Android
- Siteyi Google Chrome ile açın.
- Sağ üstteki üç nokta menüsüne dokunun.
- “Uygulamayı yükle” veya “Ana ekrana ekle” seçeneğini seçin.
- Yükle diyerek işlemi tamamlayın.
Leyletü’l-Defn veya Vahşet Namazı (Arapça: صلاة لیلة الدفن), müstehap namazlardandır. Adına “hediye” ve “vahşet” de denen bu namaz meyyit kabre konulduğu ilk gece (gecenin ilk yarısından sabaha kadar) kılınmaktadır, en iyi vakti ise yatsı namazından sonradır.
Bu namaza “hediye”,[1] defin gecesi namazı[2] ve vahşet namazı da denir.[3] Bu namaza vahşet namazı demelerinin nedeni, ölen kişi öteki dünyayı yeterince tanımadığından, korku ve vahşet hissine kapılmasına neden olmaktadır ve bu namaz Allah’ın lütfu ve inayeti ile ölüdeki vahşet ve korkuyu gidermektedir. Dolayısıyla bu namaz gerçekte vahşet namazı değil, vahşeti gideren, def eden namazdır.[4]
Fıkıh kaynaklarının açıkladığına göre, vahşet namazını iki şekilde kılmak mümkündür:
Birinci rekâtta Fatiha suresinden sonra iki defa İhlas suresi, ikinci rekâtta ise Fatiha suresinden sonra 10 defa Tekasur suresi okunur. Sonra
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ وَابْعَثْ ثَوَابَهَا اِلَى قَبْرِ فُلاَنٍ ; “Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et ve bu namazın sevabını ‘falan’ kimseye ulaştır.”
Duada geçen “falan” kelimesi yerine ölen kişinin ismi söylenir.
Birinci rekâtta Fatiha suresinden sonra bir defa Ayete’l Kürsi,[5] ikinci rekâtta ise Fatiha’dan sonra 10 defa Kadir suresi okunur. Sonra
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ وَابْعَثْ ثَوَابَهَا اِلَى قَبْرِ فُلاَنٍ ; “Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyti’ne rahmet et ve bu namazın sevabını falan kimseye ulaştır.”[6]
Duada geçen “falan” kelimesi yerine ölen kişinin ismi söylenir.
Hz. Fahri Kâinat Efendimiz (s.a.a) bu namazın sevabı hakkında şunları söylemiştir:
“Ölü için kabre bırakıldığı ilk geceden daha çetin bir saat yoktur. Öyleyse sadaka vermekle ölülerinize merhamet edin; sadaka verecek bir şey bulamadığınız takdirde iki rekât namaz kılın.
Allah Teâlâ o anda, bin meleği o kabre doğru gönderir, her melekle bir giysi gönderir, sura üflenen güne (kıyamet gününe) dek onun kabrinin darlığını genişletir, namaz kılana, güneşin kendisine doğduğu bütün varlıkların sayısınca sevap yazılır ve kırk derece makamı yükselir.”[Not 1][13]
Muhaddis Nuri, “Daru’s Selam” kitabında şöyle nakletmektedir:
“Üstadım Molla Fethali Sultan Abadi şöyle diyor: “Benim adet ve metodum şöyle idi; Ehlibeyt dostlarından kimin ölüm haberini duysaydım, defnedildiği gece, onu tanısam da tanımasam da onun için iki rekât (vahşet) namazı kılardım. Hiç kimse benim bu âdetimden haberdar değildi. Nihayet günlerden bir gün dostlarımdan birisiyle yolda karşılaştım, bana şunları söyledi:
Dün gece ölen filan şahsı rüyamda gördüm, öldükten sonra başından neler geçtiğini ve halinin nasıl olduğunu sordum. Şöyle cevap verdi: Ben sıkıntı içerisinde ve zor bir durumda idim, azaba tabi tutulacaktım, fakat filan adamın- sizin isminizi söyledi- kıldığı iki rekât namaz beni azaptan kurtardı; Allah o adamın babasına rahmet etsin, bu ihsan o adamdan taraf bana yetişti.”
Merhum hacı molla Fethali şöyle ekliyor:
Bu sırada o adam -rüyasında ölen şahsi gören- benden; “O namaz nasıl bir namaz idi?” diye sordu. Ben de böylece, sürekli ölüler için kıldığım namaz metodunu o adama söyledim.”[14]
[1] قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ص: لَا یأْتِی عَلَی الْمَیتِ سَاعَةٌ أَشَدُّ مِنْ أَوَّلِ لَیلَةٍ فَارْحَمُوا مَوْتَاکُمْ بِالصَّدَقَةِ فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا فَلْیصَلِّ أَحَدُکُمْ رَکْعَتَینِ یقْرَأُ فِی الْأُولَی بِفَاتِحَةِ الْکِتَابِ مَرَّةً وَ قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ مَرَّتَینِ وَ فِی الثَّانِیةِ فَاتِحَةَ الْکِتَابِ مَرَّةً وَ أَلْهَاکُمُ التَّکَاثُرُ عَشْرَ مَرَّاتٍ وَ یسَلِّمُ وَ یقُولُ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَی مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ وَ ابْعَثْ ثَوَابَهَا إِلَی قَبْرِ ذَلِکَ الْمَیتِ فُلَانِ بْنِ فُلَانٍ فَیبْعَثُ اللَّهُ مِنْ سَاعَتِهِ أَلْفَ مَلَکٍ إِلَی قَبْرِهِ مَعَ کُلِّ مَلَکٍ ثَوْبٌ وَ حُلَّةٌ وَ یوَسَّعُ قَبْرُهُ مِنَ الضِّیقِ إِلَی یوْمِ ینْفَخُ فِی الصُّورِ وَ یعْطَی الْمُصَلِّی بِعَدَدِ مَا طَلَعَتْ عَلَیهِ الشَّمْسُ حَسَنَاتٍ وَ تُرْفَعُ لَهُ أَرْبَعُونَ دَرَجَةً.