logo

Nehcü'l-Belağa
İmam Ali’nin Hutbeleri, Mektupları ve Hikmetleri

logo

Mektup 36 – Kardeşi Akîl bin Ebî Tâlib’e

Çeviri

Bazı düşmanlara karşı (Yemen’e saldıran Busr b. Ebî Ertat) göndermiş olduğu ordu hakkında kardeşi Akil b. Ebu Talib’e yazdığı
mektup… Bu mektup Akil’in kendisine yazmış olduğu mektubun cevabıdır:

Müslümanlardan kalabalık bir orduyu onun üzerine gönderdim. Haber ona ulaşınca, pişman olup geldiği gibi geri döndü ve kaçtı. (Ama) ordu, güneş batmak üzereyken ona ulaştı ve aralarında hızlı ama kısa çarpışmalar oldu. O çok büyük bir sıkıntıya düşmüş olduğu hâlde ve canı çıkmak üzereyken pişmanlıkla kendini zor kurtardı.

 

Dalalete meyleden, ayrılık ve ihtilafı seçen, kendileri dalaletin karanlığında yaşayan (hakka varmayı zorlaştıran) Kureyş’i hâline bırak. Gerçekten onlar benden önce Resulullah’a (s.a.a) karşı savaşmakta birleştikleri gibi, bana karşı savaşmakta da ittifak ettiler. Allah Kureyş’e bana yaptıklarından dolayı cezalarını versin. Onlar akrabalık bağımı kopardı ve annemin oğlunun (Resulullah’ı  kastetmektedir) otoritesini benden aldı.

Savaş konusundaki görüşümle ilgili soruna gelince; benim görüşüm, Allah katına varıncaya kadar savaşı helal kılıp, onu reva görenlerle savaşmaktır. Etrafımda çok kişinin bulunması, bana izzet ve güç kazandırmadığı gibi, benden ayrılmaları da beni hüzne boğmaz.

 

Babanın oğlunun (yani benim), kendisini terk edip bıraksa da insanlara yalvarıp yakaracağını, zulme razı olup kabul
edeceğini, kolay bir şekilde boyunduruk altına gireceğini, sırtı esnek olan binek hayvanları gibi davranacağını sanma.

 

Benî Selim kavminden olan şairin söylediği gibi:

 

Bana, “Nasılsın?” diye sorsanız, derim ki:

 

Zamanın zorluklarına karşı direnenlerdenim.

 

Yüzümde hüzün görülmesi, bana ağır gelir.

 

Çünkü düşman sevinir, dost ise ızdırab çeker.