وَ مِن کِتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلى بَعْضِ عُمّالِهِ
أَمَّا بَعْدُ، فَقَدْ بَلَغَنِي عَنْکَ أَمْرٌ، إِنْ کُنْتَ فَعَلْتَهُ فَقَدْ أَسْخَطْتَ رَبَّکَ، وَ عَصَيْتَ إِمَامَکَ، وَ أَخْزَيْتَ أَمَانَتَکَ. بَلَغَنِي أَنَّکَ جَرَّدْتَ الأَرْضَ فَأَخَذْتَ مَا تَحْتَ قَدَمَيْکَ، وَ أَکَلْتَ مَا تَحْتَ يَدَيْکَ، فَارْفَعْ إِلَيَّ حِسَابَکَ، وَ اعْلَمْ أَنَّ حِسَابَ اللهِ أَعْظَمُ مِنْ حِسَابِ النَّاسِ، وَالسَّلامُ.
H. 40 yılında memurlarından birine yazdığı mektup:
…Yaptığın bazı işler bana bildirildi. Eğer bunları yaptıysan Rabbinin gazabına, hoşnutsuzluğuna uğradın, imamına isyan
edip, emanetine hıyanette bulundun demektir.
Bana, arzın üzerinde ne varsa soyduğunu, ayaklarının altında ne varsa aldığını, elinde bulunanı yediğini söylediler. Hesabını hemen bana bildir ve bil ki Allah’ın hesap sorması insanlarınkinden daha büyüktür. Ve’s-Selâm.
Bâzı vâlilerine:
(Hamd ü senâ ve salât ü selâmdan) Sonra, senin bâzı işler yaptığını haber verdiler; bunları yaptıysan, Rabbini gazaba getirdin; İmâmına isyân ettin; sana emanet edilene hıyânette bulundun demektir. Bana haber verdiler ki yeryüzünün derisini yüzmüşsün. Ayaklarının bastığı yerin altında ne bulduysan almışsın; ellerine ne geçtiyse yemişsin. Hesabını hemen bana bildir ve bil ki Allah’ın sorusu, insanların sorusundan pekçetindir.1
…
1- Yazdıkları kişinin kim olduğu tasrih edilmemiştir.