunmadı ve İmam Hüseyin (a.s) Muaviye’nin ölümüne dek bu açık itirazını korkusuzca ve yılmadan sürdürdü.
1- Rical-i Keşşî, s.94 ve Keşfu’l-Gumme, 2/206.
Kaynak: İmam Hüseyin (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.