Android
- Siteyi Google Chrome ile açın.
- Sağ üstteki üç nokta menüsüne dokunun.
- “Uygulamayı yükle” veya “Ana ekrana ekle” seçeneğini seçin.
- Yükle diyerek işlemi tamamlayın.
Cenazeyi teşyi etmek (Arapça: تشييع الجنازة) “ölünün ardı sıra yürümek” demektir.İslam dininde üzerinde vurgu yapılmış ve çok sevabı olan müstahap bir ameldir.
Sözlükte “Teşyi” kelimesi, refakat, eşlik etmek, veda kastıyla birinin ardı sıra gitmek ve ölünün defin işlemlerine katılanlara denir.[1] Dini etimolojide ise, cenaze kabre konuncaya kadar onun ardı sıra gitmektir.[2]
Hadislerde cenaze teşyi etmenin çok faziletli ve çokça sevabı olduğu vurgulanmıştır. Hz. Resul-ü Kibriya Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur:
“Her kim bir cenazeyi teşyi ederse, geriye dönünceye kadar attığı her adımda yüz bin yüz bin sevap alır ve yüz bin yüz bin günah da ondan silinir. Allah katında ise, yüz bin yüz bin dereceye nail olur. Eğer meyyite namaz kılmışsa, öldüğünde yüz bin yüz bin melek onu teşyi eder ve onların hepsi onun için istiğfar eder. Eğer ölünün defnine de katılırsa, Allah onun için yüz bin yüz bin melek görevlendirir ve kıyamet gününe kadar onun için bağışlanma talebinde bulunurlar.”[3]
Hz. Resul-ü Kibriya Efendimiz (s.a.a) Hz. Ebuzer’e şöyle buyurmuştur:
“Ey Ebu Zer! Her ne zaman bir cenazenin ardı sıra yürürsen, aklın tefekkür ve huşu ile meşgul olmalıdır. Bil ki sen de ona katılacaksın.”
İmam Sadık Şöyle buyurmuştur:
“Âza sahiplerinin, cenaze teşyinde hazır bulunmaları, üzerine namaz kılmaları, böylece hem kendileri için bir sevap elde etmeleri ve hem de ölü için mağfiret dilemeleri bakımından ölünün (din) kardeşlerini haberdar kılması gerekir.”
—İlelu’ş-Şerayi “Bir cenazeyi omuzladığın zaman,a.s) şöyle buyurmuştur:
“Bir cenazeyi omuzladığın zaman, sanki seni taşıdıklarını veya âdeta güzel amelde bulunmak için rabbinden seni dünyaya geri çevirmesini istediğini düşün. O halde hayata yeniden nasıl başladığına bir bak.”
İmam (a.s) daha sonra şöyle buyurdu:
“Geçmişlerinin dirilişinin, geride kalanların kendilerine katılması için ertelendiği ve kendilerine göç haberi verilmesine rağmen, insanların oyun ve eğlence ile meşgul olmalarına şaşarım.”
Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:
“Cenazeyi en iyi teşyi eden kimse (Allah’ı, ölümü ve ölümden sonrayı) en çok anan ve cenaze (mezara) konulmadıkça oturmayan kimsedir. En kâmil sevap ölçüsü ise, üç defa (veya üç avuç) toprağı mezarın üzerine döken kimseye aittir.”
İmam Ali (a.s) bir cenazeyi teşyi ederken bir insanın güldüğünü duyunca şöyle buyurmuştur:
“Sanki ölüm bizden başkasına yazılmış ve hak (ölüm) bizden başkasına farz olmuştur! Sanki (her gün için) gördüğümüz ölüler, az bir zaman sonra bize dönüp gelecek olan yolculardır! (Oysa) cesetlerini kabirlere bırakıyoruz ve miraslarını yiyoruz. Sanki biz onlardan sonra ebedi kalacağız! Daha sonra her öğüt veren (ölmüş) oluyoruz!”ını unutuyor ve her musibet ve felakete duçar oluyoruz!”[4]
Müminin cenazesinin teşyi edilmesi, vurgulanmış bir müstahaptır ve çok sevap ve mükafatı vardır. Bazı fakihler şöyle demişlerdir:
Cenazenin teşyi edilmesi, cenazenin defnedildir:
Cenazenin teşyi edilmesi, cenazenin defnedilmesi taş camiden çıkarak müminin cenazesini teşyi etmesi, itikafı batıl etmez.[6]
Bazı fakihler, cenazenin teşyi edilmesinin fazilet ve kemal yönünden üç aşaması olduğunu ileri sürmüşlerdir:
Bazı müçtehitler, cenazeyi teşyide en düşük mertebe olan birinci aşamadan daha azının teşyi için yeterli olmamasına itiraz etmişlerdir.[8]
Dosya:Ayetullah Maraşi Necefi’nin Cenaze Teşyi Merasimi.jpg
Ayetullah Maraşi Necefi’nin Cenaze Teşyi Merasiminden Bir Kare