وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلَى الأسْوَدِ بْنِ قُطْبَةَ صاحِبُ جُندِ حُلْوانَ
أَمَّا بَعْدُ، فَإِنَّ الْوَالِيَ إِذَا اخْتَلَفَ هَوَاهُ، مَنَعَهُ ذَلِکَ کَثِيراً مِنَ الْعَدْلِ، فَلْيَکُنْ أَمْرُ النَّاسِ عِنْدَکَ فِي الْحَقِّ سَوَاءً؛ فَإِنَّهُ لَيْسَ فِي الْجَوْرِ عِوَضٌ مِنَ الْعَدْلِ، فَاجْتَنِبْ مَا تُنْکِرُ أَمْثَالَهُ، وَابْتَذِلْ نَفْسَکَ فِيمَا افْتَرَضَ اللهُ عَلَيْکَ، رَاجِياً ثَوَابَهُ، وَمُتَخَوِّفاً عِقَابَهُ. وَاعْلَمْ أَنَّ الدُّنْيَا دَارُ بَلِيَّةٍ لَمْ يَفْرُغْ صَاحِبُهَا فِيهَا قَطُّ سَاعَةً إِلاَّ کَانَتْ فَرْغَتُهُ عَلَيْهِ حَسْرَةً يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَأَنَّهُ لَنْ يُغْنِيَکَ عَنِ الْحَقِّ شَيْءٌ أَبَداً؛ وَمِنَ الْحَقِّ عَلَيْکَ حِفْظُ نَفْسِکَ، وَالاِحْتِسَابُ عَلَى الرَّعِيَّةِ بِجُهْدِکَ، فَإِنَّ الَّذِي يَصِلُ إِلَيْکَ مِنْ ذَلِکَ أَفْضَلُ مِنَ الَّذِي يَصِلُ بِکَ، وَالسَّلامُ.
Fars ayetlerinden Hulvan’ın kumandanı Esved b. Kutbe’ye yazmış olduğu mektup:
…Vali, kişisel arzu ve isteklerine göre hareket ederse, bu onun adaletli bir şekilde hükmetmesine engel olur. İnsanların senin yanındaki işleri, sahip oldukları hakta eşit olsun. Çünkü adalete zulümden ulaşılamaz. Benzerinden hoşlanmadığın şeyden kaçın. Sevabını umup azabından korkarak nefsini Allah’ın sorumlu tuttuğu şeyleri yapmaya ada.
Şunu bilesin ki dünya, bir bela yurdudur. Orada bir saat yaşanan rahatlık, kıyamet gününde hasret ve pişmanlığa neden olur. Hiçbir şey, seni ebediyen haktan müstağni kılamaz.
Nefsini sapmalardan koruman ve bütün gücünle halkın işlerini ıslaha çalışman nefsin üzerindeki haklarındandır. Çünkü sana onlardan ulaşan şey, onlara senden ulaşan şeylerden çok daha fazladır.
Fars eyâletlerinden Halvan vâlisi Esved b. Katiba’ya gönderdikleri mektup:
Vâlinin herkese karşı dileği aynı olmazsa bu, çok şeyde onu adalete riâyetten men eder; bundan dolayı halkın her işi senin katında eşit olsun; çünkü cevirle, zulümle adalete ulaşmanın yolu yoktur. Beğenmediğin, hoşlanmadığın şeyden, onun benzerlerinden kendini çek, sakın. Sevâbını dileyerek, azâbından korkarak Allah’ın farz ettiği şeyleri yapmaya nefsini bezlet.
Bil ki dünyâ belâ yurdudur; insan dünyâda bir an bile kendisini mihnetten sağ esen bulursa bu an kıyamet gününde ona hasret olur, nedâmet olur. Bil ki hiçbir şey ebedi olarak haktan seni çekemez; hiçbir şey de hakkın yerini tutamaz. Sana vâcip olan hakları korumaya bak, nefsini koru; halkın işlerine adamakıllı bak; çünkü bu hususta elde edeceğin fayda, senin vâsıtanla halkın elde edeceği faydadan da üstündür.