وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
لِعَبْدِاللهِ بْنِ الْعَبّاسِ لَمّا بَعَثَهُ لِلْإِحْتِجاجِ عَلَى الْخَوارِجِ
لا تُخَاصِمْهُمْ بِالْقُرْآنِ، فَإِنَّ الْقُرْآنَ حَمَّالٌ ذُو وُجُوهٍ، تَقُولُ وَيَقُولُونَ، وَلَکِنْ حَاجِجْهُمْ بِالسُّنَّةِ، فَإِنَّهُمْ لَنْ يَجِدُوا عَنْهَا مَحِيصاً.
Abdullah b. Abbas’ı Haricîlere delil göstermesi ve nasihat etmesi için gönderdiğinde yazdığı mektup:
Onlarla Kur’ân’a dayanarak tartışma; çünkü Kur’ân, pek çok anlam taşıyan bir kitaptır. Sen bir şey söylersin, onlar da bir şey söylerler. Fakat onlara sünnetle delil getir; çünkü onlar, ondan kaçmaya hiçbir yol bulamazlar.
Haricilere delil getirmek üzere Abdullah b. Abdullah b. Abbâs’ı gönderirken buyurmuşlardı ki:
Onlarla Kur’ân’a dayanarak bahse girişme; çünkü Kur’an, bir çok yönü olan, türlü yorumlarla yorulabilen bir kitaptır; sen söylersin, onlar da söylerler; onlara sünnete dayanarak delil getir; çünkü ondan kaçmaya yol bulamazlar onlar.