Yüce Allah Resulü (s.a.a), hicretin ikinci yılında Fatıma’yı (a.s) Müminlerin Emîri Ali (a.s) ile evlendirdi.(1)
Bu kutlu evlilik gerçekten de onlara yakışıyordu. Çünkü masum önderlerin bildirdiğine göre Hz. Ali’den (a.s) başkası Fatıma’ya (a.s) denk ve eş olamazdı.(2)
Ali (a.s) ve Fatıma’nın (a.s) makamının yüceliğini gösteren bu evliliğin özelliklerinden biri de, özelde Kureyş kabilesinin ve genelde de Arapların meşhur ve büyüklerinin birçoğunun Fatıma (a.s) ile evlenmek isteğini Allah Resulü’nün (s.a.a) geri çevirmesi ve “Fatıma’nın evliliği Allah’ın emrine bağlıdır.”(3)
buyurmasıdır. Nitekim Ali (a.s), Fatıma (a.s) ile evlenmek istediğini bildirmiş ve Allah Resulü (s.a.a) de kabul ederek şöyle buyurmuştu:
Sen gelmeden önce bir melek indi ve Allah’ın, Fatıma’yı Ali ile evlendirmemi buyurduğunu bana haber verdi.(4)
Bunun ardından da İmam Ali’ye (a.s) sordu:
Evlilik hazırlıklarını karşılamak için neyin var?
Ali (a.s) bir zırh, bir kılıç ve de su taşımak için kullandığı devesinden başka bir şeyi olmadığını söyledi. Allah Resulü (s.a.a) Ali’den (a.s), zırhını satmasını istedi. Ali (a.s), zırhını takribî olarak beş yüz dirheme sattı. Bu parayla Hz. Fatıma (a.s) için hem sade bir çeyiz hazırlandı, hem de davet edilen Müslümanlara evlilik yemeği verildi. Fatıma (a.s), sevinç ve mutluluk içinde ve Allah Resulü’nün (s.a.a) de dualarıyla Ali’nin (a.s) evine uğurlandı.
Bu nurla yoğrulmuş semavî evlilik öyküsünün her köşesi, bir yandan Allah Resulü’nü (s.a.a) ve Ehlibeyti’ni örnek alanlara yüce Allah’ın nübüvvet ve imamet beytine olan özel inayet ve lütfunu göstermekte, diğer yandan da İslâm dininin evlilik alanındaki gösterişsiz ve aydınlık öğretilerini ortaya koymaktadır.
Şimdi bu evlilik öyküsünün bazı önemli boyutlarına dikkat çekmek istiyoruz:
Ali (a.s), Fatıma (a.s) ile evlenmek istediğini Allah Resulü’ne (s.a.a) bildirdiğinde, yüce Peygamberimiz (s.a.a) şöyle buyurdu:
Senden önce de Fatıma ile evlenmek isteyenler geldi ve ben bunların her birini Fatıma’ya bildirdim; ancak her defasında onun yüzünde isteksizlik gördüm. Ben dönünceye kadar burada kal.
Allah Resulü (s.a.a), Fatıma’nın (a.s) yanına gidip Ali’nin (a.s) evlenme amacıyla geldiğini kızına bildirdi. Hz. Fatıma (a.s) sessiz kaldı, ancak yüzünü de dönmedi. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.a) yerinden kalkıp şöyle buyurdu:
“Allah-u Ekber! Sükût ikrardandır.”(1)
Hz. Ali (a.s) ile Fatıma’nın (a.s) evliliğinde, belirlenen mihriye bir “zırh” idi ve onun satılmasıyla elde edilen meblağın bir bölümü çeyiz alımında kullanıldı. Alınan çeyiz ise şunlardan ibaretti:
Bir adet gömlek.
Büyük bir başörtüsü.
Hayber malı siyah bir havlu.
Bir adet örülmüş yatak tahtı.
Biri koyunyünü, diğeri de hurma lifiyle doldurulmuş iki adet döşek.
Dört adet yastık.
Bir adet yünden örülü perde.
Bir adet hasır.
Bir adet el değirmeni.
Bir bakır leğen.
Su içmek için deriden yapılan bir kırba.
Su taşımada kullanılan bir adet tulum.
Süt için bir adet kâse.
Bir ibrik.
Bir adet yeşil renkli testi.
Birkaç adet testi.(2)
Hz. Ali (a.s) de kendi evine ince kum döşedi, elbiseleri asmak için iki duvar arasına bir çubuk tutturdu, bir koyun postu aldı ve de hurma lifinden doldurulan bir yastık temin etti.(1)
1- Keşfu’l-Gumme, c.1, s.493; Muntehe’l-Âmal, s.68 (Hicrî İkinci Yılın Olayları bölümü)2- Biharu’l-Envar, c.43, s.92, 93, 97, 107; Menakıb, Şehraşub, c.2, s. 29; el-Emali, Şeyh Tusî, c.1, s.42; Keşfu’l-Gumme, c.2, s.31; Usul-u Kâfi, c.1, s.461; Uyunu Ahbari’r-Rıza (a.s), c.1, 2253- Keşfu’l-Gumme, c.1, s.477, 495; Menakıb, Şehraşub, c.2, s.30–314- Biharu’l-Envar, c.43, s.124,127; Keşfu’l-Gumme, c.1, s.480, 481, 483; Menakıb, Şehraşub, c.3, s.126–127; el-Emali, Şeyh Saduk, s.223, 237, 356, 449, 450; Müsnedu’l-İmam er-Rıza (a.s), c.1, s.140–143.1- Biharu’l-Envar, c.43, s.93, 111, 112; el-Emali, Şeyh Tusî, c.1, s.38. Menakıb, Şehraşub, c.3, s.127 kitabında da bu rivayetin son bölümü nakledilmiştir.2- el-Emali, Şeyh Tusî, c.1, s.39; Beytü’l-Ahzan, s.33–34.1- Biharu’l-Envar, c.43, s.114; Menakıb, Şehraşub, c.3, s.129.
Kaynak: Hz. Fatıma (a.s) (Ehlibeyt Serisi-1)/ Telif Komisyonu.