وَ مِنَ الْکَلَام لَه (عليه السلام)
لَمّا أظْفَرَهُ اللّهُ بِأصْحابِ الْجَمَلِ، وَقَدْ قَالَ لَهُ بَعْضُ أصْحَابِهِ: وَدِدْتُ أنَّ أخِي فُلاَنآ کانَ شَاهِدَنا لِيَرى مَا نَصَرَکَ اللّهُ بِه عَلى أعْدائِکَ.
«فَقال لَهُ (عليه السلام): اَهَوى اَخِيکَ مَعَنا؟ فَقالَ: نَعَمْ. قالَ: فَقَدْ شَهِدَنا، وَ لَقَدْ شَهِدَنا! فِي عَسْکَرِنا هَذَا اَقْوامٌ فِي اَصْلابِ الرِّجالِ وَ اَرْحامِ النِّساءِ، سَيَرْعَفُ بِهِمُ الزَّمانُ، وَ يَقْوى بِهِمُ الاْيمانُ».
Cemel savaşında galip gelince, Hz. Ali’ye ashabından biri şöyle dedi: “Falan kardeşimin de bu savaşta bizimle olmasını ve Allah’ın seni nasıl zafere eriştirdiğini onun da görmesini öyle isterdim ki? “Hz. Ali, “Kardeşin bizimle olmayı ister miydi?” diye sordu. “Evet.” cevabını alınca da şöyle buyurdu:
Öyleyse o da bizimle beraberdi. Şu askerlerimiz içinde öyle kişiler var ki henüz babalarının bellerinde, analarının rahimlerindedirler. Zaman, burundan gelen pıhtı gibi onları ortaya atacak, iman onlarla kuvvet bulacaktır.
(Cemel savaşında üst gelince, yanındakilerden bâzı-ları keşke kardeşim de olsaydı, Allah’ın, seni düşmanlarına nasıl üst getirdiğini görseydi dediler; Hazret buyurdular ki:) Kardeşin bize taraftar mıydı, üst olmamızı ister miydi? (Soruya evet cevabını alınca buyurdular ki):
Öyleyse o da bizimle beraberdi. Şu ordumuzda öyle kişiler vardır ki henüz babalarının bellerindedir onlar, analarının rahimlerinde. Zaman burundan gelen pıhtı gibi1 onları ortaya atacak; iman onlarla kuvvet bulacak.
…
1 – Burundan gelen kan pıhtısı, kandan sonra gelir; bir işten sonra aynı işi yürütmek üzere, aynı yoldan gelenler, aynı töreyi yürütenler hakkında kullanılan bir atasözüdür. Aynı zamanda bu sözde, “Söz budur ancak, ameller niyetlere göre ölçülür; herkes, neyi niyet ederse o niyete göre hayır, yahut şer kazanır. Allah’a ve Rasûlüne göçmeye niyet eden göçerse, Allah’a ve Resûlüne göçmüş olur; dünyâya göçmek, dünyayı elde etmek isteyen, onu elde eder; bir kadını nikâhlamayı niyet eden, ona erer; herkes niyet ettiğini bulur” (Câmi’, 1, s. 2-3) ve “Ali’nin Şiası’dır kurtulanlar, onlardır muratlarına erenler” meâllerindeki hadislere işaret vardır (Künûz’ulHakaak, 2, s.94).